Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1565 K.2025/3126
1. Hukuk Dairesi 2024/1565 E. , 2025/3126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/732 E., 2023/1025 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/397 E., 2021/438 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kandıra ilçesi, ... köyü 130 ada 154, 265, 217, 174, 219; 126 ada 484, 412; 129 ada 183; 163 ada 29, 24; 111 ada 1, 131 ada 151, 128 ada 50, 109 ada 13, 126 ada 499, 126 ada 132, 104 ada 687, 129 ada 141, 129 ada 155; 130 ada 54, 83, 115 ada 104; 114 ada 4, 129 ada 91, 127 ada 127, 107 ada 9, 104 ada 713, 704, 126 ada 37, 129 ada 118, 159; 130 ada 80, 115 ada 1; 130 ada 232, 131 ada 158, 163 ada 48, 112 ada 1; 163 ada 30, 25 parsel sayılı taşınmazların 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına yazıldığını, ne var ki dava konusu taşınmazların davacı ile davalıların murisi ... tarafından zilyet edilen, vefatı ile tüm mirasçılarına intikal eden taşınmazlar olduğunu, davalılar adına yapılan tespitin doğru olmadığını, davacının muristen eklemeli zilyetlik sureti ile intikal eden miras payının bulunduğunu belirterek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacıya muris ...'tan intikalen gelen miras hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare tarihli ıslah dilekçesi ile bir kısım taşınmazın davalılar tarafından 3. kişilere satıldığını belirterek davalılar tarafından davadan önce ya da sonra 3. kişilere satılan taşınmazlar bakımından dava tarihinden itibaren hesaplanacak bedelin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının kadastro tespit tutanaklarında, miras yoluyla gelen hakkından feragat ettiğine dair imzalı beyanı bulunduğunu, yine taşınmazlara ait tahrir kayıtlarının davalı adına düzenlendiğini, davalının çekişmeli taşınmazları uzun yıllardır kullanmakta olup imar ve ihya yolu ile kazandığını, davacı tarafından dava tarihine kadar dava konusu taşınmazlara yönelik olarak herhangi bir talepte bulunulmadığını, dava konusu taşınmazların dava dilekçesinde belirtildiği gibi ...’dan geldiği düşünülse bile uzun süreli fiili kullanımın taksime karine oluşturacağının kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., yargılamanın 2. oturumunda açılan davayı kabul ettiğini beyan edip beyanını imzasıyla tevsik etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı ... davayı kabul ettiğinden, kadastro sonucunda davalı ... adına kayıt edilen 130 ada 154, 126 ada 412, 484,129 ada 183, 130 ada 265, 163 ada 29, 130 ada 217, 219, 174, 163 ada 24 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın kabulünün gerektiği, öte yandan 115 ada 104 parsel sayılı taşınmazın bulunmadığı anlaşıldığından bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği, bir kısım davalıların miras bırakanı ... adına kayıtlı taşınmazlar yönünden ise kadastro çalışmaları başlamadan önce kök muristen kalan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların murisin mirasçıları arasında taksim edildiği, taksim sonucunda davacıya bir adet taşınmaz verilmesi karşılığında kadastro tespitinin yapıldığı dönemde davalıların üzerine yazılan dava konusu olan ve muristen kalan çekişmeli taşınmazlardaki miras hisselerini kendi rızasıyla davalılara bağışladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;
1. Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... Mahallesi 130 ada 154, 126 ada 412,484, 129 ada 183, 130 ada 265, 163 ada 29 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına kayıtlı tapularının ayrı ayrı 1/3'er payının iptali ile iptal edilen payların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazlardaki bakiye payların tapu maliki ... üzerinde bırakılmasına,
2. Dava konusu Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... Mahallesi 130 ada 217, 219, 174, 163 ada 24 parsel sayılı taşınmazlar bakımından toplam 27.038,44 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacı ...'a verilmesine
3. Dava konusu ... köyü 115 ada 104 parsel sayılı taşınmaz bakımından karar verilmesine yer olmadığına,
4. Dava konusu diğer taşınmazlar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... tarafından davacı aleyhine ikame olunan Kandıra Kadastro Mahkemesinin 2007/852 Esas, 2010/81 Karar sayılı kadastro tespitine itiraz davasında davalı ...'ın 04.02.2008 tarihli celse de, "dava konusu taşınmazlar babam ...'tan kalmadır. Bana düşen miras hakkımı kardeşlerim ... ve ...'a veriyorum" şeklinde imzalı beyanının bulunduğu, her ne kadar her iki davada dava konusu edilen parseller farklı ise de davacının söz konusu beyanının eldeki dava için de güçlü delil niteliğinde olduğu, somut olayda davacı ...'ın babasından kalan yerlerdeki hisselerinden 109 ada 24 parsel sayılı taşınmaz karşılığında davalılar lehine feragat ettiği hususunun tanık anlatımları ile doğrulandığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre mirasçılar arasındaki taksimin miras payı oranına denk düşer şekilde yapılmasının zorunlu olmadığı hususu da dikkate alındığında, dava konusu taşınmazların taraflar arasında yapılan fiili ve rızai taksim doğrultusunda davalılar adına yazıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüm tanık ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazlar yönünden yöntemine uygun taksim yapılmadığına dair net beyanlarına rağmen sadece davalı tanığının taksim yapıldığını duyduğuna dair, bizzat görgüye dayanmayan anlatımlarının yargılama aşamasında dikkate alınmasının hatalı olduğunu, Yerel Mahkemenin ret gerekçesinin aksine usulüne uygun taksimin bulunmadığını, sadece davalılar (... ve vefat eden ...) arasında bir paylaşımın söz konusu olduğunu, dolayısı ile tüm tarafların katılmadığı bir taksimin hukuken geçerli olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, sadece bir tanık beyanı ile taksimin varlığından söz edilemeyeceğini, nitekim başkaca diğer tüm deliller ve tanıklar aksini iddia ederken sadece bir davalı tanığının beyanı ile taksim yapıldığını kabul etmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, öte yandan feragatin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceğini, davacının Kandıra Kadastro Mahkemesinde dava konusu olan bir adet taşınmaz için sunduğu beyanın muristen kalan tüm taşınmazlara teşmil edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ...'tan kaldığı, kök murisin mirasçılarının davacı ... ile davalılar ... ve ... olduğu, murisin 23.06.2005 tarihinde vefat ettiği, vefatından sonra kadastro çalışmalarında dava konusu edilen taşınmazların davalılar adına tespitinin yapıldığı, davacının miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak dava açtığı, davalının ise miras bırakan ...'un ölümünden sonra terekesinin usulüne uygun biçimde taksim edildiği, davaya konu taşınmazların davalının miras payına isabet ettiğini ve davacının miras payından davalılar lehine vazgeçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.