Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3753 K.2025/3881
1. Hukuk Dairesi 2025/3753 E. , 2025/3881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 15.02.2022
SAYISI : 2020/1359 E., 2021/1516 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/78 E., 2019/366 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı süresinde dahili davacılar vekili tarafından ek karar ve esas karar yönünden ve davalı ...’ün tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, 63 yaşında hasta ve yaşlı bir kadın olduğunu, maliki olduğu 3 96... parseldeki 14 nolu dubleks mesken vasıflı bağımsız bölümün satışı için Söke’ye giderken sonradan davalı ...’ün babası olduğunu öğrendiği kişi ile karşılaştığını, anılan kişinin davacıya satış ile ilgili yardımcı olacağını belirttiğini, bu kişinin davacının telefon numarasını alıp dava dışı ... .. verdiğini, dolandırıcılık işini organize eden ... ... kendisini banka çalışanı olarak davacıya tanıttığını ve dava dışı bir kişi ile davacının evine gelerek değer tespiti yaptıklarını, taşınmazın 125.000,00 TL değerinde olduğunu davacıya bildirdiklerini, ... ..’in aşamada davacıyı dava dışı ...'nin Kuşadası’ndaki bürosuna getirdiğini, bu yeri kendi şirketi gibi gösterdiğini, hatta ...'yi de müdürü olarak tanıttığını, devirden sonra kredi çekeceğini söyleyerek davacıya 125.000,00TL bedelli senet verdiğini, senedi istediği bankaya götürerek üç gün sonra parasını alabileceğini belirttiğini, davacının da dava konusu taşınmazı ... ...’in muhasebecisi olarak tanıtılan, ... ...’in el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği davalı ...’a temlik ettiğini, daha sonra davacının aldatıldığını anladığını, davacının ... .., ... . ve davalı ... ile ... tarafından dolandırıldığını, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, taşınmazı sonradan devralan davalı ...’ın da diğer davalılar ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini, iyiniyetli olmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada 09.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile terditli olarak 180.000 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacının 27.10.2016 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın haksız olduğunu, davalının yazlık ev almak istediğini, dava dışı ...’in kendisine dava konusu taşınmazı bulduğunu, taşınmazı 80.000 TL bedelle satın aldığını, 20.750 TL’lik kısmını banka hesabından çekerek davalı ...’a peşinat olarak verdiğini, kalan kısmı da borç alarak 31.10.2011 tarihinde elden ödediğini, davacının satıştan sonra davalıyı tehdit ettiğini, bunun üzerine davalının davacıdan şikayetçi olduğunu, bu süreçten rahatsız olduğu için de taşınmazı satmaya karar verdiğini ve taşınmazı internet üzerinden ilan açarak diğer davalı ...’a temlik ettiğini belirterek davanın reddini istemiş, aşamada davalının ölümü üzerine terekesine Söke 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/1360 Esas, 2024/1473 Karar sayılı kararı ile ... temsilci olarak atanmıştır.
Davalı ...; kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, tarafları tanımadığını, taşınmazı internetteki ilan üzerinden görüp satın aldığını, satın almaktaki amacının bu eve yerleşmek olduğunu ancak kış aylarında taşınmazın bulunduğu sitenin boş olması ve oğlunun okuduğu bölüme uzak olması nedeniyle 7 ay sonra taşınmazı satmaya karar verdiğini, emlakçı vasıtası ile taşınmazı davalı ...’e sattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... mirasçısı dahili davalı ... ... vekili; davalı ...'in hastalığı nedeniyle dava konusu taşınmazda iki ay ikamet ettikten sonra İstanbul’a döndüğünü, taşınmazı 105.000 TL bedelle satın aldığını, bu parayı banka hesabından çektiğini, ... isimli emlakçı vasıtası ile satışın gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... duruşmada; dava dışı ... ... kendisine ev alması için 20.000,00 TL verdiğini, Söke‘de beğendiği yerin alınamadığını, parasının ...'de kaldığını, ... ...’in de “dostumun yazlığı var orayı sana satayım” diyerek bir teklifte bulunduğunu, teklifi kabul ettiğini, devirden sonra 60.000,00 TL daha ödediğini ve daha sonra taşınmazı davalı ...’e temlik ettiğini, ...’ün 60.000,00 TL ödediğini, bu parayı ...'ye verdiğini, daha sonra da 20.000,00 TL'yi ... aldığını, tüm ödemelerin elden olduğunu, satış bedelini davacıya değil ... ... ödediğini, davacı ...'