Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1769 K.2025/3701

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1769 📋 K. 2025/3701 📅 15.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1769 E.  ,  2025/3701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1530 E., 2024/181 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/461 E., 2022/575 K.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava ve cevaba cevap dilekçesinde; Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 1 10... parsel sayılı taşınmazdaki evin dedesi .... .... (...) tarafından yapıldığını, ondan ... ..., ondan da babası ...'a intikâl ettiğini, babasından da kendisine taksimen kaldığını ileri sürerek dava konusu evin bulunduğu taşınmaz bölümünün davalı adına tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiş, taşınmaz üzerinde rehin alacaklısı T.C. ... Bankası ... Şubesini davaya dahil etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu 7 parselin öncesinde dava dışı 2, 4, 5, 6 parsel sayılı taşınmazlarla bir bütün olduğunu, davacı ve kardeşleri, davalı ve ... .... taşınmazda hissedar olduğunu, taksim ile fiilen kullandıkları yerlerin kullananlar adına tescil edildiğini, ayrıca dava konusu parselde davacının babası, hala çocukları ve Müdüroğulları olarak bilinen hissedarlarından da tapuda kayden 1987 yılında hisse satın aldığını, davacı ile uzaktan akraba olduklarını, davacıların yandaki kendi evleri doğal afette yıkılınca dava konusu eve sığınmalarına müsaade ettiklerini, davacıların malik sıfatıyla zilyet olmadıklarını, davacılar kendi evlerini yapınca dava konusu evden taşındıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin11.07.2019 tarihli kararı ile; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından dava konusu ev ve üzerinde bulunduğu bir kısım arazinin önceleri ... ..... olarak bilinen birine ait olduğu, ondan davacının anne ve babasına kaldığı, davacının babası ... ve annesi ... ... tarafından ölene kadar kullanıldığı, davacının ana babasının köyde başka evleri bulunmadığının belirtildiği, halen binada davacının eşyalarının bulunduğu, binanın davalı ve babası ... tarafından hiçbir zaman kullanılmadığı, davalının davacılara evin kullanımına müsaade ettikleri iddiasının ispatlanamadığı, zira kendi arazisindeki evi yıllarca başkasına kullandırtmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli kararıyla; davacı tanığı .....'ın dava konusu evin ....'ya ait olduğu, sırasıyla oğlu ..... sonra .... ...... kaldığı, ... tarafından da davalının babası ... satıldığına dair beyanları ile diğer mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacının cevap dilekçesinde dayandığı tapu kaydının tarih ve numarası açıklattırılmadan keşif icrasının doğru olmadığı, davalının istinaf dilekçesi ekinde sunduğu tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve komşu parsellerin kadastro tutanaklarının dayanaklarıyla birlikte getirtilerek yapılacak keşifte tapunun uygulanması, hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, gösterilen sınırların haritasında işaretlenmesi, dinlenecek tanık ve mahalli bilirkişiden taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu konusunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, taşınmaz kayıt kapsamı dışında kaldığı belirlenir ise öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından ne şekilde kullanıldığının bilirkişi ve tanıklara açıklattırılması, oluşacak çelişkilerin yüzleştirme yapılarak giderilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın cedden intikâlen ve taksimen, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden davalı adına tespit ve tescil edildiği, davalının dayandığı tapu kaydındaki hudutların mahalli bilirkişi ve tanıklarca bilinemediği ve gösterilemediği, davalının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümüne uymadığı, mahalli bilikişi ve taraf tanıklarınca taşınmaz bölümü üzerinde davacının babası ...'ın ölmeden önce 25-30 yıl, tespit tarihinden önce 20 yıldan fazla süren malik sıfatıyla zilyetliğinin olduğu, davacının murisi ... öldükten sonra davacı ve kardeşleri arasındaki taksim sonucunda dava konusu taşınmazın davacı ...'a kaldığı, zilyetliğin davacı tarafından sürdürüldüğü, TMK'nın 996/1. maddesi uyarınca murisin zilyetlik süresinin davacının zilyetliğine eklenebileceği, davacı ve kardeşleri arasındaki rızai taksime ilişkin olarak davadışı 1 10... parselin cedden intikâlen ve taksimen davacının kardeşi ... ... adına, 5 parselin aynı sebeple davacı adına, 3 parselin de davacı ve kardeşleri .... ve ... ... adına paylı olarak tespit ve tescil edildiği, taşınmazın son yıllarda fiilen kullanılmadığı anlaşılmış ise de davacının bu dönemde taşınmaza eşyalarını koyduğu ve fiili hakimiyeti altında bulundurduğu, davalının geçmişten zilyetliği ve kullanımının olmadığı, fer'i zilyedin asli zilyedi inkâr edip malik sıfatıyla da zilyetliğini sürdürebileceği, taşınmazın da aynı kök muristen gelmediği ve taraflar arasında elbirliği ortaklığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu taşınmaz bölümünün dedeleri Mustafa'dan kendilerine taksimen intikâl ettiğini belirterek zilyetliğe dayandıkları, keşifte taşınmazın yalnızca davacının babası ...'ın zilyetliğinde ve onun tarafından kullanıldığının belirlendiği, taşınmazın dedesi veya babasından davacıya taksim veya intikâlini gerektirir bir hukuki nedenin mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ispatlanamadığı, davacının gerek dedesinin gerek babasının davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda eldeki davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bir kısım mirasçının terekeye karşı üçüncü kişi aleyhine adına tescil istemiyle dava açamayacağı, davacının terekeye iade isteminin de bulunmadığı, aktif dava ehliyetinin sonradan da sağlanamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla taşınmazın davacının dedesinden davacının babası ...'a kaldığı, ondan da davacıya kaldığının anlaşıldığı, davacının kardeşlerine de babaları ...'dan yer kaldığını, taksim yapıldığını, dava konusu taşınmaz ile dava dışı 5 parselin de davacıya düştüğünü, davalının aktif dava ehliyetini istinaf sebebi yapmadığı halde kaldırma kararına gerekçe yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi irsen intikâl, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı ve taksim hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda; dava konusu Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 07.02.2010 tarihinde cedden intikalen ve taksimen, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalı adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleşerek davalı adına tescil edildiği, davacının terekesine dayandığı dedesinin veraset ilâmını sunmadığı, ancak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sırasında ve yine temyiz incelemesi sırasında dosyaya alınan nüfus kayıt örneklerine göre davacının ... ve ... olma 01.07.1865 doğumlu büyük dedesi ... ile ... ve ... kızı 01.07.1987 doğumlu davalının anneannesi ... ilk eşi olan 01.07.1878 doğumlu ... kardeş oldukları, davacının büyük dedesi ... terekesine dayandığı, büyük dede ...'ın davadışı ... ..., ..., .. ..., .. .. ve davacının dedesi .. isimli çocukları olduğu, davacının dedesi 01.07.1885 doğumlu .... 12.05.1916 tarihinde büyükdede ...'dan önce öldüğü, davacının dedesi ... de dava dışı 01.07.1904 doğumlu oğlu dava dışı ... ve davacının babası 14.05.1911 doğumlu ... isimli çocukları olduğu, davacının da dava dışı kardeşleri ... ..., ... ... ve ... ... isimli kardeşleri bulunduğu, davalının, davacının terekesine dayandığı büyükdede ... terekesine karşı 3. kişi olduğu, davacının terekesine dayandığı büyükdedesi ...'ın davacı haricinde başka mirasçıları da bulunduğu anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.