Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1790 K.2025/3322
1. Hukuk Dairesi 2025/1790 E. , 2025/3322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1497 E., 2025/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Osmaniye ili, ... Köyünde bulunan 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, taşınmazın bir bölümünün kadastro çalışmaları sırasında 105 ada 7 parsel içerisinde tespit edildiğini, davacının durumu 2018 yılında yapılan yeniden ölçüm ile öğrendiğini, 105 ada 7 parsel sayılı taşınmazı ... isimli şahsın aldığını ve davcıya ait evin enkazını kaldırıp yerine yeni bir ev yaptırdığını, bu şahsa karşı ön alım davası açtığını belirterek 1500 metrekare arsanın 105 ada 4 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tescilini talep etmiş, davalı olarak Hazineyi göstermiştir.
Yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davada kendilerine husumet düşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararıyla; yapılan 22/a çalışmalarının doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine, 105 ada 7 parsel yönünden davanın reddine, 105 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 08.09.2021 tarih ve 2019/1516 Esas, 2021/1029 Karar sayılı kararıyla; davacının talebinin uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olmayıp kesinleşen tesis kadastrosuna yönelik olduğu açıklanarak Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 10.02.2022 tarih ve 2021/180 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararıyla; davanın kesinleşen tesis kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararı ile dosyanın geldiği Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davanın kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali - tescil davası olduğu, dava konusu parselin kadastro tespitinin 09.08.1989 tarihinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçtikten sonra 10.09.2018 tarihinde açıldığı,dava konusu taşınmazda Hazinenin malik olmadığı gerekçeleri ile davanın hak düşürücü süreden reddine, Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar etmiş, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davalılar tarafından mevcut tel örgünün kaldırılarak davacıya ait taşınmaza tecavüz edildiğinin anlaşıldığını, tanık ve bilirkişi beyanlarının iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, davacı ile dahili davalı arasında ödeme ya da enkaz kaldırılması şeklinde bir ilişki bulunmadığını, taşınmazlara ilişkin pafta ve zemin kullanım durumunun uyumsuz olduğunu, aradaki sınırın hiç değişmediğini, taşınmazlar arasında 22/a ile düzeltilmesi gereken bir hata olduğunu ancak 22/a kapsamında düzeltmenin yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Osmaniye ili, ... Mahallesinde bulunan 105 ada 7 parsel sayılı 8470 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...adına tespit edildikten sonra 09.08.1989 tarihinde adı geçen adına kayıtlanmıştır. 3402 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında 17.07.2018 tarihinde, taşınmaz aynı parsel numarası ile 8586,59 metrekare yüz ölçümü ile tespit edilmiş, dava ise 10.09.2018'de açılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.