ın hiçbir şey söylemediğini, ...'yi kahvehaneden tanıdığını, Mahir'in hem taksicilik hem galericilik yaptığını, kahvesine gelip gittiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının eldeki davaya ilişkin şikayetinin 20.06.2012 tarihinde sonuçlandığı, davanın 22.02.2013 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının dava dışı ... Demir isimli kişiyle tanışarak taşınmazını satması hususunda ikna edildiği, tanık .. ve davalılardan ... ile bu şahıs tarafından tanıştırıldığı, kendisine satışa ilişkin olmak üzere ilk önce senet verildiği, tanık ... verilen senedin keşidecisi olduğu, sonrasında dava dışı ... .. yönlendirmesi ile taşınmazın davalılardan .. devredildiği, tanık .. senedi geri istemesi üzerine dava dışı ... .. kandırması sonucu senedin tanığa dava dışı ... .. tarafından iade edildiği, davalılardan ... tanık .. şirket muhasebecisi olarak tanıtıldığı ve şatış işleminin bu şekilde gerçekleştirildiği, yapılan isticvapta davalılardan ... çelişkili beyanda bulunduğu, savunmasına esas delil ve tanık göstermediği, yaşanan süreci tevilli olarak ikrar ettiği, ödediğini iddia ettiği satış bedeline yönelik belge sunamadığı, diğer davalılardan .. davalılardan .. ile önceden tanıştıkları, aynı şekilde davalılardan .. de satış bedelini davalı ...’ye ödediğine dair savunmasını kanıtlayamadığı, devirlerin kısa aralıklarla yapıldığı, davalılardan .. ile dava dışı ... .. arasında irtibat bulunduğuna dair tanık beyanları ile davalılardan Mahir'in dinlettiği tanıkların para alışverişi, taşınmazın değeri ve davalının ailesi ile birlikte dava konusu taşınmazda oturma niyeti bulunduğuna ilişkin ifadelerinin çelişkili olduğu, aynı zamanda emlakçılık işi ile uğraştığı ifade edilen davalılardan .. taşınmazın bedelini belge yahut banka yoluyla ödemek yerine elden vermesinin basiretli bir davranış sayılamayacağı, davalılardan ..’in ise banka kayıtlarında taşınmazın devir tarihi itibariyle taşınmaz bedeline yakın miktarlarda hesap hareketi olduğu, davacı tarafça davalı ...’ün kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, bedel isteğinin kabulüne; 180.000,00 TL bedelin ıslah tarihi olan 09.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'den alınarak dahili davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazın satış tarihinin 20.10.2011, davacının dolandırıldığı iddiasıyla şikayetçi olduğu tarihin 23.10.2011 olduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ancak bu sürenin tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu gözetildiğinde terditli bedel isteğinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile dahili davacılar ve davalı ...'ün istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davacılar vekili ve davalı ... tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ek kararı ile, verilen kesin süre içinde temyiz masraflarının yatırılmadığı gerekçesi ile dahili davacılar vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek karar dahili davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davacılar vekili ek karara ve esas karara yönelik temyiz dilekçelerinde özetle; ek kararın hatalı olduğunu, süresi içinde temyiz harçlarının yatırıldığını, asıl karar yönünden ise tüm davalıların taşınmazı gerçek değerinin çok altında bedellerle satın alıp kısa aralıklarla temlik ettiklerini, hiçbir davalının taşınmazı oturma amacı ile satın almadığını, yapılan araştırmalar sonucunda davalı tarafça bildirilen emlakçıların .. ve .. Emlakçılar Odasında kayıtlarına rastlanmadığı gibi Esnaf Odalarında da sicil kayıtlarının bulunmadığını, dava konusu taşınmazda kimsenin oturmadığını, davalılardan ... İhsan’ın taşınmazı internette gördüğü ilan ile satın aldığını savunduğunu ancak böylesine kıymetli ve satış tarihinde 400.000,00 TL değerinde olan villanın basit bir internet ilanı ile alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...’