İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/11 K.2024/272

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/11 📋 K. 2024/272 📅 22.02.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/11
KARAR NO: 2024/272
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13.11.2023 Tarihli ek karar
NUMARASI: 2023/982 D. İş - 2023/1009 Karar
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN
DAVA: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen 13/11/2023 tarihli ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili verdiği dilekçede; Genel Kredi Sözleşmesine dayanarak 214.932,15-TL alacağın temini için İİK 257 vd. Maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 13.09.2023 tarihinde, ihtiyati haciz isteminin kabulü ile 214.932,15-TL alacağın temini bakımından İİK 257 vd.maddeleri uyarınca borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının, İcra İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebine dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesinin, mahkemenin Değişik İş dosyasının içerisinde bulunmadığını, ihtiyati haciz isteyen tarafın Genel Kredi Sözleşmesinin aslı veya suretini sunduktan sonra tekrar beyanda bulunmak üzere ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, mahkemenin 13.09.2023 tarihli ve 2023/1009 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, dosyada bulunan 32.240,00 TL'lik teminatın taraflarına ödenmesini, aksi kanaatte olunduğunda teminatın daha sonra tarafınca açılacak istirdat davası sonuçlanana kadar mahkeme veznesinde depo edilmesini ve alacaklı tarafa iade edilmemesini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin alacaklı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 13.11.2023 tarihinde ek kararla; "...somut olayın değerlendirilmesinde, davacı tarafça genel kredi sözleşmesinden kaynaklı 214.932,15 TL alacaklı olduğundan bahisle ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkememizce talebin kabulüne karar verilmiş, aleyhine ihtiyati haciz verilen karara itiraz etmiş, süresinde yapılan itiraz duruşmalı olarak değerlendirilmiştir. İhtiyati haciz talebinin incelenmesinde borçlunun genel kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla kefil olunduğu belirtilmiş ise de talep eden tarafından dosyaya sunulan genel kredi sözleşmelerinde, itiraz edenin kefil sıfatıyla borçlu bulunduğu genel kredi sözleşmesi bulunmamaktadır. Talep edenin dosyaya sunduğu kat ihtarnamesinin incelenmesinde muhatap olarak dosyamızda borçlu gözüken ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin gösterildiği, 221.008,26 TL borcun kat edildiği, borcun kaynağı olarak üye işyeri pos hesabının gösterildiği anlaşılmaktadır. Talepte bulunanın kefalete ilişkin kısmı sehven yazdığı değerlendirilse dahi talepte bulunan tarafından dosyaya üye işyeri pos hesabından kaynaklı alacaklı olunduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmamıştır. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsü olmakla ihtiyati haciz talep edenin üye işyeri pos hesabından kaynaklı alacaklı olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunmadığı..." gerekçesiyle, itirazın kabulü ile 13/09/2023 tarihli 2023/982 d.iş 2023/1009 karar sayılı ihtiyati haciz kararını kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İtiraz eden hakkında ihtiyati hazce dayalı başlatılan takibin ödendiğini ve dosyadaki tüm hacizlerin fek edildiğini, bu nedenle itiraz edenin hukuki yararı kalmadığından itirazın reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin ihtiyati hacze itiraz edenden alacaklı olduklarına dair yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunmadıkları gerekçesiyle itirazın kabulüne karar vermiş ise de söz konusu karar hatalı olup, kaldırılması gerekmekte olduğunu, yine ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebeplerinin İİK'nın 265.maddesinde sınırlı olarak sayıldığını, nitekim davacının itiraz sebebinin de bu maddeki sebeplerden olmayıp, reddi gerektiğini, itiraz edenin itiraz sebebinin de bu maddeki sebeplerden olmayıp, reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmesi ve bu çerçevede yargılama yapılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.11.2015 Tarih, 2015/6390 E. Ve 2015/14544 K.sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın reddi ile ihtiyati haczin devamına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair kararın borçlunun itirazı üzerine kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından kredi borcununu (üye işyeri pos hesabından kaynaklı) ödenmediği gerekçesiyle hesabın kat edilip, kat ihtarının kredi borçlusu şirkete tebliğe çıkartıldığı anlaşılması karşısında, İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Borçlu vekilince ihtiyati haciz kararına dayanak kredi sözleşmesi ve belgelerin sunulmadığı yönünde itiraz edilmiş ise de, alacaklı banka vekilince, mahkeme ara kararı ışığında borçlu şirketin imzasının yer aldığı anlaşılan Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi, kat ihtarı ve diğer belgelerin sunulduğu, buna göre İİK'nın 258/son maddesi gereğince, alacağının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlamış olduğu anlaşılmaktadır. Geçici hukuki koruma tedbirlerinde, alacağın yargılamayı gerektirip gerektirmediğinin bir önemi bulunmamaktadır. Alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması yeterlidir. Somut olayda, hesabın kat edilmiş olması kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir; ayrıca ihtarın tebliğ edilmiş olması aranmaz ise de asıl borçluya gönderilen ihtarın 31.07.2023 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz kararı verildiği tarih itibariyle, alacaklı tarafından İİK'nın 258.maddesi uyarınca alacağın varlığı ve miktarı hakkında yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup, borçlu vekilinin itirazının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüş, bu nedenle alacaklı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin, ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği istinafa konu 13.11.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve sonuçta ihtiyati hacze itirazın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği 13.11.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Borçlu vekilinin ihtiyati hacze yönelik itirazlarının İİK'nın 265. maddesi uyarınca reddine; Dairemizin ret kararıyla birlikte ilk derece mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ihtiyati haciz kararı borçlu yönünden avdet ettiğinden, yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesine yer olmadığına, 2-Alacaklı tarafından yatırılan 739,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 268,85 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde alacaklıya iadesine, 3-Alacaklı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen 738,00 TL başvuru harcı giderinin ve 123,00 TL posta gideri toplamı olan 861,00 TL'nin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya dava sonucuna bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 5.900,00TL vekalet ücretinin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya dava sonucuna bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.