Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4409 K.2025/3301

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4409 📋 K. 2025/3301 📅 25.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4409 E.  ,  2025/3301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1102 E., 2024/850 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/221 E., 2022/107 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili, Alaplı ilçesi, ... köyünde bulunan ve tarafların kök murisi ...'dan intikalen gelen 112 ada 8 parsel sayılı taşınmazın, davacının babası ..., davalıların babası ...ve diğer mirasçı ... arasında paylaşıldığını ancak kadastro çalışmaları sonucunda sadece davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek paylaşım sonucunda önce davacının babasına daha sonra davacıya intikal eden keşifte gösterecekleri alanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kök muris ...’dan değil davalıların babası muris ...’dan geldiğini ve ...’in 2012 yılında vefat etmesi nedeni ile mirasçılarına kaldığını, kadastro tespitinin sadece ... oğlu ... adına yapılması nedeni ile davalı ...’ının Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/94 Esas, 2015/546 Karar sayılı kararı ile dava açarak dava konusu taşınmazdaki miras payını adına tescil ettirdiğini, taşınmaza davalıların zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... yargılama sırasında, taşınmaza uzun süredir zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kök muris ... tarafından 3 oğlu arasında paylaştırıldığı ve paylaşım sonucunda davacının babasına düşen kısmın bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalıların murisi ...tarafından ölüm tarihi olan 2012 yılına kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla davalı oğlu ... ile birlikte kullandığı, kadastro tespitinden önce 20 yıldan fazla süredir taşınmazın davalıların murisinin zilyetliği ve tasarrufu altında olduğu, davalıların murisinin ölümünden sonra da davalı ... adına senetsizden tespit gördüğü, dinlenilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının paylaşıma dair bir bilgilerinin bulunmadığı, paylaşım olgusunun ispatlanamadığı, davalı ...'ın açtığı dava gerekçesinin de eldeki dava için kuvvetli delil niteliğinde olduğu, kök muris ...'in 1975 tarihinde öldüğü gözetildiğinde taşınmazın insan ömrünü aşar şekilde davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğu ve kök murisin terekesinden çıktığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davadaki iddialarının ispatlanmış olduğunu, dava konusu taşınmazın, davacının babası ..., davalıların babası ...ve amcaları ... arasında paylaştırıldığını, bu paylaşımın Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990-23 Esas, 1994-74 Karar sayılı mahkeme kararından sonra yapıldığını, ..., ...ve ...'ın vefatının ardından bu paylaşımın çocukları ile devam ettiğini, bu bağlamda herkesin kendi yerini ve sınırını bilmekte olduğunu, hatta davacının kendi payına düşen kısma ev yapımı için inşaata da başladığını, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar vekili lehine maktu vekalet ücreti takdir etmesi gerekirken, nispi ve üstelik hatalı bir şekilde vekalet ücreti takdir etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda; Zonguldak ili, Alaplı ilçesi, ... köyünde bulunan 112 ada 8 parsel sayılı 3.164,84 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itirazın reddine karar verilerek tespit gibi ... adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/94 Esas, 2015/ 546 Karar sayılı kararı sonucu hükmen 1/6 payı ... adına 5/6 payı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.