Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1298 K.2025/3539
1. Hukuk Dairesi 2024/1298 E. , 2025/3539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1665 E., 2023/1930 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/226 E., 2022/31 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'nin maliki olduğu ... ada 300 parsel sayılı (yenileme çalışmasından sonra 83 parsel) taşınmazının 1/4'er paydan toplam 3/4 payını 13.12.2006 tarihinde davacının kardeşleri olan davalılara, uhdesinde bıraktığı 1/4 payını ise 08.05.2009 tarihinde davalı ...'ye satış suretiyle devrettiğini, devirlerin mirasbırakanın davacıya olan kızgınlığı nedeniyle davacıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi bu satışlardan önce başka bir taşınmazını davacı ve davalılara eşit paylarla bedelsiz devrettiğini, işlem tarihlerinde 85 ve 88 yaşlarında olan mirasbırakanın ehliyetli ise de yaşlılığı nedeniyle hissi davrandığını, devirlerin bedelsiz olduğunu, davalı ...'in ise davacı tarafa taahhütname vermiş olmasına rağmen davacının payını devretmediğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptaliyle miras payı oranında davacı adına tescilini, kalan payın ise miras hisseleri oranında davalılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; mirasbırakanın davacı ile arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle 1/4 hisseyi davacıya devretmeyerek kendi uhdesinde bıraktığını, daha sonra 2009 yılında halen aralarında husumet devam ettiğinden kendi adına kayıtlı 1/4 hisseyi mirasa konu olmaması için kendisine devrettiğini, kendisinin de herhangi bir sıkıntı veya yanlışlık olmaması amacıyla davacı ağabeyine dava dilekçesi ekindeki taahhütnameyi imzalayarak verdiğini, buna göre taşınmazın 1/4'ünün davacının olduğunu ancak devrin yapılamamasının Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'ndan kaynaklandığını, davacının hissesine düşen yeri nar ağaçları dikerek fiilen kullandığını, bu durumun tüm kardeşlerin kabulünde olduğunu, Mahkemece kabul kararı verilse dahi bunun infazının yasal engel nedeniyle mümkün olmadığını, esas itibarıyla davayı kabul ettiğini ancak bu beyanın da hukuki kıymetinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacının dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını belirterek yasal engelin kalkması halinde davayı kabul ettiğini ancak yasal engel bulunması halinde hukuki yarar bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... birlikte sundukları cevap dilekçesinde; davalı ...'nin cevap dilekçesindeki hususları aynen tekrarlamış, davanın esasen davalı ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, kendileri yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, yasal engel ve taahhütnamenin verilmiş olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2018/430 Esas 2019/4 110 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile 1/4 payın davacı ... 1/4 payın davalı ... adına tesciline karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve yargılama giderlerine ilişkin olarak davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/591 Esas 2021/990 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın tarafların da kabulü üzerine mirasbırakan tarafından davacıya devredilmek üzere davalıya satış suretiyle devrolunduğu, 08.02.2007 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Hakkındaki Kanun'un 8. maddesinde yapılan değişiklikle belirtilen büyüklüklerdeki tarım arazilerinin bölünemeyeceği, Mahkemece 5403 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın niteliği ve bu doğrultuda pay devrinin mümkün olup olmadığı, taşınmazın Bakanlıkça belirlenen tarımsal niteliğinin ne olduğu, 5578 sayılı Kanun'la değişik 8. maddesi doğrultusunda da hangi nitelikte arazi olduğu hususlarında bilirkişi raporu alınarak davalı ...'in taşınmazdaki 1/4 hisseyi davacıya devrine engel bir hususunun bulunup bulunmadığı hususunun belirlenmesi gereğine değinilerek hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; miras payından fazla hisse alan mirasçının davalı ... olduğu, bu nedenle davalılar ... ve ... yönünden davanın reddinin gerektiği, mirasbırakanın 1/4 payı yasal engeller nedeniyle davacıya devredememiş olduğu, davacı tanıklarının da bu hususu teyit ettiği, davalının cevap dilekçesinde bu durumu kabul ettiği, davada muris muvazaasının söz konusu olmadığı, taşınmazın 1/4 hissesinin davacıya devredilmesinin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5578 sayılı Kanun'la değişik 8. maddesine göre mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre mirasbırakanın taşınmazı 4 çocuğu arasında 1/4'er hisse olarak paylaştırmak istediği, mirasçıların bir araya gelmek istememeleri nedeniyle davacıya verilecek hissenin ileride davacıya devredilmek üzere davalılardan ... adına devrinin yapıldığı, davacıya verilecek 1/4 hisseyi davacıya vermek üzere üçüncü bir kişiye devretmesine yasal engel bulunması nedeniyle davalı ...’e devir yapıldığı, taşınmazın bir kısmının halen davacı tarafından kullanıldığı, davalının yasal engelin kalkması halinde hisseyi devretmeyi kabul etmesi, yapılan araştırmaya göre 1/4 hissenin devrinin mümkün olmadığını belirlenmesi ve mal kaçırma iddiasının ispatlanamaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mirasbırakanın muvazaalı işlemi yapmaması halinde davacının 1/4 miras payına sahip olacağını, kızgınlıkla yapılan bu işlemin davacının mağduriyetiyle sonuçlandığını, işlemin gizli bağış mahiyetinde ve resmi şekle tabi olduğunu, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davacı tarafından bakılarak gözetildiğini, 5403 sayılı Yasa’dan kaynaklanan engelin kabul edilebilir olmayıp Anayasa'ya aykırı olduğunu, yasa değişmedikçe davacı ve davacı mirasçılarının da hak sahibi olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; 1921 doğumlu miras bırakan ...'nin 25.09.2017 tarihinde ölümü ile geriye davacı oğlu ..., davalı çocukları ..., ... ve ...'in kaldığı, miras bırakanın davaya konu ... ada 300 parsel (yeni ... ada 83 parsel) sayılı tarla vasfındaki taşınmazın 1/4 payını uhdesinde bırakarak 1/4'er paydan toplam 3/4 payını davalı çocukları ..., ... ve ...'e satış suretiyle devrettiği, uhdesinde bıraktığı 1/4 payı ise 08.05.2009 tarihinde davalı oğlu ...'e devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle muris muvazaası iddiasının kanıtlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.