Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2339 K.2025/3402
1. Hukuk Dairesi 2025/2339 E. , 2025/3402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/390 E., 2025/295 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; muris ...'nun oğlu ve davacıların babası olan ...'nun Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/61 Esas, 2018/99 Karar sayılı 09.02.2018 tarihli kararı ile mirası reddettiğini, davacıların ...'nun mirasçıları haline geldiğini, murisin 3597 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını eşi olan davalıya mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini, satış bedelinin satış tarihi itibariyle çok düşük olduğunu, davalının hiçbir geliri olmadığını ve satış bedelini ödeyecek durumunun bulunmadığını, muris ...'nun dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacının bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın satışının iptali ile muris adına tescilini talep etmiş, aşamada Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/213 Esas, 2024/1131 Karar sayılı kararıyla muris ... terekesini bu dosyada temsil etmek üzere ... temsilci olarak atanmış ve tereke temsilcisi davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; iddianın doğru olmadığını, işlemin gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris ...'nun terekesine ...’in tereke temsilcisi olarak atandığı ve davacıların eldeki davayı takip yetkisi kalmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ... vekilinin istinaf isteminin HMK’nın 114/1-d ve 352/1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; atanan tereke temsilcisi ile mirasçı konumunda olan davalı ...'nun menfaat çatışması bulunduğunu, kararda da davacı olarak gösterildiklerini, nitekim yargılama giderlerinden de davacıların sorumlu tutulduğunu belirterek ve esasa yönelik iddialarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı terekeye iade istekli tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nun 07.11.2017 tarihinde öldüğü, geride dava dışı çocukları ..., ..., davalı eşi ... ve Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/61 Esas, 2018/99 Karar sayılı kararı ile mirası reddeden oğlu ...’in çocukları davacılar ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/213 Esas, 2024/1131 Karar sayılı kararıyla muris ... terekesine ...’in tereke temsilcisi olarak atandığı ve temsilcinin davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.