Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/645 K.2024/732

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/645 📋 K. 2024/732 📅 26.04.2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2024
DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT
İSTİNAF TALEP TARİHİ :01/03/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ :26/04/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ :26/04/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket görevlilerinin, davacı şirket hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak düzenlemeleri üzerine davalı şirketçe toplamda 7.586.299,73 TL tutarında kaçak elektrik bedeli faturaları tahakkuk ettirildiğini,oysa davacının kaçak elektrik kullanmadığını ve kaçak olduğu ileri sürülen tüketimle ilgili yapılan hesaplamaların da yasal düzenlemeye uygun düşmediğini, bugüne kadar davalı şirketin davacı hakkında icra takibine dahi geçmediğini beyanla, kaçak elektrik bedeline ilişkin faturalar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/01/2024 tarihli dilekçesiyle; dairemizin 21/12/2023 tarih, ... Esas, ... karar sayılı kararı ile tedbirin kendiliğinden kalktığından bahisle davalının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönündeki kararından sonra yargılamada yeni bir durumun doğduğunu, davalının haksız kazanç elde etmek amacıyla davacıya baskı uygulamak için işyeri elektriğini kesebileceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uyarınca tedbirin her aşamada yeniden değerlendirilmesinin mümkün olduğunu, gelinen aşamada davacının işyeri elektriğinin kesilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir isteme zorunluluğun doğduğunu beyanla davacının işyeri elektriğinin dava konusu alacak yönünden kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket personellerinin olay tarihinde davacı şirketin adresindeki sayaç ve tesisat üzerinde yaptıkları kontrol ve inceleme neticesinde kaçak tüketim yapıldığı şüphesiyle sayacın laboratuvara sevk edildiğini, sayacın incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre davacının sayacın gerilimlerine müdahale ederek sayaçtan akım sağladığının tespit edildiğini, bu doğrultuda düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden dava konusu yapılan faturaların mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının delillerle sabit olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili 24/01/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile ;davacının yaklaşık ispat kapsamında haklılığını ispatlayacak delil sunamadığını, mahiyeti itibariyle davacının aynı zamanda haksız fiil teşkil eden kaçak enerji kullanımına ilişkin eylemlerinin kaçak/usulsüz tespit tutanaklarıyla belirlendiğini ve bu tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ayrıca kaçak enerji kullanımının tutanak/video ve tüm delillerle sabit kaldığını, davacının düzenlenen tutanakların ve delillerin aksini ispatlayamadığını, elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının ilgili yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı kaldığını, davacının eyleminin aynı zamanda suç teşkil ettiğini, sayaç ve tesisatlarda tespit edilen müdahaleleri bilerek ve isteyerek yaptığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı 08/02/2024 tarihli kararı ile; "ihtiyati tedbire itirazın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından 01/03/2024 tarihinde sunulan istinaf dilekçesi ile; davacının yaklaşık ispat kapsamında haklılığını ispatlayacak delil sunamadığını, mahiyeti itibariyle davacının aynı zamanda haksız fiil teşkil eden kaçak enerji kullanımına ilişkin eylemlerinin kaçak/usulsüz tespit tutanaklarıyla belirlendiğini ve bu tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ayrıca kaçak enerji kullanımının tutanak/video ve tüm delillerle sabit kaldığını, davacının düzenlenen tutanakların ve delillerin aksini ispatlayamadığını, elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının ilgili yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı kaldığını, davacının eyleminin aynı zamanda suç teşkil ettiğini, sayaç ve tesisatlarda tespit edilen müdahaleleri bilerek ve isteyerek yaptığını belirterek ilk derece mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
Dava; davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle davalı şirketçe tahakkuk ettirilen faturalar yönünden borçlu olmadığının tespiti istemlidir.
Davacı vekilinin eldeki asıl davanın açılmasından evvel Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... D.İş sayılı dosya ile dava konusu uyuşmazlık yönünden davacıya tedbiren elektrik enerjisi verilmesini talep ettiği, adı geçen mahkemece 24/08/2023 tarihli karar ile alacağın %20'sine tekabül eden teminat mukabilinde davacı vekilinin talebinin kabulüne ve davacı şirkete tedbiren enerjinin verilmesine hükmedildiği, söz konusu tedbir kararına süresi içerisinde davalı şirket vekilince tedbir koşullarının oluşmadığından bahisle itirazda bulunulması üzerine mahkemece duruşma açılarak 19/10/2023 tarihli ek karar ile asıl davanın Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması sebebiyle tedbire yönelik itirazı değerlendirme yetki ve görevinin Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğuna ve dosyanın adı belirtilen mahkemeye gönderilmesine karar verildiği ,ilk derece mahkemesince ... E.sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada 02/11/2023 tarihli ara karar ile davalı vekilinin itirazı değerlendirilerek davalının ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine karar verildiği,söz konusu karar aleyhine davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dairemizin ... Esas, ... Karar sayı ve 21/12/2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin ara kararının HMK'nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayı ve 24/08/2023 tarihli tedbir kararının kendiliğinden kalkması sebebiyle davalı vekilinin tedbire yönelik itirazı konusuz kaldığından davalının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde yeniden esas hakkında ara karar tesis edildiği, dairemizin kararından sonra davacı vekilinin bu kez 10/01/2024 tarihli dilekçesi ile oluşan yeni durum karşısında tedbirin her aşamada yeniden değerlendirilebileceğinden bahisle davacının işyeri elektriğinin kesilmemesi yönünde yeni bir ihtiyati tedbir kararının verilmesini istediği, mahkemece dava değerinin %20'si oranında teminat mukabilinde ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile elektriğin açılması yönünde davalıya müzekkere yazılmasına hükmedildiği, tedbir kararına davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine duruşma açılarak 08/02/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
HMK’ nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenerek ihtiyati tedbir kurumu açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir hukuki müsessesi ile davanın açılması ve hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbir kararının kabulü veya reddi ,bir kısım genel ilkeler konulmak suretiyle , hakimin takdirine bırakılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, esas dava ile elde edilmek istenilen hukuki yararın tedbir talebi ile sağlanmaya çalışılması durumunun söz konusu olmadığı, tedbir kararının 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu , davalının tedbir kararına itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen kararda bu anlamda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 26/04/2024
...