Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2443 K.2025/3121
1. Hukuk Dairesi 2025/2443 E. , 2025/3121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1743 E., 2024/3052 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Çaycuma ilçesi, ... köyü 128 ada 11 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, davacının taşınmazına ulaşım sağlayan 128 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazların iddiaya konu bölümlerinin muayyen ve kadim yol niteliğinde olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında zeminde mevcut olan yolun paftasında gösterilmediğini belirterek umumi yol iddiasıyla Çaycuma ilçesi, ... köyü 128 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ve zeminde yol olarak mevcut olan bölümlerinin tapusunun ifrazen iptal edilmesini ve yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
2. Bir kısım davalılar ise aynı içerikli dilekçelerinde; açılan davaya bir diyecekleri olmadığını, davaya konu edilen müşterek maliki oldukları taşınmaz bölümünün kadimden beri yol olarak kullanılmakta olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2014/354 Esas, 2019/247 Karar sayılı kararıyla; davalılara ait taşınmazlardan terkin suretiyle yol oluşturulması talebinin çıkmaz sokak oluşmasına neden olacak mahiyette olduğu, tapulama tekniğine aykırı düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2021/214 Esas, 2022/831 Karar sayılı kararıyla; dava konusu olan ve yol olduğu iddia edilen taşınmaz bölümleri incelendiğinde, 1973 ve 1984 tarihli ... fotoğraflarında zeminde yol çizgisinin belli olmadığı, 1998 tarihli ... fotoğrafında yol izinin tespit edilmesi karşısında tespit tarihi olan 2007 yılı öncesinde iddia edilen bölümde kadim yol bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince talebin, Plansız Alanlar Yönetmeliği’nin 44. maddesi uyarınca parselden terk suretiyle yol oluşturulması ve çıkmaz sokak oluşumuna neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden karar verilmesi suretiyle davanın belirtilen gerekçelerle reddine hükmedilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 01.04.2024 tarihli ve 2023/1223 Esas, 2024/2632 Karar sayılı kararıyla; '' Somut olayda ... fotoğraflarının incelenmesi neticesinde 1973 ve 1998 yıllarına ait görüntülerde, zeminde yol çizgisinin tespit edildiği, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına göre çekişmeli bölümlerin 50 yılı aşkın süredir yol olduğunun anlatıldığı, bir kısım davalıların kabul beyanının da davacı lehine değerlendirilebileceği, tüm bu deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kadim yol olduğu anlaşıldığından davanın kabulü gerekirken, reddinin doğru olmadığı '' belirtilmek suretiyle hüküm bozulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli ve 2024/1743 Esas, 2024/3052 Karar sayılı kararıyla; dava konusu olan ve yol olduğu iddia edilen taşınmaz bölümleri incelendiğinde, 1973 ve 1984 tarihli ... fotoğraflarına göre zeminde yol çizgisinin belli olmadığı, tespit tarihi olan 2007 yılına en yakın nitelikteki 1998 tarihli ... fotoğrafına göre ise yolun belli olduğu, bu tarih öncesinde dava konusu taşınmazlar üzerinde yol izinin bulunmadığı, kadimlik iddiası bakımından yapılan incelemede, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesi bilinmeyen bir zamandan beri yol olarak kullanıldığının ispat edilemediğinin anlaşıldığı, davalıların davacıya yolun kullanılması hususunda komşuluk hukuku gereği rıza gösterdikleri, hal böyle iken dava konusu taşınmaz bölümlerinin kadastro öncesinde kadim yol olmadığının anlaşılması karşısında davanın reddinin gerektiği belirtilerek bozma kararına direnilmesi suretiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm mahalli bilirkişi ve tanıkların çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kadim yol olduğunu beyan ettikleri, incelenen ... fotoğraflarına göre iddiaya konu bölümün yol vasfında olduğunu, Mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle usul yasaya aykırı karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava; kadastro sırasında davalılar adına tapuya tescil edilen taşınmazların bir bölümüne yönelik tapu iptali ve yol olarak terkin istemine ilişkindir.
2. Kadastro sonucu; Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, ... köyü, 128 ada 14 parsel sayılı 165,12 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz davalılar ... ve arkadaşları adlarına müştereken, 128 ada 17 parsel sayılı 337,52 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise davalılar ... ve arkadaşları adına müştereken tapuya kayıt ve tescil edilmiştir.
3. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/5. maddesi gereğince Yargıtay ilgili Dairesinin bozma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına direnildiği taktirde, direnme kararı temyiz edilirse incelemenin kararına direnilen Daire tarafından yapılacağı, Dairenin direnme kararını yerinde görmesi durumunda kararını düzelteceği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme ışığında somut olayda temyiz incelenmesi Dairemizce yapılmıştır.
4. Dosya içeriğine, toplanan delillere, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre 1973 ve 1984 tarihli ... fotoğraflarında dava konusu olan ve yol olduğu iddia edilen taşınmaz bölümleri üzerinde zeminde yol çizgisinin mevcut olmadığı, mahallinde alınan beyanlara göre ise dava konusu taşınmaz bölümlerinin kadim yol olmadığı, davalıların komşuluk hukukundan kaynaklanan muvafakatları doğrultusunda davacı tarafından taşınmazına ulaşmak için kullanıldığı, kaldı ki davacıya ait taşınmazın genel yola bağlantısının bulunduğu, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin komşu taşınmazlara ulaşmaya imkan sağlayan, herkes tarafından kullanılan ve ayırıcı unsurlar içeren kadim yol olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
5. Hal böyle olunca temyizen incelenen direnme kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler direnme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.