Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4921 K.2025/3331
1. Hukuk Dairesi 2024/4921 E. , 2025/3331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1062 E., 2024/907 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 161 ada 28 parsel, 169 ada 41 parsel, 161 ada 30 parsel, 162 ada 66 ve 68 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, davacılar ve davalıların kardeş olup taşınmazların mirasbırakan dedeleri ...'dan intikal ettiğini, mirasbırakanın maliki bulunduğu taşınmazlarını sağlığında hiçbir mirasçısına temlik etmediğini, bu nedenle davacıların da miras payının bulunduğunu belirterek davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle miras payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle mirasçıların tek başına dava takip yetkisine sahip olmadığını, tespitin doğru olduğunu, mirasbırakan ...'ın 17.02.2012 tarihli usul ve yasaya uygun zilyetlik devir ve satış sözleşmeleri ile dava konusu taşınmazları davalılara devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, mirasçılar arasında açılan davada miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinin dinlenebileceği, toplanan delillere göre taşınmazların tarafların mirasbırakanı ...'dan geldiği, mirasbırakanın ölünceye kadar davalı torunları ile birlikte aynı evde yaşadığı ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli kadastro tutanaklarının edinme bölümlerinden de anlaşıldığı üzere 161 ada 28 ve 169 ada 41 parsel sayılı taşınmazları kadastro öncesinde davalı torunlarına satarak zilyetliklerini devrettiği, yine 161 ada 30 parsel ve 162 ada 16 parsel sayılı taşınmazları ise sağlığında davalı torunlarına hibe ederek zilyetliğini devrettiği, mirasbırakanın davalılarla birlikte yaşamasının zilyetliğin devredilmediği şeklinde yorumlanamayacağı, mirasbırakanın kendi rıza ve isteğiyle taşınmazları davalılara temlik ettiği ve kısa elden teslim suretiyle zilyetliğini devrettiği, aksini kabule yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı, kadastro öncesinde menkul mal niteliğinde olan tapusuz taşınmazlarla ilgili muvazaa iddiasının da dinlenemeyeceği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların tamamının mirasçı sıfatını haiz olduğu, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, taşınmazların mirasbırakan ...'dan geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığından ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği, dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının benzer ifadelerinde mirasbırakanın dava konusu taşınmazları ölümüne kadar davalı torunları ile birlikte kullandığını, davalıların taşınmazların bakımlarını yaparak fındıkları topladıklarını, mirasbırakanın da başlarında durduğunu, satış sözleşmeleri hakkında bilgilerinin olmadığını ve taşınmazları mirasbırakanın ölümünden sonra davalıların kullanmaya devam ettiğini beyan ettikleri, ortak tanık ... ve davalı tanığı ...'in beyanlarıyla da davalı savunmalarının ispat edildiği, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gerekçenin toplanan delillere aykırı olduğunu, tanık beyanlarına göre taşınmazların zilyetliğinin davalılara devredilmediğinin açık olduğunu, zira mirasbırakanın ölene kadar taşınmazları davalı torunları ile birlikte kullandığının beyan edildiği, taşınmazların menkul mal niteliğinde olması nedeniyle zilyetlik devredilmediği sürece geçerli bir akitten söz edilemeyeceğini, dosya kapsamına göre mirasbırakanın 17.02.2012 tarihli sözde satış senedinden ve 2006 tarihli harici hibeden mirasbırakanın öldüğü 11.03.2020 tarihine kadar taşınmazları davalı torunları ile birlikte kullandığını, ölünceye kadar fındık gelirinden başka bir gelirinin olmadığını ve 162 ada 68 parsel sayılı parselde bulunan evde yaşadığını, zilyetliğin usulüne uygun devredilmediğini, yargılamanın hiçbir aşamasında muvazaa iddiasının bulunmadığını, Mahkemece 2 parça taşınmazın davalılara hibe edildiği gerekçesine yer verilmişse de davalılar tarafından hibe savunmasının yapılmadığını ve yalnızca 17.02.2012 tarihli zilyetlik devir sözleşmesine dayanıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak mirasbırakanı ...'ın 11.03.2020 tarihinde ölümüyle geriye dava dışı çocukları ... ve ... ile kendisinden önce ölen oğlu ...'in eşi ... ve dava dışı çocukları ..., ..., davacı çocukları ..., ..., ..., ... ve davalı çocukları ... ve ...'ın kaldığı; davaya konu 161 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 20 yılı aşkın süredir ...'ın tasarrufundayken 1973 yılında fındık diktiği ve 17.02.2012 tarihinde ...'a satarak zilyetliğini devrettiği belirtilerek davalı ... adına, davaya konu 169 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 20 yılı aşkın süredir ...'ın tasarrufundayken 1973 yılında fındık diktiği ve 17.02.2012 tarihinde ...'a satarak zilyetliğini devrettiği belirtilerek davalı ... adına, davaya konu 161 ada 30 parsel sayılı taşınmazın ve davaya konu 162 ada 66 ve 68 parsel sayılı taşınmazların ifraz öncesi kök parseli olan 162 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 20 yılı aşkın süredir ...'ın tasarrufundayken 1989 yılında kargir ev inşa ettiği ve tamamını 2006 yılında haricen ve rızaen hibe ederek zilyetliğini devrettiği belirtilerek eşit hisseyle davalılar ... ve ...'lar adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 20.03.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak 06.01.2021 tarihinde açıldığı, davalılarca 17.02.2012 tarihli zilyetlik devir ve satış sözleşmelerinin sunulduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.