Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3818 K.2025/3486

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3818 📋 K. 2025/3486 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3818 E.  ,  2025/3486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/692 E., 2024/1707 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2022/870 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisi ...'ın maliki olduğu ... ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümünü 27.08.2013 tarihinde satış göstermek suretiyle teyzesi olan davalı ...'ya temlik ettiğini, murisin dava konusu taşınmazı davalı teyzesine temlik ettikten on üç gün sonra (09.09.2013 tarihinde) ise müvekkili davacı ... ile evlendiğini, her ne kadar tapudaki işlem satış olarak gösterilmiş ise de muris ile davalı arasında alım-satım ilişkisi olmadığını, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu kargir binanın arsasının murisin babasından intikal ettiğini, arsanın üzerindeki binanın muris ve kardeşleri tarafından müteahhite yaptırıldığını, bina inşaatının 2007 senesinin Kasım ayında başladığını, 2008'in sonunda oturuma hazır hale geldiğini, muris ve yakınlarının 2009 Mayıs ayından itibaren binada ikamet etmeye başladığını, murisin vefat edene kadar (2018) dava konusu taşınmazda ikamet etmeye devam ettiğini, evlilik tarihinin aylar öncesinden belli olduğunu, dava konusu taşınmazın temlik işleminin hususen evlilik tarihinin hemen öncesinde gerçekleştiğini, taşınmazın tapuda gösterilen bedelinin murise ödenmediğini, kaldı ki murisin temlik işlemini yapmasını gerekli kılacak maddi bir ihtiyacının bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yasal mirasçıların miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu işlemlerin hiçbiri muvazaalı olmadığı gibi mal kaçırma amacı da taşımadığını, zira devir işleminin gerçekleştiği sırada davacının muris ile evli olmadığını, muris ... tarafından davaya konu taşınmazın satışı gerçekleştirilirken hiçbir mirasçısı bulunmadığını, mirasçısı bulunmayan bir şahsın mirasçıdan mal kaçırma kastı ile muvazaalı işlem yapmasının söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazın rayiç bedelin altında satılmasının işlemin muvazaalı olduğu anlamına gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından davacının eşi davalının yeğeni olan muris ...'ın, babasına ait arsa üzerine bina inşaası için kardeşleri ile birlikte müteahhit olan teyzeleri ile anlaştıkları, inşa edilen binada dükkan vasıflı 1 nolu bağımsız bölümün 05.09.2019 yılında davalının oğlu ... adına, 2 nolu mesken vasıflı bağımsız bölümün 05.09.2019 tarihinde ... adına, 3 nolu mesken vasıflı bağımsız bölümün 05.09.2019 tarihinde ... adına bilahare satış işlemi ile ... adına, dava konusu 4 nolu mesken vasıflı bağımsız bölümün 18.11.2008 tarihinde kat irtifakı tesisi ile ... adına tescil edildiği, daha sonra 27.08.2013 tarihli satış işlemi ile davalıya devredildiği, 5 nolu mesken vasıflı bağımsız bölümün 05.09.2019 tarihinde davalının oğlu ... adına tescil edildiği, yapılan anlaşma gereği iki daire ve bir dükkanın davalıya verilmesinin kararlaştırıldığı, dosyaya sunulu delillerin davacının murisinin davalıya yaptığı satışın muvazaalı olduğunu ispata yeterli görülmediği gerekçesi ile muvazaa nedeni ile tapu iptal talebinin, davacının devir tarihinde murisin saklı paylı mirasçısı olmadığı gerekçesiyle tenkis talebinin reddi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmaması halinde tenkis isteminde bulunulduğu, davacıların murisin eşi ve oğlu, davalının murisin teyzesi olduğu, davaya konu taşınmaz muris adına kayıtlı iken satış ile davalı adına kayıt ve tescil edildiği, tanık anlatımlarından davaya konu taşınmaz arsa vasfında iken bina yapılması hususunda davalı ile anlaşıldığı ve iki daire bir dükkanın davalıya ait olacağı hususunda sözlü olarak anlaşma sağlandığının belirtildiği, davacılar ile muris arasındaki beşeri ilişkilere dair husumet bulunduğuna yönelik beyanın olmadığı, tapu kayıtlarından davalı ve yakınlarına bir daire ve bir dükkanın adlarına tescilinin sağlandığı, sonrasında muris tarafından davaya konu taşınmazın da devri ile iki daire ve bir dükkanın davalı ve yakınları adına tescil edildiği, dinlenen tanık beyanlarında davalının anlaşma gereği alması gereken dairenin tesliminin satış suretiyle yapıldığının belirtildiği gibi davacılar ile muris arasında husumetin de bulunmadığı dikkate alındığında ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafından mal kaçırma saiki ile taşınmazın bağış gibi devredildiği hususunun ispat edilemediği, bu doğrultuda söz konusu işlemin davalının müteahhit olarak hareket etmesi ve yapılan anlaşma ile devredilmiş olması sebebiyle iadesi kapsamında olması dikkate alındığında saklı payı ihlal amacıyla yapıldığının da söylenemeyeceği, salt taşınmaz değerinin tapuda düşük gösterilmesinin ise başlı başına muvazaayı ispatlar niteliği de bulunmadığından yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip murisin yapmış olduğu işlemin davacıların saklı paylarını aşan bir tasarruf olduğunun ve müvekkillerinin saklı paylarını zedelediğinin açık olduğunu, tüm dosya kapsamı hakkaniyetle değerlendirildiğinde müvekkili davacıların miras haklarından faydalanamadığı ve zararlarının denkleştirici adalet ilkesi gereğince tazmin edilerek giderilmesi gerektiği halde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile aksi yönde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1969 doğumlu mirasbırakan ...'ın 19.05.2018 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı eşi ... ve davacı oğlu ...'nın kaldıkları, murisin, adına kayıtlı ... ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümünü 27.08.2013 tarihli satış işlemi ile teyzesi olan davalı ...'ya temlik ettiği, davacı ... ile murisin 09.09.2013 tarihinde evlendikleri anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.