Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1581 K.2024/1307

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1581 📋 K. 2024/1307 📅 05.12.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1581 Esas - 2024/1307 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1581
KARAR NO : 2024/1307
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ :ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/09/2024
NUMARASI : 2024/340 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI :
VEKİLLERİ
ALEYHİNE TEDBİR
TALEP EDİLEN
DAVALI
TALEP :Genel Kurul Kararının Butlanı/ İptali
TALEP TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2025
Taraflar arasındaki genel kurul kararının butlanı/iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısında alınan 5 no'lu gündem kararı ile müvekkilinin de aralarında olduğu önceki şirket müdürleri yerine görevlendirilen yeni şirket müdürlerine fahiş miktarda müdürlük ücreti takdir edildiğini, söz konusu kararın batıl olduğunu, butlan koşullarının oluşmadığının kabulü halinde TTK 445 m gereğince yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılığı sebebiyle iptali gerektiğini beyanla söz konusu genel kurul kararının öncelikle butlanına, aksi takdirde iptaline ve kararın uygulanması sebebiyle telafisi güç veya imkansız zarar doğacağından bahisle kararın yürütülmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 11/09/2024 tarihli ara karar ile her ne kadar dava konusu genel kurul kararı yönünden ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de; dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müdür maaşlarının dört ayda iki defa zamma tabi tutulduğunu, ayrıca da ... ve ... her ne kadar müdür olarak görevli iseler de gerçek bir yöneticilik yapmadığını, şirketin gerçek yöneticisi ... ve ... olduğunu, davalı şirketin davacı haricindeki bu üç ortağı, davacı şirket ve şirket yönetiminden dışlayarak kendilerine fahiş maaşları tayin ettiğini, bu yöneticilere zaten 01/01/2024 tarihinde zam yapılmışken genel kurulla kendilerine ikinci bir zam yaptıklarını ve davacıya ödenmesi gereken kar payını şirketten çekip almayı hedeflediğini, davacı davalı şirket ve diğer şirketlerde yönetici olarak görevlendirilmiş ve buralardan ücret almakta iken davacı dahil tüm yöneticilere ve ortaklara ödenen ücretlerin kar payı barındırması, ortaklar arasındaki dengeyi bozmamaktayken bir ortağın dışlanarak diğer ortakların örtülü kar payını kendilerine aktarmaya devam etmeleri, alınan kararın davacıyı kasten zarara uğratma amacından başka bir şey taşımadığının apaçık göstergesi olduğunu, ayrıca da yöneticilerin uyuşmazlığa konu genel kurulda kendilerine tayin ettikleri ücret, dava dilekçesine ekli uzman görüş raporundan da anlaşılacağı üzere davalı şirketin brüt satış karının %19'una tekabül ettiğini, davalı şirket hacmindeki emsal bir şirketin satış karının %19'unu sadece yönetici ücreti olarak ödemesinin akıl alır bir şey olmadığını, davacı, yönetici ortakların fahiş ücret almak suretiyle şirketi hortumlamalarıyla bir yılın sonunda 1.121.043,87 TL net kar payı zararına uğrayacağını, tarafların müdür maaşı öderken kar payı ödemeyi de kararlaştırdıklarına dair mailleri, tüm deliller, finansal tablolar ile davalı şirketin hesap dökümlerinin yeminli mali müşavir tarafından yapılan incelemesini sunmuş bulunduğunu, talep edilen tedbirin, davalı şirket ve yöneticileri açısından da telafisi güç yahut imkansız zararlar doğuracağının da düşünülemeyeceğini, zaten ortaklardan ikisi iktisadi bütünlük içerisinde toplamda 820.000,00 TL net ücret aldığını, yönetici maaşının daha az ödenmesi şirket tüzel kişiliğine de zarar verici olmadığını, alınan karara bakıldığında kararın içeriğinde müdür maaşlarına yapılacak zam oranını belirleme yetkisinin müdürler kuruluna bırakıldığının hemen anlaşılabildiğini, davalı şirketin 03/04/2024 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesinde görüşülüp karara bağlanan "Şirketin müdür seçimi, temsil ve ilzamı ile ilgili daha önce alınmış olan kararların iptal edilmesine, aksi bir karar alınana kadar görev yapmak üzere yapmak üzere şirket müdürü olarak ..., ..., ... ve ..., ortaklardan ...'in muhalefeti ve muhalefet şerhi, diğer tüm ortakların olumlu oylarıyla birlikte oy çokluğuyla seçilmişlerdir." kısmının öncelikle butlanına, bu talep yerinde görülmezse iptaline ve esas hakkında karar verilinceye dek müdürler kurulunun 31/04/2024 tarihli genel kurul öncesindeki hali ile teşekkül ettirilmesi şeklinde yürütmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketin 03/04/2024 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesinde görüşülüp karara bağlanan "Müdürlük görevi sona eren ... ile ortaklardan ... ve ...'e 1 Nisan 2024'ten itibaren ücret ya da huzur hakkı ödenmemesine, 1 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere müdürlerden ... ve ...'a ayrı ayrı aylık net 250.000,00 TL, müdürlerden ... ve ...'e ayrı ayrı aylık net 150.000,00 TL ücret ödenmesine," kısmının öncelikle butlanına bu talep yerinde görülmezse iptaline ve esas hakkında karar verilinceye dek ... ve ...'e ayrı ayrı aylık net 106.400,00 TL ücret ödenmesi şeklinde yürütmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketin 03/04/2024 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesinde görüşülüp karara bağlanan "yeni bir genel kurul kararı alınıncaya kadar müdürlerin net ücretlerine her yıl ocak ayında açıklanan tüfe oranını aşmayacak şekilde makul yuvarlama yapılarak artış yapılmasına ortaklardan ...'in muhalefeti ve muhalefet şerhi, diğer tüm ortakların olumlu oylarıyla birlikte oy çokluğuyla karar verilmiştir." kısmının öncelikle butlanına bu talep yerinde görülmezse iptaline ve esas hakkında karar verilinceye dek yürütmesinin geri bırakılmasına bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/12/02024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -