Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/873 K.2024/203

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/873 📋 K. 2024/203 📅 09.02.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/873 - 2024/203
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/873
KARAR NO : 2024/203
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2022
NUMARASI : 2018/485 E. - 2022/688 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetten Kaynaklı Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/11/2022 tarih ve 2018/485 E. - 2022/688 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 12 adet bankanın 2007-2011 yılları arasındaki bir kısım faaliyetlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri gerekçesi ile Rekabet Kurulu tarafından idari para cezasına mahkum edildiğini, müvekkili şirketin ve devralınan şirket ... A.Ş.'nin davalı bankalardan farklı zamanlarda çok sayıda kredi kullandığını ve mevduat yatırdığını, bu kredilere daha yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını ve mevduat hesaplarına düşük faiz uygulandığını, Rekabet Kurulu kararına konu olan eylemlerden müvekkilinin zarara uğramış bulunduğunu ileri sürerek 4054 sayılı Kanun'un 57 ve 58. maddeleri gereğince şimdilik 100,00.-TL tazminatın davalı taraflardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 16/01/2017 tarihli dilekçesinde, davalılar ... AŞ ve ... AŞ hakkındaki davalarını HMK m. 123 uyarınca şimdilik geri aldıklarını, diğer davalılar hakkında davalarının devam ettiğini, 2 banka yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, müvekkili banka aleyhine açılan davada davacının müvekkili yönünden geri alma talebine bir diyecekleri bulunmadığını ve muvafakat ettiklerini, geri alma sebebiyle vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının geri alma istemine muvafakat ettiklerini, vekalet ücreti talepleri olmadığını, banka yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, Rekabet Kurulu Kararının iptali için idari yargıda açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dayandığı Rekabet Kurulu'nun 08/03/2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararının iptali için müvekkili bankaca gerekil yasal müracaatların yapıldığını, henüz idari yargı kanun yolu aşamasının tamamlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının müvekkili bankadan kullanmış olduğu herhangi bir kredi bulunmadığını, huzurdaki davanın haksız fiil hükümlerine tabi olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davaya dayanak alınan Rekabet kurulu Kararı hakkında taraflarınca iptal davası açıldığını, söz konusu iptal davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili banka ile hiçbir kredi ilişkisi ve sözleşmesi olmayan davacının maddi tazminat talebinin hukuki şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının müvekkili bankadan ticari nitelikli kredi kullandığını, haksız fiil tazminatının söz konusu olabilmesi için davacının zarar gördüğünü ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının dava dilekçesinde yer verdiği iddialarını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Rekabet Kurulu kararının iptali için müvekkili banka tarafından açılan davanın karar düzeltme aşamasında olduğunu, söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının müvekkili bankadan kullandığı ticari nitelikli kredilerin iş bu davanın konusu olamayacağını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, müvekkili banka yönünden genel olarak krediler ve hususiyetle ihtiyaç kredileri yönünden Rekabet Kurulu Kararı kapsamında olmadığını, bu hususun Danıştay 13. Dairesinin ilamında da zımmen kabul edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu Rekabet Kurulu kararında ticari kredilerin soruşturma kapsamı dışında bırakıldığını, davacının herhangi bir tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Rekabet Kurulu kararına karşı açılan davanın bekletici mesele yapılmasını, davacının zararının söz konusu olmadığını, tazminatın koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamaya konu edilen uyuşmazlığın esasına yönelik olarak davacı yanın haksız rekabet nedeni ile tazminat istemine dayanak teşkil eden 08/03/2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararına karşı iptal istemi ile yapılan başvuru üzerine Ankara 2. İdare Mahkemesince iptal talebinin reddedildiği, bu karar aleyhine Danıştay nezdinde temyiz başvurusu yapıldığı, önce temyiz talebinin Danıştay 13. Daire tarafından reddedildiği, bu karar aleyhine karar düzeltme başvurusu üzerine karar düzeltme talebinin Danıştay 13. Dairesi'nin 21.05.2019 tarih, 2016/4017 Esas, 2019/1779 Karar sayılı ilamı ile kabulüne karar verilerek Ankara 2. İdare Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verildiği, bu defa Ankara 2. İdare Mahkemesince karara karşı direnilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 31.05.2021 tarih, 2019/2656 Esas, 2021/1104 Karar sayılı kararı ile direnme kararının bozulmasına karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararına karşı karar düzeltme istemi ise 24/02/2022 tarih, 2021/3539 E, 2022/658 K, sayılı kararı ile reddedildiği, bu anlamda davacının haksız rekabet nedeni ile tazminat talebinin dayanağını teşkil eden davalı bankaların davacının da kullandığı kredi türlerinde kartel oluşturduğu yönündeki iddiasının temelinin ortadan kalktığı, öte yandan iş bu davanın dayandığı Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredileri olduğu, somut uyuşmazlık konusu ticari kredilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, aynı yöndeki davalarda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da (Y11HD., 08/03/2022 tarih, 2020/7124 Esas, 2022/1618 Karar; Y11HD., 28/04/2022 tarih, 2020/8414 Esas, 2022/3556 Karar; Y11HD., 09/06/2022 tarih, 2021/455 Esas, 2022/4679 Karar) benzer istikamette olduğu gerekçesi ile davalılar ... ve ... yönünden HMK m. 123 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava değeri 100 TL olmasına rağmen, AAÜT m.13/2'ye aykırı olarak aleyhe 9.200 TL vekalet ücreti hükmedildiğini, bu nedenle, vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılması gerektiğini, Rekabet Kurulu kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına rağmen esas hakkında karar verilmesinin de usule ve yasaya aykırı bulunduğunu, ayrıca rekabet hukuku konusunda uzman bilirkişilerden bilirkişi raporu alınmadan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporu delili toplanmadan hüküm kurulmasının eksik incelemeyi gösterdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının haksız rekabet davasının dayanağını teşkil eden iddiasının temelinin ortadan kalktığı, diğer taraftan iş bu davanın dayandığı Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredileri olduğu, somut uyuşmazlık konusunun ise tüketici kredileri olmadığı, aynı yöndeki davalarda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde bulunduğu, diğer yandan mahkemece, 16/11/2022 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. Maddesinde sehven "Davalılar ... ve ... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine," yazıldığı, dosya kapsamına göre yapılan hatanın herhangi bir şüphe ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olduğu, hüküm altına alınan vekalet ücretinin AAÜT'nin 13/2 maddesine göre takdir edilen vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği anlaşıldığından 16/11/2022 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmının 6. maddesinin "Davalılar ... ve ... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesine karar verildiği ve gerekçeli karara şerh olunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 247,70‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.