Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3320 K.2025/3140

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3320 📋 K. 2025/3140 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3320 E.  ,  2025/3140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/933 E., 2024/710 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
l. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; muris babaları ...'in 21.05.2018 tarihinde ölümüyle geriye ilk eşinden olma davacı kızları, ikinci eşinden olma davalı oğulları ve torunu ile dava dışı kızlarını bıraktığını, murisin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak bir kısmını satış bir kısmını da ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyündeki 318, 740, 743, 916, 951, 1982, 2315, 2437, 2576 parseller, ... köyü 118 ada 6l ve 142 parseller, ... köyü 583 (yeni 665 ada 7) parsel sayılı taşınmazlarını ikinci eşinden olma davalı oğulları ..., ..., ... ve ...'nin oğlu olan davalı ...'ya temlik ettiğini, varlıklı ve sağlıklı olan murisin taşınmazlarını satmaya ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmaya ihtiyacı ve makul nedeni olmadığını, taşınmazları davalıların kullandığını, satış bedeli ödenmediğini, murisin ölümü sonrası davalıların miras taksimi için davacılar dahil tamamı kadın 7 mirasçının hiçbirini çağırmadıklarını ileri sürerek taşınmazların davalılar adına tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescilini, olmazsa payları oranında tazminat talep etmiş olup cevaba cevap dilekçesinde; adet, gelenek, görenek ve dini inanç kaynaklı olarak murisin kızlarına harçlık ve hediye mahiyetinde cüz'i miktarda para vermesinin kızların miras payını ödediği anlamına gelmediğini belirtmiş, aşamada davalı ... yönünden davadan feragat etmişlerdir.
2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki sebeplere dayanmakla davacı ...'nin davalı erkeklerin öz kardeşi olduğunu, mal kaçırma olayını bildiğini, davalıların ...'den tanık olmasını istediklerini, miras hakkı olarak az miktarda para teklif ettiklerini ancak ...'nin kabul etmediğini ileri sürerek asıl davaya konu aynı taşınmazların davalılar adına tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa pay oranında tazminat talep etmiş olup aşamada davalı ... yönünden davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleştirilen davaya cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde; murise davalıların baktığını, tüm ihtiyaçlarını davalıların karşıladığını, temliklerin bakım amacıyla yapıldığını, satışa konu taşınmazların bedelinin ödendiğini, kızlarıyla sorunu olmayan, çocuklarına eşit şekilde davranan murisin sağlığında adil bir denkleştirme yaparak miras paylarına karşılık kız çocuklarına nakit para ödediğini, davacıların kötüniyetli olduklarını, muris mal kaçırmak isteseydi 2010 yılına kadar beklemesine gerek olmadığını, temliklerin aynı gün yapılmadığını belirterek asıl ve birleştirilen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin, davalılara temlik ettiği taşınmazların sayısı dikkate alındığında bu kadar paraya ihtiyacı olmadığı, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmediği bu sebeple ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanılarak tapu iptali ve tescil hükmü kurulamayacağı, devir karşılığı davalıların ödeme yaptığı savunmasının ispatlanamadığı, murisin sağlığında tüm mirasçılarını kapsar hak dengesini gözeten kabul edilebilir paylaştırma yaptığından ve temliklerin tüm mirasçıların anlaşmasına uygun yapıldığından bahsedilemeyeceği, temliklerin muvazaalı olup bağış amacı taşıdığı, davacıların miras paylarının ihlal edildiği, davacıların davalı ... yönünden davadan feragat ettikleri gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptaline, davacıların miras payı oranında adlarına tesciline, kalan payın davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu işlemlerle davalılara devrettiği taşınmaz sayısının çokça olduğu, devir tarihinde taşınmaz satma ve bakım ihtiyacı bulunmadığı, öte yandan murisin sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde tüm mirasçılarını kapsar bir paylaştırma yaptığı savunmasının ispatlanamadığı, işlemlerin muvazaalı olduğu, satışların da bağış amaçlı olduğundan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği hâlde asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun bu hususta kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davanın feragat nedeniyle reddine, asıl ve birleştirilen davada ıslah öncesi davalı ... yönünden davadan feragat edildiği, ... de kendisini vekille temsil ettirdiği gerekçesiyle davalı ... lehine asıl ve birleştirilen davada ayrı ayrı 9.200,00'er TL vekâlet ücretinin davacılardan tahsiline, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davalılar adına tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; murisin sağlığında miras paylarına karşılık kızlarına nakden ödeme yaptığını, davacıların ihtirazi kayıt ileri sürmediklerini, murise davalıların baktığını, davacı tanığı ve birleştirilen davada davacı ...'in beyanıyla da kızlara yapılan ödeme ve bakım olgusunun doğrulandığını, kararın gerekçesinde murisin kızlarına yaptığı ödemeden bahsedilmediğini, salt taşınmazların çok sayıda olmasının muvazaa iddiasını ispatlamadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; 01.01.1932 doğumlu muris ...'in 21.05.2018 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak dava dışı eşi ... ile eşi Zehra'dan olma çocukları asıl ve birleştirilen davada davalılar ..., ..., ..., birleştirilen davada davacı ... ile murisin kendisinden önce ölen ilk eşi ...'den olma çocukları dava dışı ..., ... ve davacılar ..., ... ve ...'i bıraktığı;
Murisin Sakarya ili, ... ilçesi;
-... Mahallesi 318 parsel ve ... Mahallesi 118 ada 142 parselin tamamını 1/3'er paylarla 20.04.2010 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalılar ..., ... ve ...'e temlik ettiği,
-09.04.2010 tarihli satış işlemiyle ... Mahallesi 740, 743, 916, 1982 parsellerin tamamını davalı ...'e, ... Mahallesi 951, 2315, 2576 parsellerin tamamını davalı ...'e, ... Mahallesi 2437 ve ... Mahallesi 118 ada 61 parsellerin tamamını ...'e ve ... Mahallesi 665 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 3/4 payının tamamını, yine 09.04.2010 tarihli satış işlemi ile davalı ...'e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ..., ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 98.380,34 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.