İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/63 K.2024/423
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/63
KARAR NO: 2024/423
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2023
NUMARASI: 2023/166 E. - 2023/574 K.
DAVANIN KONUSU: Yargılamanın iadesi- Zayi belgesi verilmesi
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda talebin reddine dair verilen karardan sonra davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin kararda yazılı nedenlerle reddine dair verilen ek karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 06..02.2023 tarihli depremde müvekkili bankanın Antakya/Hatay Şubesinin ağır hasarlanarak kullanılamaz hale geldiğini, hizmet binasında bulunan belge ve evrakın tamamının zayi olduğunu, bankanın saklamakla yükümlü olduğu belgelerden; müşterileri ile imzaladığı bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, tüketici kredisi sözleşmeleri, taşıt kredisi sözleşmeleri, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri ile kiralık kasa sözleşmeleri başta olmak üzere her türlü sözleşme, taahhütname, ibraname, beyanname, ihbarname, ihtarname, makbuz, vekaletnameler ve müşterilerden alınan her türlü talimat mektupları, TL ve efektif kasa defteri, ATM'lere ait jurnal dökümleri, müşteri işlemlerine ait dekont ve tutanaklar, bankamatik (ATM) cihazlarını ait kasa giriş-çıkış fişleri, gişe ve terminal fişleri ve ekleri, senet tevdii bordroları, bankamatik ve kredi kartlarının teslim tutanakları, çek hesabı açılışında ve mevcut çek hesabından çek defteri verilmesinde 5941 sayılı Çek Kanunu gereğince çek müşterisinden alınan beyan ve belgeler, diğer bankalar üzerine keşideli çekler (Takasa fiziken ibraz edilmeyen), bankamız üzerine keşideli çekler, zaman aşımına uğrayan mevduat, emanet, alacaklar da dahil olmak üzere müşterilerle imzalanmış her türlü taahhütname, ibraname, beyanname, ihbarname, ihtarname, makbuz, vekaletnameler ve müşterilerden alınan her türlü talimat mektupları, kredi ve istihbarat işlemlerine ilişkin her türlü belgeler, kambiyo işlemlerine ilişkin her türlü belgeler, iade edilmiş teminat mektupları servis föyleri ve asılları, kıymetli evrak defteri, çek işlemleri merkezlerinden alınan çeklere ait tutanaklar, ATM'lerde kalan bankamatik ve kredi kartlarının teslim tutanakları, tahsil ve teminat senetleri, yasal mevzuata göre alınan taahhütname ve formlar, niteliği bilinemeyen belgeler (saklama yükümlülüğü bulunan), ekli listede Bankacılık faaliyetinin yürütümü sırasında müşteriler ve üçüncü kişiler ile imzalanan sair tüm belgelerin zayi olduğunu, TTK'nın 82/7. maddesi gereği yukarıda yer verilen belge ve defterler için zayi belgesi düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek, hizmet binasının ağır hasarlı, içine girilemeyecek durumda ve yasal otoriteler tarafından yıkılması/enkaz kaldırılması beklenmesi nedeni ile içerisinde zayi olan ve yukarıda niteliğine yer verilen belge ve defterler hakkında, Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesi gereğince zayi belgesi düzenlenmesi talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesinde belirtilen ve kullanılmaz hale geldiği iddia olunan belgelerin somut olarak hangi yıllara ait olduğunun, tarih sayı ve numaralarının belirtilmediği, evrakların dökümünün somut açıklamalı olarak yapılmadığı, bu belgelerin Antakya şubesindeki işlemlerle ilgili olarak kullanılmış olup olmadıklarının anlaşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu, Dairemizin 15.09.2023 tarih ve 2023/1712-1370 E.K. sayılı kararı ile esastan reddedilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuştur. Yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili, talep dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihindeki deprem felaketi nedeniyle bir çok şubenin hasara uğradığını, bu şubelere ilişkin zayi belgesi