Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1471 K.2025/3540
1. Hukuk Dairesi 2024/1471 E. , 2025/3540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/94 E., 2022/79 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada 19 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tescil edildiğini, dedesinden babasına intikal edip babası ile iki amcası arasında taksim edilen taşınmazın davalılar adına tescil edilen taşınmazın içerisinde kaldığını, bir kısmının babasına ait olduğunun herkesçe malum olduğunu ileri sürerek tapu kaydının kısmen iptali ile davaya konu taşınmazın davacının babasının mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.
Asli müdahiller ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 10.11.2017 tarihli müdahale dilekçelerinde; müdahillerin de ...'in mirasçıları olup yargılama sırasında muvafakatlerini sağladıklarını gösterir vekaletnamelerin sunulduğunu ve bu kişilerin davacılar olarak eklendiğini ancak bu hususta bir ara karar kurulmadığından Yargıtay incelemesi sırasında gözden kaçtığını, taraf teşkilinde eksiklik bulunmadığının vurgulanması için müdahillerin de davaya katılması gerektiğini belirterek taşınmazın tapusunun kısmen iptaliyle davacının talebi gibi ifrazen davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisini bildi bileli babası ... ve amcası ... tarafından tespit tarihine kadar malik sıfatıyla kullanıldığını, babasının ölümünden sonra taşınmazı kendisinin kullandığını, kullanımına amcası ...’in de rıza gösterdiğini, davacının taşınmazda hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Dahili davalı ... 22.12.2021 havale tarihli dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, davacının babasının ahır harman ve samanlığının ... ada 19 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kaldığını, davacının talep ettiği şekilde yarısının davacının babasına ait olduğunu, dedesi ... 'in 1939 depreminde öldüğünü, kendisi 12 yaşındayken babasının askere gitmesi nedeniyle tarlalarını dayısı ...'ın ektiğini ve kendisinin yardımcı olduğunu, harmanın yarısını kendilerinin kullandıklarını diğer yarısını da davacı ...'in kardeşleri olan ... ve ... tarafından kullanıldığımı, samanlığın tek bir bina olmasına rağmen ortadan söğüt dalları ile ikiye bölünmüş olduğunu ve yarı yarıya kullanıldığını, yine birbirine bitişik şekilde davacının babasının ve kendilerinin ahırlarının bulunduğunu, ahırların yanındaki yere de davacının abisi ...'ın koyunlarını koyduğunu hatırladığını belirterek davanın krokiye göre kabul edilmesini ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamayı talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 18.03.2013 tarihli ve 2008/280 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararıyla; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazın tarafların miras bırakanları ..., ... ve ... kardeşlerden kaldığı, her ne kadar bu üç kardeş arasında yazılı taksim sözleşmesi yapılmamış ise de tanık beyanlarına göre 20 yılı aşkın süredir olan mevcut kullanımın taksim yapıldığına karine teşkil ettiği, dava konusu kısmın davacı ... yurt dışındayken tapu maliklerinden ... oğlu ... tarafından hayvanlarını koymak ve ...'in kayınpederi tarafından odun koyulmak suretiyle kullanıldığı ancak bu kullanımların geçici kullanım olduğu, ...'in ölmeden önce dava konusu olup kısa süreli olarak kendi kullanımında olan yer bakımından ...'in çocuklarını kastederek burada haklarının olduğunu belirtmek suretiyle mülkiyet haklarını kabul ettiği, davacı ...'ın babası olan ...'nin harici taksim sonucunda kendisine düşen kısmı kadastro çalışmaları yapılana kadar 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kullandığı, taşınmazın ...'nin ölümüyle çocuklarına geçtiği, davanın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kadastro bilirkişisi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 265,45 m2 kısmın ifrazıyla yeni bir parsel numarası ile ... mirasçıları adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 461,64 m2 kısmın tapu maliki adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.03.2014 tarihli ve 2013/14155 Esas, 2014/2550 Karar sayılı kararıyla; kök miras bırakan ...'