İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1067 K.2024/297

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 📁 E. 2020/1067 📋 K. 2024/297 📅 07.02.2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/1067
KARAR NO : 2024/297
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2020
NUMARASI : 2019/184 Esas 2020/21 Karar
DAVA : Menfi Tespit
BAM KARAR TARİHİ : 07/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı borçlu ...'ın ... Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğünde işçi olarak çalıştığını, kendisi ile birlikte aynı iş yerinde çalışan ancak daha sonradan işten ayrılan ve Yenigirne Caddesi üzerinde .... isimli iş yerini çalıştıran ve tefecilik yaptığını öğrendiği davalı alacaklı ...'ten 2015 yılı yaz aylarında paraya ihtiyaç duymuş olması sebebi ile aylık % 15 faizle bir ay içinde parça parça olmak üzere toplam 40.000,00 TL borç para aldığını, davalının boş bir senet imzalattığını, yanlarında kimsenin bulunmadığını, bu 40.000,00 TL dışında davalıdan başkaca para almadığını, davalının boş senedi imzalattıktan sonra miktar kısmını 180.000,00 TL olarak doldurduğunu ve Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğünün 2017/7071 E.sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacının maaşına ve taşınmazına haciz işlemi yapıldığını ve taşınmaz için satış talep edildiğini, Karşıyaka C.Başsavcılığında tefecilik yapmaları nedeniyle şikayetçi olduklarını bildirerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin dayanağı olan 15/12/2016 düzenleme tarihli 15/03/2017 ödeme tarihli 180.000,00 TL bedelli bononun iptaline, % 20 haksız ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın akla, mantığa ve olağan akışa uygun düşmediğini, iddiaların yersiz olduğunu bildirerek, davanın reddini, Karşıyaka 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/113-438 K.sayılı kararının bekletici mesele yapılmasını savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle Karşıyaka 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 gün 2019/113 E.-438 K.sayılı kesinleşmiş kararının değerlendirilmesi sonucunda:
Olay öncesinde davacı ...'nin akrabası olmayan ancak daha önceden tanıdığı davalı ...'in iş yerine giderek paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek borç para istediği, davalı ...'in faiz karşılığı 40.000,00 TL'yi davacıya verdiği, daha sonra eklenen faizi ile birlikte bir ödeme planı yapıldığı, bir miktar taksidin ödendiği, ancak daha sonra davacının beyanına göre çıkan engeller nedeni ile kalan borcun ödenemediği, bu arada davacıya bir senet imzalatıldığı, bunun icraya konulduğu, davalının bu eylemlerinin tefecilik kapsamında kaldığı, nitekim dava ve takip konusu senetten dolayı davalı ...'in yukarıda belirtilen ceza mahkemesi kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 30.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ceza kararının tarafları ve mahkememizi bağladığı, bu durumda tefecilik sonucunda ahlâka, kamu düzenine aykırı olarak düzenlenen bononun geçersiz olduğu, böyle bir sözleşmeden doğan edimin ifasının istenemeyeceği ve bonodan dolayı davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, böylece dava ve takip konusu 15.12.2016 tanzim tarihli 15.03.2017 vade tarihli 180.000,00 TL bedelli bonodan ve fer'ilerinden (takip talebinde belirtilen 5.591,78 TL işlemiş faizden, 540,00 TL komisyon tutarından) dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, davalının kötüniyetli şekilde icra takibi yaptığının sabit olması hususu da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:
I - Davanın KABULÜNE,
Davacının, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2017/7071 E.sayılı icra takibine konu edilen ve takip talebinde belirtilen 186.531,78 TL tutardan dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
İİK.'nun 72/5.madde hükmü uyarınca %20 kötüniyet tazminatı 37.306,35 TL'sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme ile birlikte gerekçeli kararının da yetersiz ve isabetsiz olduğunu, sadece ceza davası sonucuna bakılarak karar yaratılmış olmasının isabetsiz ve hakkaniyetsiz olduğunu, çok hızlı şekilde karara bağlanan istinaf ceza dairesi kararının da yetersiz inceleme sonucu verildiğini, her ne kadar kanun gereği kesin karar olsa da, reddedilen birçok istinaf kararının Yargıtay dairelerinden bozularak döndüğü göz önüne alındığında, söz konusu onama kararının adil olduğunu ve hakikat içerdiğinin söylenemeyeceğini, her ne kadar ceza davasının gerekçeli kararında, müvekkil hakkında ceza verilmiş olsa da, bu cezaya dayanak olan para miktarının ne kadar olduğunun belirtilmediğini, bu durumun tespitinin, mahkemenin konusu olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalıdan 40.000 TL %15 faizle para aldığını, bunu 54.000 TL olarak ödediğini, davalının kendisine boş senet imzalattığını, sonrada bunu 180.000 olarak doldurup icraya koyduğunu, davalının tefecilik yaptığını takibe konu senedin iptaline borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise; davacıya 155.000 TL verdiğini, daha sonra aralarında anlaştıklarını, davacının 180.000 TL lik senedi kendisine verdiğini, tefecilik yapmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davacının tefecilik iddiasına ilişkin olarak; Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarih 2019/113 esas, 2019/438 karar sayılı kararı ile davalının dosyamız konusu senetten kaynaklı tefecilik nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın 30/10/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
TBK’nın 74. maddesi gereği ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp, ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Somut olayımızda; dava konusu senedin tefecilik yoluyla alındığı ceza mahkemesi kararıyla sabit hale gelmiş ise de; davacı taraf dava dilekçesinde ve beyanlarında açıkça davalıdan 40.000 TL aldığını, aldığı bu bedeli 54.000 TL olarak ödediğini ileri sürmüş olup, mahkemece davacının ödemeye ilişkin varsa delilleri değerlendirilerek, eğer ödeme iddiası ispatlanamazsa ispatlanamayan ödeme miktarının takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte bir bilirkişiye hesaplatılıp, bulunacak miktar düşüldükten sonra kalan kısımı ile ilgili borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tamamen kabulü şeklinde hüküm kuruması doğru olmamıştır. (Yargıtay 11. HD nin 2022/5943 esas, 2023/5974 karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır)
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle ve istinaf talebinden sonra da davalının öldüğü anlaşılmakla HMK'nın 353/1-a-4, 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve 2019/184 Esas 2020/21 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahibi davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahibi davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve harç iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 07/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.