Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2042 K.2025/3238
1. Hukuk Dairesi 2025/2042 E. , 2025/3238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1708 E., 2025/200 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/215 E., 2024/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalının babası ile amca çocukları olduklarını, kendisi ile davalının babasının murislerinden miras yoluyla gelen dava konusu Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesi, 108 ada 98 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalının babası ... Azınarığ adına tescil edildiğini, ancak bu zamana kadar kendisi ve davalının babası tarafından kullanıldığını, ...'in ise taşınmazı oğlu olan davalıya devrettiğini ileri sürerek taşınmazın 1/2 payını iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından 06.11.2023 tarihinde dava konusu taşınmazın 1/2 payının zilyetliğinin atalarında olduğu ve taksimen kendisine kaldığı ileri sürülmek suretiyle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak tapu iptali-tescil davasının açıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 03.10.2006 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçtiği, davacının davasını hak düşürücü sürede açmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının sabit olduğu, kararın usul ve yasa yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın, taraflara miras yoluyla kaldığını, bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınamayacağını, tanıklar ve bilirkişilerin taşınmazın davacı ve davalı veya davalının babası tarafından, mirastan gelen yer olduğu için 1/2 oranında paylaşıldığını açıkça ortaya koyduklarını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 108 ada 98 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 5.230,29 m² yüz ölçümlü olarak ve tarla vasfıyla ... adına tespit edildiği, kadastro tespit tutanağının 03.10.2006 tarihinde kesinleşmesi ile ... adına tescil edildiği, taşınmazın 13.05.2015 tarihinde satış suretiyle davalı ...'a devredildiği, eldeki davanın ise 06.11.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.