Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3427 K.2025/3843
1. Hukuk Dairesi 2025/3427 E. , 2025/3843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1565 E., 2024/882 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/82 E., 2022/159 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 1 25... , 3 18... , 3 23... , 3 38... , 14... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak ... adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını, davalı Vakfın hayrat vakıf niteliğinde olmadığını, taşınmazlarda 1967 yılına kadar zilyetlikle iktisap koşullarının kendi lehine oluştuğunu, davalı Vakfın ise zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... mütevellisi ..... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu Arıcak ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, ayrıca vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Palu Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.11.2020 tarihli 2019/368 Esas ve 2020/167 Karar sayılı karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli 2021/1882 Esas ve 2022/110 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, yenileme çalışması yapılan taşınmazlarda yeni parsel numarasının kararda belirtilmesi, dava konusu taşınmazların başka dosyalarda dava konusu olup olmadığının araştırılması, davacı tarafın dayandığı taksim olgusu ile davacı yan yararına belgesizden kazanılan taşınmaz miktarının araştırılması gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı .. .. ... ... Vakfının mülhak bir vakıf olup doğrudan ve tamamen hayrat niteliği göstermediği, dosya arasında bulunan vakfiyede hudutları belirtilmeksizin bir takım köy isimlerinin belirtildiği, vakfiyenin ilk olarak 1179 H. (1765 M.) tarihinde düzenlendiği, vakfiyede atıf yapılan vergi kayıtlarının sabit sınırlı olmaması nedeniyle vakfiye kapsamını tayin etme olanağının bulunmadığı, yapılan keşifte vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının anlaşıldığı, taşınmazların davacıya murisinin vefatı sonrası yapılan rıza-i taksimle kaldığı ve davacının taşınmazlarda vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk yasal düzenleme olan 903 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 24.07.1967 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl nizasız fasılasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatladığı, çekişmeli 3 38... parsel sayılı taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde aranan zilyetlik ve taşınmaza ilişkin şartların bulunmadığı, imar-ihyanın oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 3 38... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, diğer dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar ... .. .. .. .. .. Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına ve vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunmasına göre vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına itiraza konu taşınmazlar yönünden oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece kabul kararı verilen taşınmazların Temlikname ve Vakfiye kapsamında olduğunu, 1967 yılında kanuna eklenen zilyetlik ile vakıf mallarının kazanılamayacağı hükmünden ötürü davanın reddine karar verilmemesi gerektiğini, hava fotoğraflarında söz konusu taşınmazların kullanılıyor olmasının davacının malik sıfatıyla zilyetliğine karine olmadığını, davacı tarafından mı yoksa başkası tarafından mı kullandığının anlaşılamadığını, Vakfın çekişmeli taşınmazları ekip biçmek üzere 1800'lerden beri kiraya verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda temyize konu .. ili, .. ilçesinde 1 25... , 3 18... , 3 23... , 3 38... , 15 parsel sayılı sırasıyla 1057.64, 197.83, 1613.28, 1426.56, 1440. 39... yüz ölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, çekişmeli taşınmazların davacı ...’ın kullanımında olduğu tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.