Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2489 K.2025/3805

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2489 📋 K. 2025/3805 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2489 E.  ,  2025/3805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2005/434 E., 2011/1195 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların müşterek kök murisi ... oğlu ....... ölümü ile mirasçıları tarafından Tapu Müdürlüğüne müracaatla kök muris adına kayıtlı bulunan taşınmazların veraset ilamındaki pay oranına göre intikalinin sağlandığını, ne var ki intikale esas teşkil eden Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/101 Esas, 1983/227 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davacıların yakın murisi olan ... kızı .....liha'nın isminin yer almadığını, bu nedenle davacıların Siverek Sulh Hukuk Mahkemesine müracaatı üzerine 27.03.2003 tarih ve 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı Mahkeme ilamı ile Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/1 01... /227 karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verildiğini, bu kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, bu kararla daha önceki veraset ilamının iptal edildiğini ve yeni bir veraset belgesi oluştuğunu, yeni mirasçılık belgesi ile mirasçı olduklarını ispat eden davacıların da kök muris ... oğlu .... ait taşınmazlarda hak sahibi olduklarını, ancak kök murise ait taşınmazların daha önceki veraset ilamında yer alan mirasçılar adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, çekişmeli 81, 82, 83, 86, 87, 95, 96, 97, 98, 107, 110, 111 parsel sayılı taşınmazların kök murise ait Haziran 1310 Daimi Tarih 32 ve T. Sani 1288 tarih, 235 sıra numaralı tapu kayıtları uyarınca tapuya tescil edildiklerini ancak davacıların paylarının ketmedildiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ve Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların kök muris ... oğlu ... mirasçılarını gösterir veraset ilamında pay sahibi olarak yer almadıklarını, taşınmazlar üzerinde paylarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; açılan davaya ilişkin herhangi bir itirazının söz konusu olmadığını, kök murise ait veraset ilamındaki davacı hisseleri oranında davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
3. Davalı ..... vekili; eksik harç alındığını, dava konusu taşınmazların aynı zamanda Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin halen derdest olan 2010/833 Esas sayılı dosyasında davaya konu edildiğini, bu nedenle derdest bir dava varken eldeki davanın görülemeyeceğini, Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı veraset ilamının iptali için dava açıldığını, bu davanın eldeki uyuşmazlık yönünden bekletici mesele kabul edilmesi gerektiğini, çekişmeli taşınmazlarda taraflara intikal eden miras paylarının kök murise ait 1983/101 Esas ve 1983/227 Karar numaralı verasete göre dağıtılmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
4. Davalı ..., aşamalardaki sözlü ve yazılı beyanlarında; davacıların mirasçı olduklarını belgeleyen Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı veraset ilamı yönünden yargılamanın yenilenmesi talebiyle dava açıldığını, sözü edilen dava dosyasının halen derdest olduğunu ve akıbetinin beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tarafların müşterek kök murisi ... oğlu .... mirasçılarını gösterir Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/101 Esas, 1983/227 Karar sayılı mirasçılık belgesinin Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.03.2003 tarih ve 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, yeni mirasçılık belgesine göre davacıların mirasçılık ilişkisinden kaynaklı paylarının bulunduğu hususunun sabit hale geldiği gerekçesiyle davanın davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden kabulü ile çekişmeli 81, 82, 83, 86, 87, 95, 96, 97, 98, 107, 110, 111 parsel sayılı taşınmazlarda adı geçen davalıların paylarının, davacıların Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı veraset ilamında yazılı payları oranında iptali ile iptal edilen payların davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; eksik harç alındığını, dava konusu taşınmazların aynı zamanda Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin halen derdest olan 2010/833 Esas sayılı dosyasında, davaya konu edildiğini, bu nedenle derdest bir dava varken eldeki davanın görülemeyeceğini, Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı veraset ilamı yönünden yargılamanın yenilenmesi talebiyle dava açıldığını, bu davada verilen kararın veraset ilamında yazılı mirasçılık paylarına doğrudan etki edeceğinden sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ...; davacıların mirasçı olduklarını belgeleyen Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/348 Esas, 2003/112 Karar sayılı veraset ilamı yönünden yargılamanın yenilenmesi talebiyle dava açıldığını, sözü edilen dava dosyasının halen derdest olduğunu, yargılama neticesinde davacıların kök murisin mirasçısı olmadığı hususunun ispat edileceğini, bu nedenle sözü edilen yargılamanın sonucu beklenmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında, uyuşmazlığın çözümü hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacı veya davacıların bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlı olup her bir davalının sorumlu olduğu miktar ise iptaline karar verilen mirasçılık belgesinde davacının mirasçı olarak yer almaması nedeniyle yasal miras payından fazla intikal eden kısımla sınırlıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere, hasımlı olarak görülüp sonuçlandırılan verasetin iptali davası ile intikale esas mirasçılık belgesinin iptal edilmesi ve davacının mirasbırakan ... oğlu .. mirasçısı olduğunun sabit olması karşısında dava konusu taşınmazlar bakımından ketmi verese olgusunun kanıtlandığı gözetilerek karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki, 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır.
Derdestliğin ilk koşulu, tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şekli anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir. Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.
Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, 2013/22-2090 Esas, 2015/2329 Karar sayılı kararında da benimsenmiştir.
Somut olayda, Siverek Kadastro Mahkemesi huzurunda açılan 1978/157 Esas,1996/1 Karar sayılı dava dosyasının, derecattan geçen görevsizlik kararı üzerine Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/833 Esasına kaydedildiği, dosyanın halen derdest olduğu ve eldeki davanın konusu çekişmeli taşınmazların sözü edilen dava dosyasına da konu edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalıların ise aşamalarda derdestlik itirazında bulundukları görülmektedir.
Ne var ki Mahkemece, Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/833 Esas sayılı dava dosyası getirtilip incelenmek suretiyle eldeki dava ile ilişkisi belirlenmemiş, dosyanın tarafları ve konusu ile dava sebebi, iddia ve savunmanın kapsamı araştırılmamış, bu anlamda derdestlik itirazı incelenmeden sonuca gidilmiştir.
Tüm bunlardan vareste olmak üzere, işin esası yönünden Mahkemece tapu iptali ile tescil sonucunda verilen kararda tüm mirasçılara isabet edecek paylar tek tek gösterilmemiş, pay hesabının ne şekilde yapıldığı hüküm yerinde ayrıntılı açıklanmamıştır. Bu haliyle kararın infazı kabil olmadığı gibi, denetime elverişli olduğunu da söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/833 Esas sayılı dava dosyası getirtilip incelenmek suretiyle, eldeki dava ile tarafları ve konusu ile dava sebebinin aynı olup olmadığı tespit edilmeli, böylelikle davalıların derdestlik itirazı değerlendirildikten sonra miras bırakandan intikal eden ve tüm mirasçılarına isabet edecek paylar ile hesaplamada izlenen yol gösterilerek denetime elverişli olacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre infazı kabil ve denetime elverişli bir karar verilmedir. Sayılan nedenlerle yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekili ile davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.