Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4707 K.2025/3269

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4707 📋 K. 2025/3269 📅 24.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4707 E.  ,  2025/3269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/515 E., 2023/592 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/304 E., 2020/672 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edenler davalı ... ... ... ve vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalı ... mirasçıları ... vd. ile davalı ... vekili gelmediler. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; eşinin kardeşi olan davalı ...'nın paraya sıkışık olduğu dönemde kendisinden yardım istemesi üzerine tefecilik yaptığını bildiği davalı ...'den aylık %15 faizle toplam 150.000,00 TL borç para aldıklarını, ancak borcu vadesinde ödeyemediklerini, davalı ... ...'un kendilerini sıkıştırıp tehdit etmesi üzerine ailesiyle birlikte ikamet ettiği dava konusu 166 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerine ipotek koydurup bankadan kredi temin etmesi için davalı ...'a vekaletname verdiğini, ancak davalı ...'ın bankadan kredi çekemediği, diğer davalı ... adına vekaletname verirse kredi temin edebileceği telkini üzerine notere gittiğini, davalı ...'a sadece taşınmaz üzerine ipotek koydurması için yetki verdiğini zannettiğini ancak davalıların hile ile kendisinden satış yetkisi de içeren vekaletname aldıklarını, davalı vekil ...'un bilgisi ve iradesi dışında dava konusu taşınmazını tanıdığı olan ve emlakçılık yapan diğer davalı ...'a, ...'in de yeğeni olan davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, tüm davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiğini, devir karşılığında herhangi bir bedel de ödenmediğini, davalılar tarafından kandırılarak bir kısım belgelere imza attırılıp borçlu gibi gösterildiğini, davalılar ... ve ... hakkında dolandırıcılıktan suç duyurusunda da bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazı yapılan pazarlık sonucunda 360.000,00 TL'ye satın aldığını, 260.000,00 TL'lik kısmı elden nakit ödediğini, ödediğini bu bedel karşılığında taşınmaz üzerinde 09.04.2015 tarihinde lehine 260.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davacının ipotek işlemini kendisinin bizzat gerçekleştirdiğini, kalan 100.000,00 TL'nin ise davacının satış için kendisine 10.08.2015 tarihinde vekaletname verdiği esnada ödendiğini, ayrıca aralarında düzenledikleri protokolde de bu durumun tutanak altına alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; emlakçlık işi yaptığını, davacı ve diğer davalılar arasındaki ilişkiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, mesleği gereği sürekli alım-satım işi yaptığından taşınmazı daha sonra diğer davalı ...'e devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; ilçesinde yıllardır market işleten saygın bir esnaf olduğunu, birikimleri ile dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, davalıları daha önceden tanımadığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmada tefecilik yapan davalı ... ...'a borcu sebebiyle davacıdan yardım istediğini, davacının taşınmazı üzerine ipotek koydurmak için vekaletname aldığını, ancak bu vekaletname ile kredi çekemediğini, daha sonra davacının yanına gidip bu sefer davalı ... ... adına vekaletname aldığını, davacının ipotek konulması için vekaletname verdiğini zannettiğini, satış yapılacağını bilmediğini, açılan davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya davalı tarafından ibraz edilen 10.07.2015 tarihli "sözleşmedir'" başlıklı belgenin davalının savunmasını ispata yarar olmadığı, geçerli bir satış vaadini içermediği, yine anılan sözleşmede davacının ...'a olan borcunu ödemediğinden bahisle taşınmazı devredeceğinin belirtildiği, oysa davalı ...'un yargılama sırasında taşınmazın bedelini davacıya ödeyerek satın aldığını savunduğu, yine dinlenen tanık beyanları ve davalı ...'ın beyanıyla davacının hile iddiasını ispatladığı, tanık beyanlarıyla davalı ... ile diğer davalılar ... ve... arasında yakın ilişki olduğu ve birbirlerini tanıdıklarının açık olduğu, resmi senetteki satış bedelleri ile taşınmazın gerçek değeri arasında oldukça fark olduğu, davalı ... ile yakın ilişki içinde diğer davalıların durumu bildiği yahut bilmesi gereken kişilerden olduğu, edinimlerinde iyiniyetli olmadıkları, davalı ...'nın ise yargılama sırasında öldüğü, verilen kesin süreye rağmen mirasçılarının davaya dahil edilmediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar ... ..., ... ve ... yönünden ise davanın kabulü ile tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından vekaletnamenin hile ile alındığı ve kötüye kullanıldığı, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri iddiasının kanıtlandığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ... ve...'in istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının okuma-yazma bilen ve aldatılması mümkün olmayan biri olduğunu, rızası ve bilgisi doğrultusunda taşınmazının devredildiğini, davacının satıştan önce bizzat resmi senet ile taşınmaz üzerine ipotek verilmesini kabul ettiğini, davalılar hakkında yapılan ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini, davalı ...'ın dosyada bulunan 10.07.2015 tarihli sözleşmedir başlıklı belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığı konusunda savcılığa şikayette bulunması üzerine imzanın davalı ...’a ait olduğunun ortaya çıktığını, yine bu belgeye davacının da bir inkarının söz konusu olmadığını, Mahkemece "sözleşmedir" başlıklı belgenin satış vaadi olarak değerlendirilemeyeceği şeklindeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının davalıya verdiği vekaletname ile taşınmazın satış işleminin tamamlandığını, davacının ipotek bedeli ve kalan bedeli nakden aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın satışının resmi şekilde tapu kaydına güvenerek gerçekleştiğini, davalının taşınmazı geçerli bir vekaletname ile satın aldığını, iyiniyetli 3. kişi olduğunu, davacının bahsettiği dava dışı olaylardan davalının hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, emlakçılık yaptığından taşınmazı satın aldığını ve satın aldıktan sonra 2 ay boyunca en az 10-15 kişiye taşınmazı gösterip en sonunda davalı ...’e devrettiğini, davacının iddiasını ispatlayamadığını, dinlenen tanık beyanlarıyla vekalet görevinin kötüye kullanılmadığının ortaya çıktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının satıştan önce bizzat tapu müdürlüğüne gelerek taşınmaz üzerine davalı ... ... lehine ipotek verdiğini, ipotek işlemini davacının bizzat yaptığını, yine davacının imzasının bulunduğu 10.07.2015 tarihli "SÖZLEŞMEDİR" başlıklı belgede olayların davacının anlattığı gibi olmadığını, davacının başından beri satıştan haberdar olduğunu ve rızası doğrultusunda satışın yapıldığını, davacı ve davalı ...’ın yakın akraba olup birlikte davalı ... ...’u dolandırdıklarını, davacının iddiasını kanıtlayamadığını, davacının okuma-yazma bildiğinin ortaya çıktığını, dinlenen tanıkların davacının hileyi uğradığından bahsetmediğini, 1978 doğumlu davacının aklı başında biri olduğunu ve dava konusu olayı davalı ... ile birlikte kurgulayıp haksız şekilde kazanç elde ettiklerini, davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu dava konusu 166 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerine ilk olarak 09.04.2015 tarihinde davalı ... lehine 260.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, daha sonra davacının .... Noterliğinin 10.08.2015 tarihli vekaletnamesi ile davalı ...'u taşınmazın satışı hususunda vekil tayin ettiği, vekil ...'un taşınmazı 14.08.20115 tarihinde davalı ...'a, ...'in de 20.10.2015 tarihinde diğer davalı ...'a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ..., ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar ... ... ... vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 29.202,53'er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davalılar ... ve...'den, 29.186,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'tan ayrı ayrı alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.