Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2440 K.2025/3491

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2440 📋 K. 2025/3491 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2440 E.  ,  2025/3491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/443 E., 2025/27 K. ...
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalı ... Müteahhitlik Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2, 5, 13, 26 ve 45 numaralı bağımsız bölümleri davalı ...’in satın almak istediğini, davacıların önceden tanışıyor olmaları nedeniyle davalı ...’a güven duyduklarını, davalı ...’ın satış bedelini nakit olarak ödeyeceğini beyan etmesi üzerine tarafların tapu müdürlüğüne gittiklerini ancak eksiklik nedeniyle satışın gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı ...’ın ödemeyi kredi kullanarak yapabileceğini ayrıca 2 adet çek ve 7 adet senet ile ödeme yapacağını, senetlere ek olarak babasının da senetlere yönelik teminat çeki vereceğini bildirmesi üzerine zaman kaybetmemek adına davalı ...’ın yanında çalışan dava dışı ...’ı vekil tayin ettiklerini, 18.06.2015 vadeli 60.000,00 TL tutarındaki çekin ödendiğini, buna karşılık satış bedelinin tamamı ödenmeden dava konusu bağımsız bölümlerin anlaşmaya aykırı olarak vekil tarafından davalı ...’a devredildiğini, davacıların kandırıldıklarını o aşamada anladıklarını, ödenen çek bedelini iade ettiklerini, taşınmazların iade edilmemesi üzerine 25.07.2015 tarihli 30.000,00 TL’lik çeki de tahsil ettiklerini, davalı ...’ın çekleri ödemesinin de oyalama amaçlı olduğunu, devam eden süreçte dava konusu bağımsız bölümleri açılacak davalardan kurtulmak maksadıyla muvazaalı olarak diğer davalı Şirkete devrettiğini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu bağımsız bölümlerin satışı konusunda davacılar ile anlaştığını, satış bedelini senet ve çekler ile ödediğini, ilk iki çek bedelinin davacılar tarafından tahsil edildiğini, davalının vadesi gelen senetleri maddi sıkıntıları nedeniyle ödeyemediğini, davacıların iradesinin sakatlanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sadece satış bedeli ödenmesi konusunda sorun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Müteahhitlik Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı ...’ın müvekkili şirketten 9 adet araç satın aldığını, verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, bu nedenle borcuna karşılık dava konusu bağımsız bölümlerin ipotekle yükümlü olarak edinildiğini, ipotek bedellerinin davalı şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararı ile; davalı ... yönünden davacıların kendi iradeleriyle, satış bedelini kambiyo senetleri ile taksitler halinde almayı kabul ederek 12.06.2015 tarihinde dava konusu bağımsız bölümleri sattıkları, taraflarca taşınmazların bedelinin taksitler halinde kambiyo senetleri yoluyla ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu durumda bedelin ödenmemesi halinde satıcının bedelin tahsili imkanını sağlayabileceği ancak tapu iptali ve tescil talep edemeyeceği, eldeki davada da taraflar arasındaki sözleşmede satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkının açıkça belirtilmediği gerekçesiyle, davalı şirket yönünden ise davacı tarafından muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararının süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.10.2019 tarihli ve 2016/8214 Esas, 2019/5475 Karar sayılı kararıyla; uyuşmazlığın vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebi yönünden değerlendirilmesi, bu kapsamda öncelikle temliklerde kullanılan .... Noterliğinin 10.06.2015 tarih 12451 ve 12453 yevmiye numaralı vekaletnamelerin temin edilmesi, davalı ...’a yapılan devirlerde vekalet görevinin kötüye kullanıldığı tespit edilir ise ikinci el konumunda bulunan davalı şirketin iyiniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2020/151 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2020/151 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... Müteahhitlik Limited Şirketi vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 24.01.2023 tarihli ve 2022/6567 Esas, 2023/438 Karar sayılı kararıyla; davacıların dava açarken sundukları "Sözleşme" başlıklı belgeye göre çekişme konusu taşınmazların devri karşılığında davacıların 18.06.2015 tarihli 60.000,00 TL bedelli çek - 25.07.2015 tarihli 30.000,00 TL bedelli çek- 25.08.2015 vadeli 45.000,00 TL bedelli bono - 25.09.2015 vadeli 80.000,00 TL bedelli bono - 25.10.2015 vadeli 80.000,00 TL bedelli bono - 25.11.2015 vadeli 80.000,00 TL bedelli bono - 25.12.2015 vadeli 80.000,00 TL bedelli bono - 25.01.2016 vadeli 60.000,00 TL bedelli bono - 25.02.2016 vadeli 22.500,00 TL bedelli bono aldıkları, bunlardan ilk ikisinin tahsil edildiği hususunun davacıların da kabulünde olduğu, geri kalan kambiyo senetlerinin tahsil edilmemiş olmasının ise vekalet görevinin kötüye kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, öte yandan bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince re'sen dinlenen ve beyanı hükme esas alınan dava dışı vekil ...'ın dinlenmesinin taraflarca getirilme ilkesine aykırılık teşkil ettiği; sonuç olarak davacıların iddialarını usulünce ispatlayamadıkları gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli ve 2024/443 Esas, 2025/27 Karar sayılı kararıyla; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... Müteahhitlik Limited Şirketi vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'in satış sözleşmesi kapsamında verdiği çeklerin oyalama amacıyla verildiğini, ilerleyen süreçte ise açılacak davalardan kurtulmak amacıyla dava konusu taşınmazları diğer davalı şirkete muvazaalı olarak temlik ettiğini, dosya kapsamından davalı ... 