Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3102 K.2025/3519
1. Hukuk Dairesi 2025/3102 E. , 2025/3519 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2305 E., 2023/137 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/804 E., 2019/419 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide (K), (S), (T), (Y) harfleriyle gösterilen taşınmazların davacı tarafından imar-ihya edildiğini, taşınmaz bölümlerinin davacının kullanımında olduğunu belirterek çekişmeli taşınmaz bölümlerinin davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2017 tarih ve 2015/664 Esas, 2017/233 Karar sayılı kararı ile; K, S, T harfli taşınmazların davacıya dedesinden ve babasından intikal ettiği, taşınmazı babasından devir aldıktan sonra davacının taşınmazı 20 yılı aşkın süredir işlemeli tarım yaparak arpa ekerek kullandığı, öncesinde boş ve kıraç arazi niteliği taşıyan taşınmazların davacı tarafından emek ve para sarfıyla bugünkü hale getirildiği, mera, otlak veya köyün ortak kullanımına ait bir yer olmadığı, imar-ihya çalışmalarının 20 yılı aşkın süredir tamamlandığı, burayı davacının dedesi, dedesinden sonra babası, daha sonrada kendisinin malik sıfatıyla kullandıkları, bunların zilyetliklerine veya malikliğine herhangi bir kimsenin müdahalede bulunmadığı, taşınmazı emek ve para harcayarak tarım arazisi haline getirdiği, Türk Medeni Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerinde aranan şartların taşınmaza zilyet olan davacı yararına gerçekleştiği, Y harfi ile belirtilen taşınmaz hakkında ise fen, harita, ziraat ve jeoloji bilirkişilerinin raporları dikkate alındığında hava fotoğraflarında arazi kullanımını gösteren işaretlerin olmadığı ve imar-ihyasını tamamlamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda K, S, T harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı adına tesciline, Y harfi ile gösterilen alana yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli ve 2017/314 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği belirtilmiş, dava konusu taşınmazları gösteren paftanın getirtilmesi, taşınmazların neden tescil harici bırakıldığının belirlenmesi, taşınmaz bölümlerinin imar planında kalıp kalmadığı hususunun araştırılması, taşınmazlarla ilgili orman ve mera araştırması yapılması, dava konusu taşınmazlara komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılması, taşınmazlarla ilgili ecrimisil tutanakları bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve davacı açısından 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca senetsiz araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Gönderme kararı sorasında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
Davaya konu K=38.742,08 m2, S=16.453,15 m2, T=21.105,42 m2 miktarındaki alanların davacıya babası ...'dan kaldığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazı sahiplenen ve tarıma elverşli hale getiren kişinin önce davacının babası ve sonra kendisi olduğunu beyan ettikleri, davacı dışında da yargılama süresince yapılan ilanlar sonrasında da taşınmaz üzerinde hak iddia eden çıkmadığı, davacının bu yerleri imar-ihya ederek tarım arazisi haline getirdiği, taşınmazların 30 yılı aşkın süreden beri imar-ihyasının tamamlanmış olduğu ve o zamandan beri tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, taşınmazlarda işlemeli tarım yapıldığı, krokide K, S ve T harfleri ile gösterilen kısımda imar-ihyanın tamamlanmadığı, Y harfi ile gösterilen 19.962.60 m2'lik yönünden ise imar-ihya şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu olup bilirkişi raporunda K, S, T harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacı adına tesciline, Y harfi ile gösterilen bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fen bilirkişisinin raporunda (K), (S) ve (T) harfleri ile gösterilen yerlerin 1985, 1992, 1999 yılına ait hava fotoğraflarında toprak renginin koyu olduğu, ekili-sürülü olduğu ve imar-ihya çalışmasının yapıldığının tespit edildiği, ziraat bilirkişi raporunda da bu yerlerin iyi işlenmiş olduğu, toprak karakterinin tarım toprağı niteliğinde olduğu, yabancı ot yoğunluğunun olmadığı ve bu yerlerde 30 yılı aşkın süreden beri işlemeli tarım yapıldığının tespit edildiği, dava konusu (K), (S) ve (T) harfleri ile gösterilen yerleri öncesinde davacının babasının ekip biçtiği, davacının babasının ölümü ile tek oğlu olan davacıya kaldığı ve 20-25 yıldır davacı tarafından kullanıldığı, fen bilirkişisi raporunda (K), (S) ve (T) harfleri ile gösterilen yerlerin dava tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın bir süredir davasız ve aralıksız şekilde malik sıfatıyla zilyet olarak davacı tarafından tasarruf edildiği, dolayısıyla kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı lehine gerçekleştiği, fen bilirkişisinin raporunda (Y) harfi ile gösterilen yerin 1985, 1992, 1999 yılına ait hava fotoğraflarında imar-ihya çalışmasının yapılmadığının tespit edildiği, ziraat bilirkişi raporunda da bu yerin kültür arazisi vasfını kazanmadığının tespit edilmesi karşısında bilimsel nitelikte olan bilirkişi raporlarının aksi yönünde olan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davalı ... temsilcisi, istinaf talebinde taşınmazların tamamının vasfıyla beraber Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiş ise de Mahkemece ret kararı verilen fen bilirkişisinin raporunda (Y) harfi ile gösterilen yer bakımından HMK'nın 357. maddesi gereğince "..ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemez, yeni delile dayanılamaz" hükmü dikkate alındığında, Yerel Mahkemede taşınmazlarla ilgili bir tescil talebi olmayan Maliye Hazinesinin bu yöndeki istinaf talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, tescil davalarında Hazinenin ve ilgili kamu tüzel kişiliğinin davada yer alması, TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca yasal hasım olmasından ileri geldiğinden, davanın kabulü halinde Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi harç, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağından davacının vekalet ücreti yönünden istinaf talebinin de reddi gerektiği gerekçeleri ile davacı, davalı ... davalı ... Belediyesinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceğini, davaya konu taşınmazlarda imar-ihya çalışmalarının yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazların dere vasfına olduğu belirtilmesine rağmen bu hususun değerlendirilmediğini, çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro sırasında, çekişmeli taşınmaz bölümleri tescil harici bırakılmıştır.
Mahkemece, bilirkişi raporunda K, S, ve T harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinde davacı lehine iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacının babasından intikal ettiği kabul edilmesine ve davacının dava dışı kardeşi ...’nın bulunmasına rağmen davacının dava konusu taşınmazların neden kendi adına tescilini istediği belirlenmemiş, davacı açısından usulünce senetsiz araştırması yapılmamış, yetersiz ve hüküm vermeye elverişli olmayan hava fotoğrafı uygulaması ile yetinilmiş, taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacıya dava konusu taşınmaz bölümlerinin hangi nedenle müstakilen adına tescilini istediği sorulmalı, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, hükmen oluşmuş iseler mahkeme dosyaları celp edilmelidir.
Bundan sonra; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, özellikle taşınmazların öncesinde imar-ihya gerektiren (taşlık, kayalık, çalılık) yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli, özellikle bilirkişi raporunda K harfi ile gösterilen bölüme komşu olan 320 ve 321 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki derdest dava göz önünde bulundurulmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan nizalı taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, değerlendirme tarihi açıkça yazılmak suretiyle belirten, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazlar ile çevrelerinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazların sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; Mahkeme hakiminin taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, taşınmazların taşlık-çalılık gibi imar-ihyaya muhtaç olan yerlerden mi yoksa boş (hali) nitelikte mi bulunduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadıkları ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli; davacı ... murisi adına dava konusu taşınmazların bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.