Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1835 K.2025/3414

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1835 📋 K. 2025/3414 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1835 E.  ,  2025/3414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/25 E., 2022/177 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 104 ada 2, 109 ada 8, 114 ada 5, 211 ada 1, 113 ada 5 ve 10 sayılı parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazların mirasbırakan babası ...'e ait olduğunu, kendisinin de miras hakkı bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, aşamada 113 ada 5 parsel hakkındaki davasından feragat ettiğini bildirmiş, davacının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davayı sürdürmüşlerdir.
II. CEVAP
Davalı; davaya cevap vermemiş, aşamadaki beyanlarında dava konusu taşınmazların kayınpederi olan mirasbırakan tarafından eşi ...'e satılarak zilyetliğinin devredildiğini, 04.04.1967 tarih 5, 4, 2 ve 1 sıra nolu eski tapu kayıtları gereğince taşınmazların eşi ...'e ait olduğunu, eşinin 1987 yılında öldüğünü, kadastro sırasında taşınmazların kendi adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.03.2012 tarihli ve 2011/372 Esas 2012/205 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 113 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer dava konusu 104 ada 2, 109 ada 8, 114 ada 5, 211 ada 1, 113 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise taşınmazların mirasbırakan ...'e ait olduğu, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında taksim edilmediği ve davacının da miras hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “... temyiz dilekçesine ekli 04.04.1967 tarih 5, 2 ve 1 sıra nolu tapu kayıtlarında malikin davalının murisi ... olduğu ve davacı ile davalının murisi ... kardeş olup tapu senetlerinde taşınmazların kök muris ... tarafından ...'e 04.04.1967 tarihinde tapu memuru huzurunda pay temlik edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, anılan senetler yargılama sırasında yapılan keşifte uygulanmadığından dava konusu taşınmazların satış senedinde belirtilen taşınmazlara uyup uymadığı anlaşılmamaktadır. Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sırasında davalı tarafa delil listesini sunması için süre verilmesi, delil listesi sunulduktan sonra yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tarafların tanıklarının 6100 sayılı HMK'nın 243 ve 244. maddeleri (HUMK m. 258) uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları, aynı Kanun'un 259/2 ve 290/2 maddeleri (HUMK m.259) gereğince taşınmaz başında yapılacak keşif yerinde dinlenerek tapu kayıtları teknik ve yerel bilirkişiler ile tanıklar aracılığıyla tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan kararın bozulması gerekir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 27.11.2014 tarihli ve 2013/104 Esas 2014/378 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığının fen bilirkişi raporuyla tespit edildiği, taşınmazların öncesinde mirasbırakan ...'e ait olduğu, mirasbırakanın oğlu ... tarafından kullanılıyor olmasının sonuca etkili olmadığı, mirasbırakanın ölümünden sonra da taşınmazların mirasçılar tarafından taksim edilmediği, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 104 ada 2, 109 ada 8, 113 ada 10, 114 ada 5 ve 211 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; “...yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında davalı tarafın tutunduğu 04.04.1967 tarih, 1, 2 ve 5 sıra nolu tapu kayıtlarının yerel ve teknik bilirkişi eliyle mahallinde uygulanması gereğine işaret edilmesine karşın davalı dayanağı tapu kayıtlarının tedavülleri ile çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanak belgeleri getirtilmemiş, bozma sonrası yapılan keşifte mahallinde yöntemince uygulanmamış, çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı araştırılmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu 04.04.1967 tarih, 1, 2 ve 5 sıra nolu tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tedavülleri ile çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları, oluşmuş ise tapu kayıtları ve varsa dayanak belgeleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi aracılığı ile keşif icra edilmelidir. Yapılacak keşifte; davalının tutunduğu tapu kayıtları yönleri okunmak ve sorulmak suretiyle taşınmazlar başında uygulanmalı, yerel bilirkişilerin gösterdikleri sınırlar fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarında okunan yönler komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 09.09.2021 tarihli fen bilirkişi raporuyla davalının dayandığı 04.04.1967 tarihli tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının tespit edildiği, mahalli bilirkişiler ve tanıkların da beyanlarında dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...'e ait olduğu, davalının dayandığı tapu kayıtlarının hiçbirisinin dava konusu taşınmaza uymadığını ifade ettikleri, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçıların malları taksim de etmediği, davacının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 104 ada 2, 109 ada 8, 113 ada 10, 114 ada 5 ve 211 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı mirasçılarının miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme sonucunda karar verildiğini, Mahkemece bilirkişi raporu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla davalı tarafından dayanılan 04.04.1967 tarihli tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığı şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de hükme esas alınan 09.09.2021 tarihli fen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, fen bilirkişisinin raporuna ekli krokiler incelendiğinde 4 sıra nolu tapu kaydında "... Armut Tarlası" olarak okunan yer ile dava konusu 114 ada 5 parselin, 1 sıra nolu tapu kaydında "...ve Kestane" olarak okunan yer ile dava konusu 211 ada 1 parselin birbirine uyduğunun görüldüğünü, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1909 doğumlu mirasbırakan ...'in 1969 yılında ölümü ile geride mirasçı olarak davacı kızı ..., davalı gelini ... (oğlu ...'nın eşi) ile dava dışı kızları ... ve ...'den olma torunları ile ölen oğlu ...'dan olma torunlarının mirasçı olarak kaldıkları, dava konusu Kastamonu ili, Cide ilçesi, ... köyü 104 ada 2, 109 ada 8, 113 ada 10, 114 ada 5 ve 211 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasından irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden davalı adına 05.07.2008 tarihinde tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı mirasçılarının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.804,28 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın Cide Asliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.06.2025 tarihinde üzere oy birliğiyle karar verildi.