Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3901 K.2025/3901

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3901 📋 K. 2025/3901 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3901 E.  ,  2025/3901 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/816 E., 2024/817 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/311 E., 2023/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris anneleri ...'ın dava konusu 1938 parsel sayılı taşınmazını kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla oğlu davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, murisin bu taşınmaz dışında dava dışı 4814 parsel sayılı taşınmazını da davalıya devrettiğini, anılan taşınmaza ilişkin olarak Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/365 Esas sayılı dosyasında denkleştirme davasının görülmekte olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazın muris .... babasından intikal ettiğini ancak muris miras payından feragat ettiği için taşınmazda bir hakkının kalmadığını, taşınmazın satılığa çıkarılması üzerine satış parasını dava dışı erkek kardeşleri ile birlikte murisin kardeşlerine (amcalarına) ödediklerini ancak taşınmazda paylı mülkiyet kurulu olduğundan satış işlemlerinde kolaylık sağlamak amacıyla öncelikle diğer paydaşların paylarını vekilleri ... ... aracılığıyla murise temlik ettiklerini, murisin, kardeşlerinin paylarını alım gücünün bulunmadığını, anne - oğul arasındaki güven ilişkisi nedeniyle de vekalet ilişkisi içerisinde geçiş işlemlerinin yapıldığını, öte yandan murisle her zaman ilgilenip ona maddi ve manevi destekte bulunduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle tapu iptali ve tescile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin ölümünden çok kısa bir süre önce dava konusu taşınmazdaki payını oğullarından davalı ...'e temlik ettiği, taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunmadığı, ölmeden bir kaç ay öncesine kadar sağlık durumunun iyi olduğu, geride başkaca taşınmazının kalmadığı, oğlu dava dışı .. ile birlikte bazı erkek çocuklarıyla da aile apartmanında yaşadığı, oğullarının etkisinde kaldığı, murisin eşi .. 2007 yılında ölümünden sonra kızları ile oğullarının arasının miras meselesi yüzünden bozulduğu, davalı tanıklarının beyanlarından da anlaşıldığı üzere kız çocuklarının mirastan hak alamaması şeklinde bir geleneklerinin bulunduğu, davalının savunmasını ispatlamaya yönelik somut delil ortaya koyamadığı, her ne kadar davalı istinaf dilekçesi ile yemin deliline dayanmasına rağmen Mahkemece yemin delili hatırlatılmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüşse de; yemin delilinin eldeki uyuşmazlıkta işin niteliğine ve karar gerekçesinin dayanağına uygun düşmediği, tüm dosya kapsamı ile muris tarafından kızlarından mal kaçırmak kastı ile muvazaalı şekilde oğlu davalıya devir yapıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; cevap dilekçesindeki savunmalarını yinelemiş, kararın hukukun temel ilkelerine ve kanun maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, yemin deliline dayanılmasına karşın yemin delili hatırlatılmadan hüküm kurulduğunu, davalıların ekonomik durumlarına ilişkin araştırma yapılmadığını, tanık ... beyanı yanlı yorumlanarak kanaat oluşturulduğunu, dava dışı erkek kardeşlerin gerçek işlem ile uyumlu iradelerinin dikkate alınmadığını, savunmalarını tarafsız tanık beyanları ile kanıtladıklarını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1929 doğumlu muris ...'ın 14.02.2012 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davanın tarafları ile dava dışı beş oğlunun kaldığı; murisin babası .. 1964 yılında ölümüyle maliki olduğu dava konusu 1938 parsel ile dava dışı 4814 parsel sayılı taşınmazların ... de dahil olmak üzere altı çocuğuna miras yoluyla intikal ettiği, bunlardan dördünün taşınmazlardaki paylarının tamamını 20.04.1990 tarihinde kardeşleri ... satış suretiyle temlik ettikleri, kendi payı ile birlikte muris .. her bir taşınmazda 5/6 pay sahibi olduğu, murisin taşınmazlardaki bu paylarının tümünü vekil kıldığı dava dışı ... .. aracılığıyla 30.12.2011 tarihli, 8115 yevmiye numaralı resmi satış akdiyle oğlu davalı ...'e temlik ettiği, .. dava dışı 4814 parsel sayılı taşınmazı 31.01.2018 tarihinde dava dışı .. devrettiği, dava dışı 4814 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yine eldeki davanın tarafları arasında görülen muris muvazaasına dayalı bedel, mümkün olmazsa tenkis istekli davada Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2021/365 Esas, 2024/341 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaması üzerine 04.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA
Aşağıda yazılı 60.337,22 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.