Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5738 K.2025/3308
1. Hukuk Dairesi 2024/5738 E. , 2025/3308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/186 E., 2024/173 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/294 E., 2021/65 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Düzce ili, Cumayeri ilçesi, ... köyünde kain 208 ada 70 parsel sayılı taşınmazın murisleri...'tan intikal ettiğini, taşınmazın tüm mirasçılar tarafından kullanıldığını ancak kadastro çalışmaları sonucunda davalılar ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiğini, davacıların konusu taşınmazda miras payları oranında hak sahibi olduğunu, bu kapsamda kadastro tespitinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek 208 ada 70 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili 23.03.2017 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların ada ve parsel numaralarının sehven yanlış yazıldığını, gerçekte dava edilmek istenen taşınmazların aynı yer 108 ada 70 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, 108 ada 70 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve ..., 108 ada 71 parselin ise davalı ... adına kayıtlı olduğunu beyan etmiştir.
3. Davacılar vekili 12.02.2018 tarihli dilekçesiyle; dava konusu ettikleri 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından dava tarihinden sonra 05.05.2017 tarihinde dava dışı ...'ya, bilahare 11.09.2017 tarihinde dava dışı ... ...'ye satış suretiyle temlik edildiğini, davalı ...'ın taşınmazı devretmesine rağmen kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125. maddesi kapsamında 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazı temlik alan ... ve ... ... yönünden davaya devam edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... 12.09.2017 tarihli beyan dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın parsel numarasının hatalı bildirildiğini, dava konusu edilmek istenen taşınmazın 108 ada 70 parsel sayılı taşınmaz olduğunu ve davalılar ... ve ... adına kayıtlı olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında kendisinin yurt dışında olduğunu, dava konusu edilen taşınmazın kendi adına olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ..., 09.03.2017 tarihli celsede davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
3. Davalı ..., 18.08.2017 tarihli dilekçesiyle davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
4. Davalı ... ... davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
5. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz 208 ada 70 parsel olarak belirtilmiş ise de yargılama sırasında verilen dilekçe ile maddi hatanın düzeltildiği ve dava konusunun 108 ada 70 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun belirlendiği, dava konusu 108 ada 70 parsel malikleri davalılar ... ve ...'ın davayı kabul ettiği, 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazın ise öncesinde müşterek muris ...'tan intikal ettiği, murisin vefatından önce taşınmazlarını erkek çocukları arasında paylaştırdığı ve her bir erkek çocuğunun kız çocukların paylarını vereceğinin kararlaştırıldığı, bu paylaşıma karşın murisin kızları adına taşınmaz tespit ve tescil edilmediğinin sabit olduğu, dava konusu 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinden sonra davalı ... tarafından 05.09.2017 tarihinde davalı ...'ya ve bilahare 11.09.2017 tarihinde davalı ... ...'ye satış suretiyle temlik edildiği, satış tarihleri arasındaki yakınlık, satış bedelinin rayiç değerden oldukça düşük belirlenmesi ve davalılar ... ile ...'nun arkadaşlığı nazara alındığında davalı Aslı ...'nin iyi niyetli olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 1979 yılında ölen muris ...'ın kızları olduğu, davalılardan ... ve ...'ın murisin oğlu olduğu, ...'ın murisin 2010 da ölen oğlu İrfan'ın oğlu olduğu, davalılar ... ve ...'ın mirasçı olmadıkları ve murisin terekesine göre üçüncü kişi konumunda oldukları, 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında davalı ... ...'ye temlik edilmesi neticesinde davacı tarafça 6100 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi kapsamında davanın taşınmazı temlik alan ... ...'ye yöneltildiği, buna karşılık temlik alan ... ...'nin muris ... terekesine göre üçüncü kişi konumunda olduğu ve davacıların terekeye göre üçüncü kişi konumundaki davalıya miras payı talebiyle davacı olamayacağı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle 108 ada 70 parsel yönünden davanın kabulüne, 108 ada 71 parsel yönünden ise kayıt maliki davalı ... ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 108 ada 71 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, davacıların dava konusu taşınmazda miras paylarının bulunduğunun açık olduğunu, dava konusu taşınmazlar üzerinde el birliği mülkiyeti bulunmadığını, öte yandan kök murisin tüm mirasçılarının eldeki davada taraf olduğunu ve miras şirketine temsilci tayinine ihtiyaç duyulmayacağını, buna ek olarak terekeye temsilci tayini için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; Düzce ili, Cumayeri ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 108 ada 70 parsel sayılı taşınmazın senetsizden irsen intikal ve taksim sebebiyle 1/2 paylarla davalılar ... ve ... adına, aynı yer 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazın ise senetsizden irsen intikal, taksim ve hibe sebebiyle davalı ... adına tespit gördüğü, kadastro tespitinin 21.11.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava konusu 108 ada 71 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında 05.09.2017 tarihinde davalı ... tarafından ...'ya, bilahare 11.09.2017 tarihinde ... ...'ye satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.