'in sürecin başından beri davacıları aldatma kastıyla hareket ettiğinin anlaşıldığını, bu hususun dosya kapsamında dinlenen dava dışı vekil ...'ın beyanı ile de sabit olduğunu, dava dışı ...'ın tanık olarak dinlenilmesinin davanın aydınlatılması bakımından zorunlu olduğunu, bu nedenle taraflarca getirilme ilkesine aykırılık teşkil etmediğini, davalıların dava konusu bağımsız bölümlerin edinimi sürecinde iyi niyetli olup olmadığı hususunda yürütülen araştırmanın eksik ve yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... Müteahhitlik Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine ilişkin kararın dosya kapsamına uygun düştüğünü, buna karşılık eldeki davada iki davalının iki vekil ile temsil edilmesi nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacılar ..., ... ve ...'nın .... Noterliğinin 10.06.2015 tarihli ve 12452 yevmiye nolu vekaletnamesi ile maliki oldukları Adana ili, ... ilçesinde kain ... ada 9 sayılı parseldeki kat irtifakına ayrılan 2 nolu bağımsız bölümdeki hak ve hisselerinin tamamını veya bir kısmını 65.000,00 TL bedelle dilediğine dilediği bedelde satması ve gerekli işlemleri yapması için 23.10.1974 doğumlu ...’ı vekil tayin ettikleri, yine bozma sonrası celp edilen .... Noterliğinin 10.6.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacılardan ...'nın adına kayıtlı çekişme konusu 45 ve 5 nolu bağımsız bölümler için, aynı Noterliğin aynı tarihli ve 12451 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile de davacılardan ...'un adına kayıtlı 26 ve 13 nolu bağımsız bölümler için satışa yetkili olmak üzere dava dışı ...'ı vekil tayin ettikleri,
12.06.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu akitle; dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün 1/4 payı ..., 1/2 payı ... ve 1/4 payı ... adına kayıtlı iken; anılan kişiler adına .... Noterliğinin 10.06.2015 tarihli ve ... yev. nolu vekaletnamesine dayalı olarak vekil ...'ın, anılan bağımsız bölümün tamamını toplamda 65.000,00 TL bedelle davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitte bağımsız bölüm üzerine " ... adına açılmış ya da açılacak kredilere teminat amacıyla" ... Anonim Şirketi lehine 200.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edildiği,
12.06.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu akitle; dava konusu 5 nolu bağımsız bölümün tamamı ... adına kayıtlı iken; ... adına...Noterliğinin 10.06.2015 tarihli ve ... yev. nolu vekaletnamesine dayalı olarak vekil ...'ın tamamını 65.000,00 TL bedelle davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitte bağımsız bölüm üzerine "... İnş isimli şirket adına açılmış ya da açılacak kredilere teminat amacıyla" ... Anonim Şirketi lehine 210.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edildiği,
12.06.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu akitle; dava konusu 13 nolu bağımsız bölümün tamamı ... adına kayıtlı iken; ... adına .... Noterliğinin 10.06.2015 tarihli ve 12451 yevmiye nolu vekaletnamesine dayalı olarak vekil ...'ın tamamını 65.000,00 TL bedelle davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitte bağımsız bölüm üzerine "... İnş isimli şirket adına açılmış ya da açılacak kredilere teminat amacıyla "... Anonim Şirketi lehine 220.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edildiği,
12.06.2015 tarihli ve 6531 yevmiye no.lu akitle; dava konusu 26 nolu bağımsız bölümün tamamı ... adına kayıtlı iken; ... adına .... Noterliğinin 10.06.2015 tarihli ve 12451 yevmiye nolu vekaletnamesine dayalı olarak vekil ...'ın tamamını 65.000,00 TL bedelle davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitte bağımsız bölüm üzerine "... İnş isimli şirket adına açılmış ya da açılacak kredilere teminat amacıyla" ... Şirketi lehine 220.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edildiği,
12.06.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu akitle; dava konusu 45 nolu bağımsız bölümün tamamı ... adına kayıtlı iken; ... adına .... Noterliğinin 10.06.2015 tarihli ve 12453 yevmiye nolu vekaletnamesine dayalı olarak vekil ...'ın tamamını 65.000,00 TL bedelle davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitte bağımsız bölüm üzerine "... İnş isimli şirket adına açılmış ya da açılacak kredilere teminat amacıyla" ... Şirketi lehine 210.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edildiği,
14.08.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu akitle; dava konusu 2, 5, 13, 26 ve 45 nolu bağımsız bölümler, üzerindeki ipotekler ile birlikte davalı ... adına tam pay üzere kayıtlı iken, Koral tarafından bizzat, her birini 90.000’er TL bedelle diğer davalı ... Müteahhitlik Taş. Tic. Ltd. Şti.ye satış suretiyle temlik ettiği,
anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı özellikle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince ret sebebi ortak davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı ... Limited Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin ve davalı ... Müteahhitlik Limited Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.