Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4997 K.2025/3728

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4997 📋 K. 2025/3728 📅 16.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4997 E.  ,  2025/3728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/525 E., 2023/1246 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/828 E., 2021/726 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... tarafından duruşma istekli ve asıl davada davalı ... vekili ve birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davacı - birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edenler birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davacı - birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davalı ... Elektrik Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. Sahibi ..... ile vekili Avukat ... ve asıl davada davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davacı - birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen duruşmalı temyiz eden asıl davada davalı ... gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı ...; dava dışı .....'i, adına taşınmaz satın alınması amacıyla vekil tayin ettiğini, alınacak taşınmazdaki takyidatların kaldırılması gerektiği belirtilerek yanıltıldığını, vekâletnamenin taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhi ve ipoteğin kaldırılması amacıyla düzenlendiğini ancak vekilin bu amaca aykırı olarak dava konusu 171 20... parsel sayılı taşınmazı takyidatlı olarak davalı ...'a devrettiğini, davalı ...’ın da diğer davalı ...’a taşınmazı temlik ettiğini, taşınmazın ... Sanayi Bölgesi içerisinde dükkan vasfında olduğunu, halen kendisi tarafından kullanıldığını, taşınmazın bilgisi dışında satıldığını, satış bedelinin ödenmediğini, vekâletnamenin taşınmaz alımı için verildiğini, zararlandırma kastı ile hareket edildiğinin öğrenilmesi üzerine 22.08.2014 tarihinde ...'i vekillikten azlettiğini ileri sürerek 171 20... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedelinin yasal faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davacı ...; asıl davada yargılama sırasında taşınmazın ... Elektrik Tic. ve San. Ltd. Şti’ye temlik edildiğini, taşınmazı devralan ....'de dükkân komşusu olduğunu, taşınmazın kendisi tarafından kullanıldığını, mülkiyetin ihtilaflı olduğunu bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda olduğunu, taşınmazı gerçek değerinin altında bir bedelle devraldığını, diğer davalılarla el ve iş birliği içinde hareket ettiğini, aleyhine açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası ile taşınmazı anılan Şirketin devraldığını öğrendiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davacı .... Makine Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili; asıl davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın halen kullanıldığını ileri sürerek satın alma tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ecrimisil ödenmesine ve el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ...; davacı ile dava dışı bir taşınmazın kendisine devri konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda davacıya 92.000,00 TL ödediğini ancak aralarındaki anlaşma gereği taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılmadığını, bunun üzerine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/11372 sayılı takip dosyası ile takip başlattığını ve dava konusu taşınmaza haciz koydurduğunu, bunun üzerine davacının dava konusu taşınmazı 650.000,00 TL bedelle satmayı teklif ettiğini, 92.000,00 TL’lik borcun mahsubu ile bakiye 558.000,00 TL üzerinde anlaştıklarını, davacının emlakçısı ve aynı zamanda vekili olan ........’in yeğeni ... isimli kişiye satış bedeli olarak iki adet otomobil devrettiğini, bakiye 110.000,00 TL bedeli de devir sırasında elden vekile ödediğini, devirden sonra davacının kendisini tehdit ettiğini, bu nedenle taşınmazı satmaya karar verdiğini, davalı ...’ın satış bedelinin bir kısmını çek ile ödediğini, bu çeki 18.11.2014 tarihinde tahsil ettiğini, kalan kısmın da kendisine nakit olarak ödendiğini, taşınmazın vekâleten devredildiğini, sicile güven ilkesine dayalı olarak mülkiyeti iktisap ettiğini, TMK'nın 1023. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının korunması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazı davalı ...'dan 05.08.2014 tarihli satış protokolüne dayalı olarak satın aldığını, 750.000,00 TL bedel karşılığında anlaştıklarını, 300.000,00 TL'nin elden, 450.000,00 TL'nin ise 18.11.2014 tarihli çek ile ödeneceğinin ve taşınmaz malikine 750.000,00 TL tutarında teminat senedi verilmesinin kararlaştırıldığını, protokolde belirlenen ödemelerin yapıldığını, temlikin bedeli karşılığında gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen 2016/488 Esas sayılı dosyada davalı olan .... Makine Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili; davalının dava konusu dükkân vasıflı taşınmazı 17.04.2015 tarihinde ...'dan satın aldığını, taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kütüğünde herhangi bir şerh bulunmadığını, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup mülkiyet hakkının TMK'nın 1023. maddesi uyarınca korunması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davalı ...; dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olmadığını, tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek birleştirilen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/124620 sayılı dosyasında, dava dışı vekil ...ile davacı ... arasında düzenlenen satış sözleşmesinde dava konusu taşınmazın satışı için ...'e vekâlet verildiği, aynı sözleşme ile taraflar arasındaki alacak ilişkisinde mahsuplaşma işleminin yapıldığı, sözleşme ile satış bedelinin 450.000,00 TL olarak belirlendiği, 300.000,00 TL'nin davacıya elden verildiği belirlenerek ...hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının sübut bulmadığı, taşınmaz satışına ilişkin davacı ... ile dava dışı vekil ... arasında imza edilen adi yazılı belge ile vekaletname içeriğinin birbirini teyit ettiği, aksinin kanıtlanamadığı, tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığı, davacının satıştan haberdar olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddia edildiği halde vekile husumet yöneltilmediği, ihtilafın çözümü için davacı ile vekil arasındaki hukuki ilişkinin de açıklığa kavuşturulması gerektiği, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını içeren tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde bedel istemli asıl ve birleştirilen davada, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli birleştirilen davanın, çekişme konusu taşınmazda birleştirilen davada davacı Şirketin kayıt maliki olduğu, taşınmazın davacı ... tarafından kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, fuzuli şagil olduğu gerekçesiyle kabulüne, el atmanın önlenmesine, 17.04.2015 - 02.11.2016 dönemi için belirlenen ecrimisilden 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, bakiye 102.700,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tanık anlatımlarından vekil ile davacı ... arasında Keçiören ilçesinde yer alan arsa alımı konusunda bir anlaşma olduğu ve bu amaçla vekâlet ilişkisinin kurulduğunun anlaşıldığı, önceye dayalı ticari ilişkilerinden kaynaklı alacağı tahsil edebilmek amacıyla vekâletin kullanıldığı, alacak miktarı ile temlike konu taşınmaz değerinin birbirini karşılamadığı, 300.000,00 TL'lik senet borcu için 1.600.000,00 TL değerindeki taşınmazın satışına rıza gösterildiği savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, vekil ile ilk el ...'ın beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğu, ödemelerin davaya konu edilen taşınmazın temlik tarihi ile örtüşmediği ve senede taşınmaz bedeli olduğuna dair şerhin düşülmediği, son kayıt maliki Şirketin ise dükkan komşusu olduğu, taşınmazın gerçek değerinin ne olduğunu bilen veya bilmesi gereken konumda bulunduğu, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını bildiği ve üçüncü kişiden mülkiyeti devralmakla mülkiyet ihtilafından haberdar olduğu, satış bedelini ne şekilde ödediği konusunda bir açıklama da getirmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davanın kabulüne, birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ödenen satış bedelinin piyasa koşullarına göre düşük olmadığını, salt olarak satış bedelinin düşük olmasına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, son kayıt maliki Şirketin temlikten hemen sonra ilgili kaymakamlığa başvurarak tahliye talep ettiğini, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini, vekaletnamedeki yetkiye dayanılarak ve satış bedeli ödenerek taşınmazın devredildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılırken dava değerinin eksik gösterildiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talebinin net olmadığını, satış bedelinin ödendiğini, temlikin gerçek satış olduğunu, muvazaalı bir devir yapılmadığını, satış tarihi ile ödeme aracı olan çekin tarihinin birbiri ile örtüşmemesinin temlikin muvazaalı olduğunu göstermediğini, satış bedelinin daha sonra ödendiğini, resmi akitteki değerin düşük olmasının da iddianın ispatı için yeterli olmadığını, davalının iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davalı-birleştirilen diğer davada davacı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılırken dava değerinin eksik gösterildiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davalı Şirketin iş yerinin bitişiğindeki taşınmazı ticari faaliyetleri kapsamında satın aldığını, davalı ...’a satış bedelinin ödendiğini, taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhlerinin kaldırılacağının davalı ... ve avukatı tarafından taahhüt edildiğini, resmi akitte değerin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olmayacağını, davalı Şirketin diğer taraflar arasındaki ilişkileri bilmediğini, iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, tapuya güven ilkesi kapsamında iktisabın korunması gerektiğini, satış bedeli olarak toplan 1.550.000,00 TL ödendiğini, bunun 1.244.000,00 TL’lik kısmının elden ödendiğini, birleştirilen el atmanın önlenmesi ve ecirimisil istekli davanın reddine karar verilmiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davalar, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel; birleştirilen 2016/464 Esas sayılı dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacının Altındağ ... Noterliğinin 29.04.2014 tarih, ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile ...’i vekil tayin ettiği, vekilin dava konusu 17 20... parsel sayılı, “kargir dükkan” vasıflı taşınmazı 30.04.2014 tarihinde davalı ... ...’a, davalı ...’ın 11.08.2014 tarihinde davalı ...’a, davalı ...’ın 17.04.2015 tarihinde davalı ... Elektrik Tic. Ve San. Ltd. Şti.’ye satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekillerinin ve birleştirilen 2016/464 Esas sayılı dosyada davalı -birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 81.972,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen 2016/488 Esas sayılı davada davalılardan ayrı ayrı alınmasına; aşağıda yazılı 615,40 TL onama harcının temyiz eden birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacı-birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleştirilen davalarda davalılar-birleştirilen 2016/464 Esas sayılı davada davacı Şirketten alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.