Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1112 K.2025/3399
1. Hukuk Dairesi 2025/1112 E. , 2025/3399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1221 E., 2024/2491 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının maliki olduğu 11333 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 24 nolu bağımsız bölümü çocuğunun velayetini almak için davacıdan yardım isteyen davalıya 31.12.2020 tarihinde temlik ettiğini, devrin göstermelik olarak yapıldığını ve velayet davasının halen devam ettiğini, davalının taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün bulunmadığını, davacının davalıya iyilik yapmak amacıyla bu devri gerçekleştirdiğini, davalı ile aralarında yazılı bir anlaşmanın da bulunmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini davalıdan talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; iddianın doğru olmadığını, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini ve resmi senetteki beyanın aksine bir delil sunulmadığından davacının satışa konu dairenin bedelini davalıdan tahsil ettiğinin kabulü gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davanın hile nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığı, ceza dosyası ile velayet davası gözetildiğinde iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının hile ile taşınmazın elinden çıktığını değil, davalının velayeti alabilmesi için emaneten taşınmazı devrettiğini maddi vakıa olarak bildirdiği, davanın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedelin tahsili istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde davacının da kabulünde olduğu üzere yazılı belgenin düzenlenmediğinin belirtildiği, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının davacıyı hileye düşürdüğünü, davacının gerçeği bilseydi asla yapmayacağı bir işlem için haksız güven sağladığını, hukuki nitelendirmenin sadece dava dilekçesine göre yapılmasının doğru olmadığını, ceza dosyasındaki ifadelerin değerlendirilmediğini, saptanan olguların hukuk hakimini bağlayacağını, davalının eski eşi ile müşterek çocuğu için ortak velayete karar verildiğini, velayet hakkının zaten annede olduğunu, davalının eski eşinin itirazının ortak velayetin kaldırılmasına ilişkin olduğunu, bu yönü ile de davalının davacıyı kandırdığının anlaşıldığını, taşınmazın kredi borcunun halen davacı tarafından ödendiğini, davalının devirden sonra tapu kaydına davacı lehine ipotek koyduracağını belirtip bu işlemi de yapmadığını, davalının kira bedelinin davacı tarafından ödendiğini, otel kayıtları bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 11333 ada 2 parseldeki 24 nolu bağımsız bölümü 01.07.2021 tarihinde davalıya takyidatlı olarak satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.