Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3362 K.2025/3382

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3362 📋 K. 2025/3382 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3362 E.  ,  2025/3382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/8 E., 2024/1077 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/134 E., 2022/289 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı Bankaya borcu nedeniyle dava konusu 3 numaralı bağımsız bölümün icra dosyasında satışına karar verildiğini, davacının bu satışı durdurmak için faiz karşılığında borç para veren ... ... ile anlaştığını, 520.000,00 TL'nin banka aracılığıyla kalan kısmının da nakit olmak üzere toplam 600.000,00 TL'nin davacıya verildiğini, buna karşılık taşınmazın ... ...'nun oğlu davalıya devredildiğini, davalının davacının zorda kalmasından yararlandığını, davacıdan borca karşılık fahiş bedel istenerek davacının kandırıldığını, davalının inançlı işleme aykırı davrandığını, davalı adına tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava konusu 3 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç bedelinin belirlenerek 600.000,00TL ile arasındaki farkın davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmaz için tapuda 650.000,00 TL ödediğini, 510.000,00 TL'nin de davacının banka hesabına gönderildiğini böylece taşınmazın 1.160.000,00 TL bedelle satın alındığını, davanın yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada, davacının inançlı işleme dayandığı, inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacı tarafça ibraz olunan yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının bulunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, inançlı işlemin tanıkla ispatının mümkün olmadığı, aynı vakıalara ilişkin davacının şikayeti üzerine tefecilik suçu ile ilgili davalı ... ve dava dışı ... ... hakkında yapılan ceza soruşturması neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, netice itibariyle davacının inançlı işlemin varlığını ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, dava konusu taşınmaz için dava dışı... A.Ş.'nin Bakırköy 18. İcra Müdürlüğünün 2017/13548 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, davacının dava konusu taşınmazı üzerindeki hacizler ve ipotek ile 07.05.2018 tarihinde 650.000,00 TL bedelle davalıya satarak devrettiği, davalının banka kanalı ile davacıya 510.000,00 TL ödeme yaptığı, davacının dava dilekçesinde davalıdan 600.000,00 TL aldığını kabul ettiği, takip borcunun ödendiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın akit tarihindeki değerinin 875.000,00 TL olduğunun belirtildiği, buna göre davacının icra takibi nedeniyle zor durumda olmasına karşılık, taşınmazın resmi senetteki değeri ile akit tarihindeki gerçek değeri arasında aşırı oransızlık olmadığı, davacının aldatıldığına dair herhangi bir ispatının bulunmadığı, davalı ile babası olan ... hakkında savcılığa tefecilik suçundan dolayı yapılan suç duyurusunda, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, inanç ilişkisinin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek belge ile ispatının gerektiği, davacının yemin deliline de dayanmadığı, dolayısıyla davalı adına yapılan tescilin yolsuz tescil mahiyetinde olmadığı böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının davacının cebri icra tehdidi altında olmasından yararlandığını, taşınmazın değerinin hatalı belirlendiğini, taşınmazın keşfen belirlenen değerinin 875.000,00 TL, davacıya ödenen değerin 600.000,00 TL olduğu gözetildiğinde aradaki farkın fahiş olduğunu, davacının taşınmazı geri alacağını zannederek devrettiğini, davalının davacıyı kandırdığını, davalının devir tarihinden 3 yıl sonra kira alacağı için dava açtığını, devirden sonra kira kontratı yapılmadan davacının dava konusu taşınmazda oturmasının da taşınmazın davacıya geri verileceğini gösterdiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; inançlı işlem, aşırı yararlanma, aldatma ve yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3 numaralı bağımsız bölüm üzerinde dava dışı ... Bankası lehine 1.050.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, dava dışı Banka tarafından davacıya karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, Bakırköy 18. İcra Müdürlüğünün 2017/244 Esas sayılı dosyasında, eldeki davaya da konu 3 numaralı bağımsız bölümün kıymet takdirinin borçlunun itirazı üzerine 1.000.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, taşınmazın açık artırmayla satışına karar verildiği, ilk artırmanın 07.05.2018 tarihi olduğu; dava konusu 3 numaralı bağımsız bölümün 07.05.2018 tarihli ve 5330 yevmiye numaralı resmi senetle davacı tarafından bizzat 650.000,00 TL bedelle davalıya satış suretiyle devredildiği, 3 numaralı bağımsız bölümün hem kök raporda hem de ek raporda (icra dosyasındaki kıymet takdir değeri itiraz konusu yapılmıştır) davalıya devir tarihinde keşfen belirlenen değerinin 875.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.