Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3201 K.2025/3111
1. Hukuk Dairesi 2024/3201 E. , 2025/3111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1391 E., 2024/244 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/492 E., 2021/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalıların kardeş olduklarını, tarafların babası ... ...’nın 4 oğluna Kandıra ilçesi, ... Mahallesinde bulunan taşınmazları kadastrodan önce paylaştırdığını ve zilyetliklerini devir ettiğini, davalıların her birine üzerinde ev bulunan 2.916 m2 yer verildiğini, davacıya verilen taşınmazın üzerinde ev olmadığından davacıya diğerlerinden 600 m2 daha büyük taşınmaz verildiğini, yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 191 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, 191 ada 19 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 191 ada 20 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 191 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini ancak davacının taşınmazının bir kısmının 191 ada 21 parsel sayılı taşınmazda bırakıldığını, 191 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin zemin katının tarafların babası ..., birinci katının ise davacı tarafından yapıldığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile her birinin 2.916 m2 olarak tapuya tescilini, davacının malik olduğu 191 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 3.516 m2 olarak tapuya tescilini, 191 ada 21 parsel sayılı taşınmazda evin bulunduğu kısmın davalı ...'ya, 1. katının davacıya ait olduğuna dair tapuya şerh verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında dava konusu 191 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açtıkları davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro işlemlerinin tarafların babası ... ...'nın beyanları doğrultusunda yapıldığını, davalının kadastro yapılırken hazır bulunmadığını bu sebeple davalının kusurlu olmadığını, kadastro işlemlerinin fiili kullanım durumu dikkate alınarak yapıldığını, evin tapu kaydında davacının kullanımında olduğuna dair şerh olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 191 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların öncesinde tarafların babası ... ait iken kadastrodan önce oğulları arasında paylaştırdığı ve fiilen zilyetliği devir ettiği, kadastro çalışmaları sırasında 191 ada 22 parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği, bir kısmının 191 ada 21 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, 191 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin 1. katının davacı tarafından yapıldığı ve kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 191 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 07.12.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 141,95 m2'lik kısmının tapu kaydının 1/2' sinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına, çekişmeli 191 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 22.01.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 983,72 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıtlı 191 ada 22 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, dava konusu 191 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazda 22.01.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 983, 72 m2'lik kısmın, baba ... tarafından oğlu davacı ...’ya verildiği, bu şekilde taşınmazın paylaştırıldığı, halen paylaşım sonucu yerlerin kullanıldığı, paylaşımın bozulmadığı, bu kısmın zilyetliğinin davacıda olması nedeniyle bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ancak çekişmeli taşınmazda 07.12.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda evin bulunduğu (A) harfi ile gösterilen 141,95 m2'lik kısmın baba ...’in beyanları ile sabit olduğu üzere yapılan paylaşım sonucu davalı ...’a kaldığı, halen ... tarafından kullanıldığı, paylaşımın bozulmadığı, taşınmaz üzerindeki evin 1. katının davacı tarafından yapıldığı ve davacının zilyet olduğu, bu hususun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterildiği, davacının evin bulunduğu kısmın tapu kaydının yarısının iptali ile müstakilen davacı adına tapuya tescil talebi ile muhdesat arza tabi olduğundan ayrı tescil karar verilemeyeceği gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 191 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 22.01.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 983,72 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıtlı 191 ada 22 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, geri kalan talepler yönünden davanın reddine, dava konusu 191 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde evin bulunduğu arsadan pay talep ettiklerini ve bu taleplerinin ret edildiğini, beyanlar hanesinin iptali ile evin 1. katının davacıya ait olduğuna dair şerh verilmesi gerektiğini, davacının evinin değerinin davalının evinin değerinden daha yüksek olduğunu, beyanlar hanesinde hangi katın kime ait olduğunun yazılı olmadığını belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kısmen ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına rağmen Mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini, Mahkemece talepten fazlasına hüküm kurulduğunu, davalının hisse oranının hakkaniyetsiz şekilde azaldığını belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kısmen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapuda kaydının iptali ve tescil istemi ile tapunun beyanlar hanesine muhdesat şerhi konulması istemine ilişkindir.
Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 191 ada 21 parsel sayılı 3.202,04 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi suretiyle oluşan tapu kaydı, harici ifraz ve hibe nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki iki katlı betonarme evin, ... evlatları ... ve ...'ya ait olduğuna dair şerh konulmuştur.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 3.527,89 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.