ın 02.02.2011 tarihi itibariyle 60.000,00 TL’ye bu taşınmazı almasının işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, anılan davalının taşınmazı oturmak için satın aldığını belirttiğini ancak satın aldıktan 7 ay sonra taşınmazı davalı ...’e temlik ettiğini, davalı ...’in emlakçı olduğunu ileri sürdüğü ve tanık olarak dinlettiği ...’nin ise taşınmazı ne kadara sattığını bilmediğini söyleyerek %3 komisyon alarak bu taşınmazı sattığını beyan ettiğini ancak bu devre ilişkin makbuz da sunmadığını, anılan tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceğini, Kuşadası’nda ... isimli bir emlakçının bulunmadığını, Kuşadası Vergi Dairesi’nin de ... adına işyeri ve vergi kaydının olmadığını bildirdiğini, davalı ...’ın da bu evi değerinin çok altında 57.000 TL bedelle almış olmasının da işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, davalılar ... ve ...’ın iyiniyetli kabul edilemeyeceklerini, davacının davalılar hakkındaki şikayetinin 20.06.2012 tarihinde sonuçlandığını ve hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek ek kararın ve tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine ilişkin asıl kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, tanıkların ...'ün aldatma kastına yönelik beyanları bulunmadığını, davalı ...’ın isticvap esnasında taşınmazı borcuna karşılık olarak ...'e 80.000,00 TL bedel ile sattığını ikrar ettiğini, aynı doğrultuda tanık olarak dinlenen ..., ... ve ...’ın da davalının ikrarını kanıtlar nitelikte davalı ...'in dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek aldığını beyan ettiklerini, bedel hususunda davalının banka kayıtlarının dosya arasında mevcut olduğunu, gerçek bedel ile davalının beyan ettiği bedel arasında gabin, muvazaa, aldatma gibi hususları düşündürecek bir bedel farkı bulunmadığını, davalının iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Bölge Adliye Mahkemesi kararının dahili davacılar vekiline 27.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, dahili davacılar vekilinin kararı 03.12.2021 tarihinde süresinde temyiz ettiği, 03.12.2021 tarihinde dahili davacılar vekiline 250 TL gider avansı ile 292,10 TL temyiz başvuru harcı ve 59,30 TL maktu temyiz karar harcını yatırması için muhtıra düzenlendiği, muhtıranın 08.12.2021 tarihinde dahili davacılar vekiline tebliğ edildiği, vekilin 10.12.2021 tarihinde Kuşadası Mahkemeler Veznesine temyiz başvuru ve maktu karar harcı ile 250 TL gider avansını yatırdığı anlaşılmakta olup temyiz masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle dahili davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 15/02/2022 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’ın maliki olduğu 3 96... parseldeki 14 nolu bağımsız bölümü 20.10.2011 tarihinde davalı ...’a, davalı ...’nin 31.10.2011 tarihinde davalı ...’e, davalı ...’in 02.02.2012 tarihinde davalı ...’a, davalı ...’ın da 28.09.2012 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, davacının 23.10.2011 tarihli şikayet dilekçesi ile ..., ... ..., .. .. ve anılan tarihte dava konusu taşınmazın maliki olan davalı ...’tan dava konusu taşınmazın temliki sırasında dolandırıldığını belirterek şikayetçi olduğu, davalı ...’ın 12.12.2011 tarihli ifade tutanağında suçlamayı kabul etmediğini ve taşınmazı davalı ...’e temlik ettiğini belirttiği, 07.05.2012 tarihinde de takipsizlik kararı verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/1072 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, davanın 22.02.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle hile hukuki nedenine dayalı eldeki davada iptal hakkının kullanılmasının hiçbir şekle bağlı olmadığı, aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def'i yahut dava yoluyla da kullanılabileceği, davacının sözleşmeden dönme iradesini 23.10.2011 tarihli şikayet dilekçesi ile o tarihte kayıt maliki olan davalı ...’a da yönelttiği, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, davalılardan .. ile ...’nin önceden birbirlerini tanıdıkları, davalı ...'in satış bedelini ödediğini kanıtlayamadığı, diğer davalılar ... ve ...’ın ise kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Dahili davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Dahili davacılar vekili ve davalı ... tereke temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 556,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davacılardan; 12.295,80 TL onama harcı ile 3.033,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 15.329,50 TL'nin temyiz eden davalı ... mirasçılarından alınmasına, ek karar için peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.