Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2472 K.2025/3531
1. Hukuk Dairesi 2025/2472 E. , 2025/3531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/701 E., 2025/117 K.
Mahkeme kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada 66 parsel sayılı taşınmazın ... ada 83 parsel sayılı taşınmazla birlikte bir bütün halinde davacıların ataları olan ...’nun 50 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu, ...’in ölümü ile zilyetliğin davacılara intikal ettiğini, buna rağmen kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini belirterek dava konusu ... ada 66 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ...’nun dava dışı mirasçıları dahili davacı olarak davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... (Kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.09.2009 tarihli ve 2007/216 Esas, 2009/154 Karar sayılı kararıyla; ... ada 66 parsel içerisinde bulunan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün tarıma elverişsiz olduğu, (B) harfi ile gösterilen bölümde ise davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile (A) bölümüne yönelik davanın reddine, (B) bölümüne yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilicisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 13.02.2024 tarihli ve 2023/1780 Esas, 2024/1127 Karar sayılı kararı ile; kadastro çalışmaları sırasında Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ... ada 66 parsel sayılı taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, davacılar ... ve ... vekilinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açtığı, dava konusu taşınmazın öncesinde ...’nun kullanımında iken davacıların kullanımına geçtiğini belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili isteminde bulunduğu, Mahkemenin 22.10.2007 tarihli oturumundaki beyanı ile davacılar vekili, ...’nun dava dışı mirasçılarını ve köy tüzel kişiliğini davaya dahil etmek için süre talep ettiği, aynı celse ve Mahkemenin 26.11.2007 tarihli celsesinde davacı yana bu yönde süre verildiği, davacılar vekilinin 27.12.2007 tarihli dilekçesi ile ...’nun dava dışı mirasçıları ile ... köyü Tüzel Kişiliğini davaya dahil ettiği, bilindiği üzere; el birliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tasarruf işlemlerinin tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bir ya da bir kısım mirasçının, terekeye ait bir mal, hak veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için dava açması halinde mirasçıların iştirak halindeki payları üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığından davanın reddi gerekeceği, böyle bir dava, diğer mirasçıların da paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) veya tereke temsilcisinin bir mirasçının yalnız kendi payı için açtığı davaya icazet verip davayı devam ettirmesine olanak olmadığı, terekeye dahil olan el birliği mülkiyete tabi taşınmazlarda mirasçılardan birinin, kendi adına tescil talebiyle 3. kişiye karşı dava açamayacağı, dosya kapsamına göre davacıların dava konusu taşınmazın müşterek mirasbırakandan intikal ettiğini belirterek taşınmazın kendi adlarına tescili istemi ile dava açtığı, daha sonra müşterek mirasbırakanın dava dışı mirasçılarını davaya dahil ettiği ve Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu, davacılar tarafından irsen intikale dayalı olarak terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalı aleyhine açılan tapu iptali ile taşınmazın kendi adlarına tescili istemine ilişkin davanın dinlenilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi davada aktif husumet ehliyetinin tamamlanma olanağı da bulunmayacağı, davacıların istemi dava konusu taşınmazın kendi adlarına tescili iken sonradan bu istemin değiştirilmesinin de iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında mümkün olmadığı, açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz oluğu gibi kabule göre de payı paydasını tutmayacak ve infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'nun ölüm tarihi olan 2005 yılına göre terekesinin TMK'nın 701. maddesi (MK'un 629. maddesi) gereğince el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, el birliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702. maddeleri (MK'un 581 ve 630. maddeleri) uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da terekeye karşı üçüncü kişi konumundaki kişiye yönelik olarak tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için bütün mirasçılar adına yalnız başına dava açması mümkün ise de bu şekilde açılan bir davanın tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemeyeceği, bu halde, diğer mirasçıların muvafakatlerinin alınması ya da terekeye atanarak temsilci aracılığıyla davanın yürütülmesinin zorunlu olduğu, ancak, mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması veya terekeye temsilci atanması suretiyle de devam edilmesine imkan bulunmadığından, miras payı oranında açılan davada aktif husumet ehliyetinin tamamlanma olanağının bulunmadığının açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira eksik inceleme ile verildiğini, keşif zaptına mahkeme gözlemi yazılmadığını, mahalli bilirkişilerin dinlenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro çalışmaları sırasında Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ... ada 66 parsel sayılı taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ...'nun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.