Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4525 K.2025/3268

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4525 📋 K. 2025/3268 📅 24.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4525 E.  ,  2025/3268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2128 E., 2023/1112 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/277 E., 2022/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı Belediyenin mülga 3030 sayılı Kanun uyarınca devretmekle yükümlü olduğu dava konusu 7722 ada 7, 10 ve 7726 ada 5 parsel sayılı taşınmazları devretmediğini, anılan taşınmazların ilçe belediyelerinin kurulduğu 1981 yılı öncesinden bu yana belediye hizmetlerinde kullanılmakta olup belediyelerinin sorumluluk alanında kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı ... Belediyesi adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olmadığını, 3030 sayılı Kanun'un 2004 yılında yürürlükten kaldırıldığını, mülga Kanun'a dayalı olarak hak iddia edilemeyeceğini, Kanun'da öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların devrinde yetkinin İl İdare Kuruluna ait bulunduğunu ve 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesinde belirtilen devri mümkün olmayan taşınmazlardan olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava konusu taşınmazların ... köyü adına kayıtlı iken davalı Belediyeye devredildiği, söz konusu devrin yolsuz olduğu, dava konusu taşınmazların 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesinde belirtilen taşınmazlardan olmadığı, geçici 2. madde kapsamında ilçe belediyesine devri gereken yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taşınmazlarla hukuki bir bağlantısının bulunmadığını, davalı Belediyenin taşınmazları davacı İlçe Belediyesine devir yükümlülüğü taşımadığını, taşınmazların gecekondu bölgesinde olup 775 sayılı Gecekondu Kanunu ve ilgili mevzuata tabi olan taşınmazlarda yetki ve görevin büyükşehir belediyelerine ait olduğunu, Kanun'un geçmişe etkili olacak şekilde yürütülmesinin mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağını, Kanun'da öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların fiili durumu ile ilgili gerekli incelemelerin yapılmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu ... ili, ... ilçesi, Merkez Mahallesi 7722 ada 7, 10 ve 7726 ada 5 parsel sayılı taşınmazların ... Belediyesi adına kayıtlı iken 03.06.1981 tarihinde tashih işlemi ile ... Belediyesi adına tescil edildiği, "arsa" niteliğindeki taşınmazların üzerinde dava dışı şahıslara ait binalar bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 303.040,24 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.