Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3378 K.2025/3692

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3378 📋 K. 2025/3692 📅 15.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3378 E.  ,  2025/3692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1231 E., 2023/1375 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/91 E., 2022/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili ve katılma yoluyla duruşma istekli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; duruşma isteğinin değerden reddine karar verilip kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, maliki olduğu 7 90... parsel sayılı taşınmazdaki C-2 Blok 16 nolu bağımsız bölümü ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devretme hususunda davalı ile anlaştıklarını, ancak okur-yazar olmadığını, davalının bu durumdan faydalanarak anılan taşınmazı kötü niyetli olarak adına tescilini sağladığını, dava konusu taşınmaz için davalının kendisine herhangi bir satış bedeli ödemediği gibi bakım borcunu da yerine getirmediğini, temlikin tecrübesizliği, okur-yazar olmayışı ve psikolojik durumundan faydalanılarak yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacı taraf ile aralarında gerçekleşen bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi bulunmadığını, davacının fiil ehliyetini haiz olduğunu, davacı ile arasında hukuken ölünceye kadar bakma sözleşmesi olmamasına rağmen davacıya kendi iradesi ile uzun yıllar bakmış olması nedeniyle davacı tarafın kendi iradesiyle taşınmazı devir ettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, davacının okur-yazar olmadığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafça hata ve hile iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 7 90... parsel sayılı C blok 2.kat 16 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı iken, davacının bizzat hissesini intifa hakkı tamamını süresiz üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetinin tamamını ...’a 12.05.20 16... yevmiye nolu işlemle satış yoluyla temlik ettiği, davacının satışın bakıp gözetmek maksadıyla yapıldığını iddia ettiği, devir işleminin yapıldığı tarihte davacının fiil ehliyetinin olup olmadığı, davalının hileli eyleminin bulunup bulunmadığı, bu nedenle satışın iptalinin gerekip-gerekmediği hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, her ne kadar davacı işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığını, davalıya bakıp gözetme şartıyla taşınmazı devrettiğini, bu işlemin hileli olduğunu iddia etmişse de Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulunun 29.11.2021 tarihli raporunda davacının devir tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğunun bildirildiği, davacının iddialarını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm davacı tanıklarının, davalının davacıya ölünceye kadar bakması şartıyla dava konusu taşınmazın devredildiğini beyan ettiklerini, delillerin tam olarak toplanmadığını, davalının davacıya bakması gereken zamanlarda başka iş yerlerinde sigortalı olarak çalıştığını, davalının da keşifteki beyanından davacı ile arasında yapılan tapu devrinin ölünceye kadar bakma hususunda yapılan anlaşma gereği olduğunun anlaşıldığını, bir kişinin hiçbir akrabalık bağı bulunmayan bir kişiye hiçbir menfaati olmadan ya da bedel almadan tapu devrini yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı durumun davalı için de geçerli olduğunu, davalının hiçbir kira bedeli ödemediğini ve bakım görevini de yerine getirmediğini, tapu devrinden sonra davalının edimlerini yerine getirmekten kaçındığını, davalının bakım sonunda elde edecek olduğu menfaati baştan elde etmiş olması nedeni ile bakım görevini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, dava konusu taşınmazın devri nedeniyle davacıya herhangi bir bedel ödenmediğini, davalının taşınmazın bağış yolu ile devredildiğine dair bir savunmasının da bulunmadığını, davacının 2015 yılında kanser tedavisi görmeye başladığını ve bu süreçte üç tane çocuğunu trafik kazasında kaybettiğini, kullandığı ilaçların etkisi ve yaşadığı travmadan sonra psikolojisinin bozulduğunu ve yapmış olduğu hukuki işlemlerin sonucunu bilmeyecek duruma geldiğini, ayrıca davacının ilkokul mezunu dahi olmadığını, okuma-yazmasının bulunmadığını, davalının davacının yalnız olması ve psikolojik durumundan faydalanarak gerçekte ölünceye kadar bakım sözleşmesi karşılığında kendisine devredilecek taşınmazı, davacının iradesine aykırı şekilde devrini sağladığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, ancak davalı lehine 38.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 25.950,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek vekâlet ücreti yönünden kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik, hata ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 12.05.20 16... yevmiye nolu işlemle davacı ... ... ....’nın, maliki olduğu 7 90... parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok 16 nolu bağımsız bölümün intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini satış suretiyle davalı ...’a devrettiği, Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulunun 29.11.2021 tarihli raporunda davacının işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, davacının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce 22.10.2022 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ........................ ile oğlu ...’ten olma torunları ... ve ...’ın kaldığı anlaşılmaktadır.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Eldeki davada, davalı vekilinin süresi içerisinde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği, hükmü istinaf etmeyen davalının temyiz etme hakkının da bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin 27.11.2023 tarihli temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda 3 nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
4 nolu bentte açıklanan sebeplerle; davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı tarafça harç yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.