Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1374 K.2025/3305
1. Hukuk Dairesi 2025/1374 E. , 2025/3305 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1384 E., 2024/956 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/130 E., 2023/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Sivas ili Gürün ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında 128 ada 1 parsel ve 124 ada 14 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, davalı tarafın dava konusu taşınmazlarda kesintisiz, nizasız malik sıfatıyla zilyet olmadığını, dava konusu yerde herhangi bir emek ve para sarfı, imar ve ihyasının bulunmadığını, dava konusu taşınmazların kadimden beri Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunu ileri sürerek 128 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın tamamının, 124 ada 14 parselde kayıtlı taşınmazda 1 dönümlük kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... yargılama sırasında; dava konusu taşınmazların babasından kendisine kaldığını, taşınmazlara zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında davalının ölümü üzerine yasal mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2018 tarih 2014/154 Esas, 2018/133 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 124 ada 14 parsel saylı taşınmazda 22.08.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.209,02 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına, çekişmeli 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 16.09.2021 tarih 2019/24 Esas ve 2021/749 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu yerlerden kültür arazisi vasfında olduğu, imar-ihyasının yapıldığı, sınırlarının oluştuğu, bir yerin kamu malı olarak sayılabilmesi için ya kadimden beri bu vasıfta olması ya da ilgili yerin uzun süre kullanılmayarak zilyetlik iradesinin terk ile ortadan kalktığının anlaşılmasının gerektiği ancak dava konusu taşınmazların üzerindeki zilyetliğin davacının murisinden itibaren var olduğu, dava konusu yerlerde TMK ve Kadastro Kanunu'nda belirtilen zilyetlikle kazanım şartlarının Hazine lehine gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazların bir kısmında her ne kadar ... tarafından kamulaştırma yapılmış olsa da dava konusu yerlerde kamulaştırma yapılmadığı gerekçesiyle ... Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer şahıslar aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin davacının murisinden itibaren var olduğu, zilyetliğin terk edilmediği, kamu malı olmadığı gerekçesiyle davacı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin Mahkemece davanın reddine karar verildiği, karar tarihinde maktu vekalet ücretin 9.200,00 TL olduğu, HMK’nın 341/2. maddesinde belirtilen miktarın altında kaldığı, istinaf incelemesine konu kararın istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı, miktar yönünden kesin nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; karayolları aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verildiği halde ... lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmediğini, istinaf taleplerinin değerden reddine karar verilerek incelenmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak vekalet ücretlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayalı olarak Hazine tarafından açılan tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu Sivas ili Gürün ilçesi ... köyünde bulunan 124 ada 14 parsel sayılı 32.571,27 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 128 ada 1 parsel sayılı 2.686,37 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Kaşif oğlu ... adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Yargılama sırasında 2016 yılında ... tarafından yapılan kamulaştırma işlemi ile 124 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ifraz edilerek 124 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 124 ada 35 parsel sayılı 3.150,84 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın yol vasfında olduğu; dava konusu 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ifraz edilerek 128 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 128 ada 7 parsel sayılı 650,02 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın yol vasfında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, kadastro tespit tarihine kadar davalı yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 17. maddelerinde öngörülen zilyetlik ile edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davalı ... tarafından 18.09.2000 tarihinde yaklaşık 35 dönümlük taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak adına tescili istemi ile açılan davada, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.05.2004 tarih 2004/3402 Esas ve 2004/3898 Karar sayılı bozma ilamı ile çekişmeli taşınmazların meradan açıldığı ve davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması üzerine Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2004 tarih 2004/119 Esas ve 2004/121 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğu, meraların zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, ve bu karar 09.02.2007 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Daha sonra yörede 2008 yılında yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucu dava konusu olan taşınmazlar 124 ada 14 parsel ve 128 ada 1 parsel numarasını alarak tarla vasfı ile ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından açılıp ret ile sonuçlanan tescil davasının eldeki dava yönünden kesin hüküm olup olmadığı, davalıyı bağlayıp bağlamadığı hususunda toplanmaktadır.
HMK'nın 303.maddesine göre, bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/119 Esas sayılı davasındaki davacı ile davalının eldeki davanın davacı ve davalısı ile aynı olduğu, fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor sonucu, Gürün Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava konusu bölümler ile dava konusu taşınmazların aynı yer olduğu anlaşıldığına göre Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/119 Esas sayılı dava dosyası eldeki dava yönünden kesin hüküm olacağı ve tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Mahkemece davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulü ile çekişmeli 128 ada 6 parsel ile çekişmeli 124 ada 34 parsel sayılı taşınmaz bölümünün önceki kararda olduğu gibi mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline tescil edilmesi gerekirken hatalı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Kabule göre de davalı ... vekilinin istinaf başvuru talebinin, vekalet ücretine yönelik olduğu ve vekalet ücretinin miktar itibarı ile kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeden reddine karar verilmesi de doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine temsilcisinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ve değerden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz edenler harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.