ın ölümünden sonra terekesinin mirasçıları arasında taksim edildiği ve dava konusu kısmın davacının babası ...’ye bırakıldığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, Mahkemece ... terekesine göre 3. kişi durumunda olan davalılara karşı davanın ... mirasçıları adına yürütülebilmesi için davacı dışındaki diğer mirasçıların davaya muvafakat etmeleri ya da ... terekesine temsilci atanarak dava şartının sağlanması gerektiği, aksi takdirde esasa girilemeyeceği, Mahkemece diğer mirasçıların davaya muvafakatlerini sağlamak veya terekeye temsilci atanması için davacı tarafa süre verilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra mahallinde keşif yapılması ve tüm tanıklar dinlenerek ...'ın ölümünden sonra taraflarca varlığı iddia ve kabul edilen taksimde çekişmeli bölümün kime isabet ettiği ve taksimden sonra bu bölümün kim tarafından ne suretle kullanıldığının sorulması, ...'ın yurt dışına çıktığı tarihten itibaren taşınmazları bir kısım davalıların kullandığı belirtildiğine göre kullanımın tespit tarihine kadar ne kadar süre ve ne sıfatla sürdürüldüğünün etraflıca açıklattırılması, temyize konu taşınmaz bölümünün taksime uygun kullanılıp kullanılmadığının, kullanım taksime uygun değilse kullanan taraf yarına kadastro tespit tarihine kadar kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın tüm mirasçılarının davacı ...'e vekaletname verdiği, davacının da bu vekaletnamelere dayanarak davacı vekiline vekaletname verdiği, aktif husumet dava şartındaki eksikliğin giderildiği, yapılan her iki keşifteki beyanlara göre taşınmazın taksime tabi tutulduğunun açık olduğu, uyuşmazlığın ...’ye isabet eden kısmın kim tarafından hangi suretle kullanıldığına ilişkin olduğu, önceki keşifteki beyanlara göre davacı ...'ın çekişmeli taşınmaz bölümünü yurt dışına taşınana kadar kullandığı, bozma sonrası keşifte dinlenen davacı tanığı ...'in taşınmazın bitişiğindeki taşınmazın maliki olduğundan taşınmazın tüm durumunu en iyi bilen tanık olduğu, bu tanığın taşınmazın taksim edildiğini beyanla davacılar miras bırakanı ...'ye kalan yerin sınırlarını gösterdiği, bu sınırların davacının iddia ettiği yerle örtüştüğü, adı geçen tanığın taşınmazın ölümüne kadar ... ölümünden sonra çocukları tarafından kullanıldığını, çocuklarının ve en son davacı ...'ın göçtüğünü, bundan sonra taşınmazın kök miras bırakan ...'ın diğer mirasçıları olan davalılar tarafından kullanıldığını, ancak davalıların malik olmak amacıyla kullanmayıp akraba oldukları için kullandıklarını hatta yetimlerin yerine geçme diyerek tanığı uyardığını beyan ettiği, toplanan tüm delillere göre taşınmazın kök miras bırakan ...'dan çocuklarına intikal ettiği, çocukları arasında yapılan taksim neticesinde ikiye bölündüğü, bir kısmının davacılar miras bırakanı ...’ye bir kısmının ise davalılar miras bırakanı ...’ye isabet ettiği, ...'nin kendisine bırakılan kısmı ölümüne kadar kullandığı, ölümünden sonra kullanan çocuklarının göç etmesinden sonra taşınmazın bir bütün halinde ... mirasçıları tarafından kullanıldığı ancak bu kullanımının malik olma amacına yönelik olmadığı, ... mirasçılarının taşınmazı kullanmama durumlarının ise başka yerde bulunmaları nedeniyle zorunluluktan olduğu ve mülkiyeti terk amacı taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ada 19 parsel sayılı taşınmazın 21.10.2021 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 265,45 m2’lik kısmının kısmen iptaliyle bahsi geçen kısmın aynı adada son parsel numarası verilerek arsa vasfıyla ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde; bozma ilamında belirtilen hususların yerine getirilmediğini, yapılan keşifte yerel bilirkişilerin dinlenmediğini, taşınmazın uzun zamandır kendisi ve oğlu ...'in zilyetliğinde olduğu hususunun dikkate alınmadığını, zilyetlik durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak miras bırakanı ...'ın ölümüyle geriye oğulları ..., ... ve ...'in kaldığı, ...'nin 1952 yılında ölümüyle geriye davacı oğlu ... ve çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı; kök mirasbırakanın çocuklarından ...'nin 1939 yılında ölümüyle geriye eşi ... ve çocukları, ..., ..., ... ve ...'in kaldığı; davaya konu ... ada 19 parsel sayılı 726,09 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın ... oğlu ...'in ceddinden intikalen ve taksimen 20 seneyi aşkın zamandır tasarrufunda bulunduğu ve 1939 yılında ölerek mirasçılarını terkettiği belirtilmek suretiyle kerpiç samanlık, ahır, garaj ve arsası vasfıya 02.07.2001 tarihinde elbirliği halinde ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edildiği, tespitin 21.01.2003 tarihinde kesinleştiği, davanın miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak 13.11.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 644,61 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.