Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1478 K.2025/3158
1. Hukuk Dairesi 2024/1478 E. , 2025/3158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1773 E., 2023/1597 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/80 E., 2020/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada fer'i müdahil vekili ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... ve ... köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda; ... köyünde bulunan 122 ada 25, 125 ada 11, 126 ada 2, 127 ada 1, 128 ada 5, 128 ada 22, 128 ada 32, 130 ada 53 ve 56, 131 ada 37, 132 ada 2, 138 ada 3, 159 ada 3, 168 ada 19 parsel sayılı taşınmazlar ile ... köyünde bulunan 150 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespitinin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazlar davacıya ait olmasına rağmen davacının kadastro tespiti sırasında sağlık durumu nedeniyle taşınmazların başında bulunamadığını, bunu fırsat bilen davalının taşınmazların kendi adına tespit ve tescilini sağladığını ileri sürerek çekişme konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 04.01.2018 tarihli celsede davacı ..., 128 ada 32 parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davanın kötüniyetle açıldığını, davalı ... tarafından düzenlenen 11.05.2016 tarih ve 135.000,00 TL bedelli çekin tahsili için ... tarafından Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2016/10636 sayılı dosyasında başlatılan icra takibi kapsamında uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, taşınmazların satışı ile davacı ... ve diğer alacaklıların alacaklarını tahsil edeceklerini, asıl davanın kabulü halinde davacının alacağını tahsil etme imkanı kalmayacağını ileri sürerek asli müdahale talebinin kabulü ile açtıkları davanın asıl dava ile birlikte görülmesini ve asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, 11.09.2019 tarihinde icra edilen keşifte davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
2. Asıl davada fer'i müdahil ... Bankası A.Ş. vekili 02.01.2018 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu 130 ada 8, 130 ada 56, 138 ada 3, 168 ada 19 ve 128 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde fer'i müdahil lehine ipotek tesis edildiğini, davalı aleyhine Düzce 5. İcra Müdürlüğünün 2017/1657 Esas ve 2017/28596 Esas sayılı dosyalarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle anılan icra dosyalarında satışın durdurulmasına karar verildiğini, eldeki davanın icra takip dosyaları satış aşamasına geldikten sonra kötüniyetle ve davalıyı borçtan kurtarmak amacıyla açıldığını ileri sürerek davanın 130 ada 8, 130 ada 56, 138 ada 3, 168 ada 19 ve 128 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesiyle; davacının ...'dan alacaklı olmasının dava konusu taşınmazlar üzerinde hak sahibi olduğu anlamına gelmeyeceğini, kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazların davalı adına tescil edilmesi nedeniyle asıl davayı açtığını, kadastro sonucunda yapılan yanlışlık nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının alacağının tahsili için yasal yollara başvurmasının önünde bir engel olmadığını ileri sürerek birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada 128 ada 32 parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer parseller açısından davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne, birleştirilen davada ise talebin dava konusu taşınmazların aynına ilişkin olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl davada fer'i müdahil ... Bankası A.Ş. vekili ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fer'i müdahilin davaya davalının yanında katıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmediği, fer'i müdahilin ise tek başına hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığı belirtilerek fer'i müdahilin istinaf talebinin reddine; birleştirilen dosya davacısı yönünden ise birleştirilen davada asli müdahillik talep eden ...'nın dava konusu taşınmazlar üzerinde hak sahibi olduğunu iddia etmediği nazara alındığında asli müdahale şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı asıl davada fer'i müdahil vekili ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Asıl davada fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 130 ada 8, 130 ada 56, 138 ada 3, 168 ada 19 ve 128 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde fer'i müdahil lehine ipotek tesis edildiğini, davalı aleyhine Düzce 5. İcra Müdürlüğünün 2017/1657 Esas ve 2017/28596 Esas sayılı dosyalarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, Mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle anılan icra dosyalarında satışın durdurulmasına karar verildiğini, eldeki davanın icra takip dosyaları satış aşamasına geldikten sonra kötüniyetle ve davalıyı borçtan kurtarmak amacıyla açıldığını, bu kapsamda davanın 130 ada 8, 130 ada 56, 138 ada 3, 168 ada 19 ve 128 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın kötüniyetle açıldığını, davalı ... tarafından düzenlenen 11.05.2016 tarih ve 135.000,00 TL bedelli çekin tahsili için ... tarafından Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2016/10636 sayılı dosyasında başlatılan icra takibi kapsamında uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, taşınmazların satışı ile davacı ... ve diğer alacaklıların alacaklarını tahsil edeceklerini, asıl davanın kabulü halinde davacının alacağını tahsil etme imkanı kalmayacağını, eldeki davanın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla açıldığı nazara alındığında asli müdahale talebinin yerinde olduğunu, taşınmazların davalı ...'un borçları nedeniyle satışa çıkartılacağı düşünüldüğünde davanın kabulüne karar verilmesiyle birlikte taşınmazların davalı ... adına tescili sonucunda tüm alacaklıların alacaklarını kaybedeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamından; Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... ve ... köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda; ... köyüde bulunan; 122 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 1/2 paylarla ... ve ..., 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/3 paylarla ..., ...r ve ..., 125 ada 11 parsel, 127 ada 1 parsel, 128 ada 5 parsel, 128 ada 22 parsel, 128 ada 32 parsel, 130 ada 53 parsel, 130 ada 56 parsel, 131 ada 37 parsel, 132 ada 2 parsel, 138 ada 3 parsel, 159 ada 3 parsel, 168 ada 19 parsel sayılı taşınmazların müstakilen davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin 14.09.2010 tarihinde kesinleştiği; ... köyünde bulunan; 150 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müstakilen davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin 03.08.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada feri müdahil vekili ile birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada fer'i müdahil vekilinin ve birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80'er TL bakiye onama harcının asıl davada fer'i müdahilden ve birleştirilen davada davacıdan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.