Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1522 K.2025/3149
1. Hukuk Dairesi 2024/1522 E. , 2025/3149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2148 E., 2023/1077 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili, Kozlu ilçesi, ... köyünde bulunan taşınmazın mirasbırakan...'den mirasçılarına kaldığını, kadastro tespiti sırasında davalılar ... ve ...'nin iş birliği içerisinde 124 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 124 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... ve eşi ... adına tespit edildiğini, 124 ada 11 parsel sayılı taşınmazın daha sonra davalı ...’a devredildiğini, davacının 40-45 yıllık bu yer üzerinde yol ve samanlığının bulunduğunu, taşınmazı satın alan ...'ın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davaya konu 124 ada 11 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinden sonra ifraz edilerek dava dışı ...'a satıldığının anlaşılması üzerine davacı vekili öncelikle 19.03.2019 tarihli dilekçe ile ifrazen oluşan 124 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil talebini yinelemiş, 98 parsel yönünden talebin kabul görmemesi halinde taşınmaz değerinin davalı ...'dan tazminini talep etmiş, 16.03.2020 tarihli dilekçe ile ise 98 parsel sayılı taşınmazın yeni maliki olan ...'ın davaya dahil edilmesini, bilahare dahili davalı ...'ın ölü olduğunun anlaşılması üzerine mirasçılarının davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; davanın süresinde açılmadığını, mirasçılar arasında rızai taksim yapıldığını, babası ... tarafından ...’ye bırakılan arsa üzerindeki hissenin ...'ye devredildiğini, ...'nin taşınmazı öncelikle davacı ve oğullarına teklif ettiğini ancak satın almak istememeleri üzerine taşınmazın davalı ...'a satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; mirasbıırakan...’ün sağlığında mirasçılar arasında rızaen taksim gerçekleştirildiğini, taşınmazın babasının vefat ettiği 1989 yılından beri ihtilafsız olarak tasarrufunda olduğunu, davacının dava konusu taşınmazdan yol isteyip verilmemesi nedeniyle dava açtığını, kendisinin babasından kalan taşınmazı kardeşlerinin rızasını alarak tespit ettirdiğini, üzerinde 10 yılı aşkın meyvelerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalılar ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların miras bırakan ... tarafından çocukları arasında paylaştırıldığını, kadastro işlemleri sırasında davacının da bilgisi dahilinde bu paylaşım doğrultusunda işlem yapıldığını, kadastro sırasında davacı adına yazılması gereken yerlerin bizatihi davacının isteği ile oğulları ..., ... ve ... adına tespit edildiğini ve bu hususa edinme sebeplerinde açıkça yer verildiğini, fiili durumun tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, davacıya farklı taşınmazlar verildiğinin tapu kayıtlarıyla görüldüğünü ve davacının davalılardan daha fazla yer aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davaya konu 124 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile 124 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 97 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu, 98 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ...'ın babası ...'a satıldığı, taşınmazların öncesinde ortak mirasbırakan...’e ait olduğu, dinlenen beyanlara göre ...'in taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığı, dava konusu taşınmazları çocukları ..., ... ve ...'ye bıraktığı, bunların haricindeki taşınmazlarının bir kısmını da davacıya bıraktığı, taşınmazı satın alan ... ve ...'ın iyi niyetli oldukları ve TMK'nın 1023. maddesi uyarınca iktisaplarının korunması gerektiği, davanın kanıtlanamadığı, davalı ...'nin kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden pasif hükümet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazların mirasbırakan...'e ait olduğu, ...'in yolun aşağı kısmını oğlu ...'e verdiği, yolun alt kısmındaki yerde de ..., ... ve ...'ın hisseleri olduğu, ancak babalarına ...'ın baktığı için hisselerinden vazgeçtikleri, yolun yukarı kısmında dava konusu olan yeri diğer çocukları ..., ... ve ...’ye bıraktığı, ...’nin Kozlu'da ev yapacağından hissesini kardeşi ...'ye sattığı, ayrıca dinlenen bir kısım tanıkların mirasbırakan ...’in taşınmazlarını paylaştırdığını, yolun alt kısmını ...'e üst kısmını ise ..., ... ve ...'a bıraktığını hatta dava konusu yerin kardeşler arasında paylaşımı için sınır belirlemesini dinlenen bir kısım tanıklara yaptırdıklarını, muhtar, ihtiyar heyeti, bilirkişiler ve davacı ...’ın hazır bulunduğu kadastro çalışmaları sırasında yolun aşağı kısmının ...'a yukarı kısmının ise ..., ... ve ...'a bırakıldığını söyledikleri, dava konusu yerde öncesinde samanhane olduğunun, rençberlik bırakılınca samanhanenin çürümeye başladığının, ...'