Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3389 K.2023/6815
1. Hukuk Dairesi 2023/3389 E. , 2023/6815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 04.04.2023
SAYISI : 2021/1367 E., 2022/1335 K.
DAVA TARİHİ : 07.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/41 E., 2020/302 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacı vekili; Hakkari ili, Durankaya-Yenimahalle Mergereş mevkiinde kain 206 ada 14 parsel ile Pigum mevkii 236 ada 12 parsel, Köyüstü mevkii 240 ada 7parsel sayılı davaya konu taşınmazlarda davacının malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazları imar ve ihya ettiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; davaya konu taşınmazların mera vasfında olduğunu, zamanaşımı yoluyla kazanımının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 206 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden, 1988 yılından beri fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanda tarımsal faaliyetin mevcut olduğu, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden tespit edilen taşınmaz miktarı açısından bir engel olmadığı, ancak dava konusu 240 ada 7 parsel ile 236 ada 12 parsel sayılı taşınmazların mera parseli ile bütünlük arzettiği, imar ve ihya edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dava konusu 206 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 15 239,36 m²'lik kısmının davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 240 ada 7 parsel ile 236 ada 12 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili; davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi sebeplere dayalı açılmış tapu iptali ve tescil davası olduğu, çekişmeli 206 ada 14 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 15293.36 m² lik alanında tarımsal faaliyet yapıldığı, sınırlarının mevcut olduğu ancak davaya konu 236 ada 12 parsel ve 240 ada 7 parsel sayılı taşınmazların ise boş, kullanılmamış yerlerden olduğu,mera parseli ile bütünlük gösterdiği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile kararın hükmen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi,3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Hakkari ili, Durankaya-Yenimahalle Mergereş mevkiinde kain 206 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; takbis parsel sorgulama sayfası üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı görülmektedir.
Jeodezi ve fotoğrametri mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ve dava konusu taşınmaz bölümüne ilişkin 1968, 1988 ve 2001 tarihli hava fotoğraflarının incelendiği raporunda, sözü edilen tarihlerde dava konusu taşınmaz bölümünde tarımsal faaliyetin yapıldığı ve sabit sınırların taşınmaz üzerinde mevcut olduğunun belirtildiği, dosyaya ibraz edilen ziraatçi bilirkişi raporunda ise çekişmeli taşınmaz bölümünün yeni sürülmüş olduğu, tarımsal alan olmadığı, zeminin mera vasfında olduğu, sürülü alanın 2018 tarihine kadar sürülmediği belirtildiğinden raporlar arasında oluşan çelişki giderilmemiş, usulünce mera araştırması yapılmamış, tanık ve yerel bilirkişilerin soyut ve yetersiz beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
4. Daha sonra, elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen (teknik) bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
5.Yapılacak keşifte taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirlenmeli, taşınmazın kadim mera olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın dava konusu yerin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera niteliğinde olup olmadığı, geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
6. 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğiyle ilgili önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette ve dava konusu taşınmazın çekişmeli bölümü ile dava konusu olmayan bölümü ve mera parselinin karşılaştırmalı biçimde taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü açıklattırılarak tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlatılmalı, çekişmeli taşınmaz
bölümünün öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmelidir.
7.3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmeli, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi