İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/30 K.2024/271

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/30 📋 K. 2024/271 📅 22.02.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/30
KARAR NO: 2024/271
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26.09.2023
NUMARASI: 2023/823 Esas
DAVA: Genel Kurul Kararlarının İptali
Taraflar arasındaki Genel Kurul Kararlarının İptali davası içinde istenilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, birleşen davanın davacı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 07.04.2022 tarihli olağan genel kurul kararları öncesi (eski) yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda şirketin %13 paya sahip ortağı olduğunu, kağıt sektöründe yaklaşık 40 yıldır faal olan davalı şirketin ise 21.09.1984 tarihli ana sözleşme ile kurulduğunu, kuruluşuna ilişkin ilanın 26.09.1984 tarih ve 1102 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 57. Sayfasında yayınlandığını, şirketin hakim hissedarı ...'ın vefatlıyla %97'lik hissesinin eşi ... (%20 hisse) ile çocukları/kardeşler ... (%13 hisse), ... (%13 hisse), ... (%12 hisse), ... (%13 hisse), ... (%13 hisse) ve ...'a (%13 hisse) kaldığını, diğer %3'lük azınlık oyun ise %1'lik eşit paylar halinde şirketin diğer ortakları ..., ... ve ...'ya ait olduğunu, açılan bu davanın davalı şirketin 11.07.2023 tarihli OGK kararlarının iptali için Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/823 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin 11.07.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında oy çokluğuyla alınan kararların tümüyle iptaline, verilecek olası hükmün ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına, şirket işleyişinin devamı ve sıhhati, şirketin ve ortaklığın menfaatlerinin korunabilmesi için ihtiyati tedbir isteklerinin kabulü ile 6102 sayılı TTK.nun 449.maddesi uyarınca 11.07.2023 tarihli olağan genel kurul toplantı ve kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına/icrasının ertelenmesine, bu yöndeki kararların ticaret sicil gazetesinde ilanına, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu 02/11/2023 havale tarihli yönetim kurulu görüş yazısında özetle ; Davacı ...'ın açmış olduğu genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davanın mahkememiz dosyası ile birleştiğini, tensip zaptı ile yönetim kurulu üyelerinin görüşünün sorulduğunu, daha önce ...'ın açmış olduğu davada da görüşlerini bildirdiklerini ve mahkemenin yürütmenin durdurulması talebini reddettiğini, buna göre yönetim kurulunun görüşünün değişmediğini, şirketin büyük ve zorunlu bir yatırımı sürdürdüğünü, bununla ilgili yoğun çalışma tempoları olduğunu, bu yoğun yatırım çalışmaları içinde genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasının şirketi zor durumda bırakacağını, yatırım çalışmalarının sekteye uğrayacağını, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız dava nedeniyle genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde yönetim kurulu üyelerinin görüşlerini sunduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda davacı vekili davalı şirketin 11/07/2023 tarihli genel kurulunda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de ; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması... " gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada davacı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin 11.07.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında oy çokluğuyla alınan kararların tümüyle iptaline, verilecek olası hükmün ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına, şirket işleyişinin devamı ve sıhhati, şirketin ve ortaklığın menfaatlerinin korunabilmesi için ihtiyati tedbir isteklerinin kabulü ile 6102 sayılı TTK.nun 449.maddesi uyarınca 11.07.2023 tarihli olağan genel kurul toplantı ve kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına/icrasının ertelenmesine, bu yöndeki kararların ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin 11.07.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların öncelikle batıl olduğunun tespiti, aksi halde TTK'nın 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptalleri; istinaf başvurusu ise TTK'nın 449. maddesi gereğince dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin dava sonuna kadar durdurulması talebinin reddine dair 07.11.2023 tarihli verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, birleşen dava davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, TTK'nın 449. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine görüşlerini bildirmek üzere tebligat çıkarıldığı, davalı vekilinin 02.11.2023 havale tarihli dilekçe ile beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince de bundan sonra ihtiyati tedbir isteminin değerlendirildiği görülmektedir. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde, 11.07.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptallerine ve bu kararların icrasının geri bırakılması talep edilmiş, bu taleplere ilişkin iddialar ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesi tarafından somut olayda, yaklaşık ispatın, dolayısıyla ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılacak yargılamada mevcut ve toplanacak deliller toplandıktan sonra esas yönünden tüm deliller serbestçe değerlendirilerek sonuca gidilecektir. Asıl davada davacı ...'ın aynı genel kurulda alınan kararlar yönünden açmış olduğu davada istediği ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararına karşı istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu Dairemizin 2023/2225 E 2023/1982 K 07.12.2023 tarihli karar içeriğinde de işaret edildiği üzere; davalı şirketin sermaye arttırımına ilişkin dava konusu genel kurul kararı yönünden, sermaye arttırımının objektif iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığı, şirketin sermaye arttırımına gerçekten ihtiyacı bulunup bulunmadığının ancak şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacağı da gözetildiğinde; dosyanın ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı tarihi itibariyle mevcut durumu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların esaslı yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği, tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hâle geleceği konusunda bu aşamada bir kanaat oluşmadığından ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki değişen delil durumunda talep halinde ilk derece mahkemesince her zaman geçici korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilme olanağı da mevcuttur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.