ün başkasının yerinde kalmasın diyerek çürüyen samanhaneyi aldığının, ...'in bu paylaşımı 1970 ile 1980 yılları arasında yaptığının, çok eskiden yapılan bu paylaştırma sonrası kardeşler arasında bir niza yaşanmadığının, kadastro geçtikten sonra problemler çıkmaya başladığının, ...’nin Almanya'da yaşadığı, ...’ın Kozlu'da oturduğu, dava konusu yerle davacı ...’ın ilgilendiğinin, hayvanlarını burada otlattığının, ...’in, kızına da bir yer verdiğinin, ...'in dava konusu yer, ...'a bıraktığı yer ve kızına bıraktığı yer haricinde başka taşınmazlarının da bulunup bu taşınmazları çocukları arasında paylaştırmayarak ...’a verdiğinin, dava konusu 11 parsel içerisinde bulunan binayı aynı köyde yaşayan ...'ın yaptığının, evi yaparken dava konusu yerin çekişmeli olduğuna dair bilgi sahibi olup olmadığını bilmediklerinin, zaten 11 parselin yanındaki taşınmazın da yine ... 'a ait olduğunun beyan edildiği, husumetin tapu malikine yöneltilmesi gerektiği, ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de aynı şekilde ... yönünden de husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ancak bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediği, sair yönden verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kamu düzeni ile ilgili yapılan inceleme neticesinde hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın davalı ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde mirasbırakan ...'in sağlığında bir kısım yerleri çocuklarına taksim ettiğini, köy yolunun altında bulunan yeri ve eski evi davacıya verdiğini, ... mevkiindeki bir kısım yerleri de çocukları ..., ... ve ...'a verdiğini, kızına da bir parça yer gösterdiğini, daha sonra davacının kardeşlerinden Avaz bölgesindeki taşınmazları para karşılığında satın aldığını, diğer mirasçıların köy dışında yaşamaları nedeniyle yerlerini davacıya sattıklarını, mirasbırakanın tasarrufunun bununla sınırlı olduğunu ve davacıya verilen yeri köy defterine kaydettirdiğini, dava konusu yerin ise mirasbırakan tarafından kimseye verilmediğini ve tüm mirasçılara ait olduğunu, gerçeğe aykırı yapılan tespit sonrasında taşınmazların kaçırılmaya çalışıldığını, satışların muvazaalı olduğunu, taşınmazların nizasız olarak paylaştırıldığı ve her mirasçının taksimi kabul ettiği kanaatine dayalı verilen kararın hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazlar ile birtakım farklı yerlerin paylaştırılmayarak açıkta bırakıldığını, aksinin kabulü halinde davalıların elinde de yazılı belge olacağını ancak davalılar tarafından herhangi bir belge sunulmadığını, tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, davacının samanlığı söküp aldığı beyan edildiğine göre taşınmazın intikalen geldiğini, davacı tanığı ...'ün beyanlarının doğru olduğunu, nizanın tüm köy halkı tarafından bilinmesi nedeniyle aynı köyde yaşayan davalı ...'ın kötü niyetli olduğunu, dava sırasında dahi inşaatı devam ettirdiğini, mirasbırakanın 1982 yılında ölmesine rağmen davacının taşınmazların vergilerini ödeyerek makbuzlarını dosyaya sunduğunu, tanık beyanlarında belirtildiği gibi taşınmazlarla davacının ilgilendiğini, davalıların köyde bulunmadığını, babasına bakan davacının hissesinin fazla olmasının olağan olduğunu, davalı ...'ye husumet yöneltilmesinin doğru olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak mirasbırakanı...'ün 1982 yılında ölümüyle geriye davacı oğlu ..., dava dışı çocukları ..., ..., ... ve davalı oğlu ...'nin kaldığı, davalı ...'ın mirasbırakanın oğlu ...'ın oğlu olduğu, davalı ...'nin ise mirasbırakanın oğlu ...'nin eşi olduğu, davaya konu 124 ada 11 parsel sayılı 3.082,42 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın ... oğlu ...zilyetliğindeyken 13.08.1982 tarihli senetle ...'e satılarak zilyetliğinin devredildiği, ...'ün ise taşınmazı 2000 yılında eşi ...'ye devretmesiyle taşınmazın ...'nin tasarrufunda olduğu belirtilerek davalı ... adına tespit edildiği; davaya konu 124 ada 10 parsel sayılı 1.995,45 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın eşit hisselerle ... oğlu ..., ... ve ... zilyetliğindeyken 1996 yılında hisselerini ...'a hibe ettikleri belirtilerek davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 04.12.2007 tarihinde kesinleştiği, 124 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davadan önce14.08.2014 tarihinde davalı ...'a satıldığı ve davadan sonra 29.09.2014 tarihinde kayıt malikinin talebiyle ifraz edilerek 124 ada 97 ve 98 parsellere dönüştüğü,98 parsel sayılı taşınmazın 30.09.2014 tarihinde ...'ın kardeşi ...'a satıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.