Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2556 K.2025/3490

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2556 📋 K. 2025/3490 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2556 E.  ,  2025/3490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/120 E., 2025/220 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkeş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/99 E., 2024/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
1.Davacı dava dilekçesinde; Çankırı ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ... ada ... parsel sayılı taşınmazın hatalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın babası ... 'den mirasçılarına intikal ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tapuya tescilini istemiştir.
2.Yargılama sırasında Çerkeş Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.11.2018 tarih ve 2017/27 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile ... terekesine temsilci olarak ... atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 16.04.2024 tarihli celsede işlemden kaldırılan dava dosyasının süresi içerisinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı, bu halde davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği, bu kapsamda hükmü temyiz hakkının miras şirketini temsilen tereke temsilcisine ait olduğu; somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararı tereke temsilcisine tebliğ edildiği halde adı geçen tarafından istinaf edilmediği, davacının ise davayı takip yetkisinin bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davacı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının eksik incelemeye dayandığını, İlk Derece Mahkemesince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, tereke temsilcisi tayin edilmiş olmasının kararın istinaf ve temyiz edilmesinin önünde engel teşkil etmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; davacı ... tarafından açılan davada, Çankırı ili, ... ilçesi, ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın babası ... 'den intikal ettiği ancak kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına tespit ve tescil edildiği ileri sürülerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, yargılama sırasında Çerkeş Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.11.2018 tarih ve 2017/27 Esas, 2018/331 Karar sayılı ilamı ile ... terekesine temsilci olarak ...'nin atandığı, tereke temsilcisinin davadan usulünce haberdar edildiği ve yargılamaya katıldığı, İlk Derece Mahkemesince işlemden kaldırıldıktan sonra süresi içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın usulüne uygun bir şekilde tereke temsilcisine tebliğine rağmen tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı, davacı tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tereke temsilcisi tayini ile birlikte davayı açan mirasçının davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı istinaf başvuru talebinde bulunmasına yasal olanak olmadığı belirtilerek davacının istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı mirasçının temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacının temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.