alındığını, bu davada talep edilen zayi belgesi talebinin reddine karar verildiğini, ancak deprem sonucu Antakya/Hatay Şubesindeki belgelerin zayi olduğunu, buna rağmen mahkemece hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, kararda depremin etkisinin dikkate alınmadığını, olaya ilişkin olmayan bir kararın emsal alınarak talebin reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurduğunu, deprem nedeni ile yıkıntılar içerisinden herhangi bir evrakın kurtarılamadığını, ticari defter ve belgelerin somut açıklamasının yapılmadığına ilişkin ret gerekçesinin hatalı olduğunu, banka tarafından temin edilebilen belge envanteri listesi ve eklerinin ilk derece mahkemesine ibraz edilmesine rağmen "somutlaştırmama" gerekçesi ile işin esasına girilmeksizin talep hakkında hukuki değerlendirme yapılmadan verilen red kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, emsal Yargıtay içtihatlarında da hangi belgelerin zayi olduğuna ilişkin genel ifadeler dışında açıklama yapılmadığından bahisle ilk derece mahkemesince verilen red kararını bozduğunu, HMK kapsamında mahkemece gerekli görülen delillerin toplanabileceğini, benzer şubeler için yapılan taleplerin mahkemelerce kabul edildiğini, bu kararlarda binaların ağır hasar alması nedeniyle içine girilemediğine işaret edilerek belgelerin zayi olduğunun kabul edildiğini, sıradan bir zayi dosyası olarak ele alınamayacak davanın bu yönü ile ele alınarak tekrar değerlendirilmesi gerektiğini, HMK'nın 375/1-ç bendindeki yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması nedeni ile yargılamanın iadesi talep edildiğini, kararın kesinleşmesinin ardından yıkımın gerçekleşmesi sonucunda müvekkil bankanın hiçbir koşulda belge kurtarma imkanı kalmadığını ve artık verilen kesin hükmün gerçeği yansıtmadığından yeniden yargılama ile oluşabilecek mağduriyetin önlenmesi gerektiğini ileri sürerek, yargılamanın iadesinin kabulü ile zayi belgesi verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı vekili HMK M.375/1-ç bendi gereğince; yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması nedeni ile yargılamanın iadesi talep etmiştir. Mahkememizce talep ve dosyanın incelenmesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 375.madde (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Hükmünde yargılamanın iadesi sebeplerini tahdidi olarak saymış olup davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin bu sebeplerden hiçbirine girmediği... " gerekçesiyle davacının yargılamanın iadesi talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talep dilekçesini aynen tekrar ederek, 06.02.2023 tarihli depremde yıkılan Antakya şubesindeki belgelerin zayi olduğunun tespiti talepli dava açıldığını, depremden etkilenen diğer illerdeki şubeler için açılan davalarda taleplerin kabul edildiğini, bu talebin ise reddedildiğini ve ret kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi nedeniyle yargılamanın iadesinin istenildiğini, ancak mahkemece hatalı gerekçe ile talebin reddine karar verildiğini, mahkemece farklı bir olay hakkındaki Yargıtay kararı esas alınarak talebin reddedildiğini, bu nedenle kararın yargılamanın yenilenmesi sureti ile kaldırılmasının istenildiğini, talebin reddinden sonra, dava açılış tarihi itibari ile ağır hasarlı olan şube hizmet binasının tamamıyla yıkıldığını ve bu binadan belgelerin alınması imkanının kalmadığını, zayi belgesi verilmesine ilişkin karar kesin hüküm teşkil etmediğinden her zaman iptalinin talep edilmesinin mümkün olduğunu, HMK'nın 375/1-ç bendi gereğince, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması nedeni ile yargılamanın iadesi talep edildiğini, banka şubesinin tamamen yıkılması nedeniyle tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin zayi olduğunu, yıkım nedeniyle evrakların kurtarılması ve listelenmesi imkanının kalmadığını, bir çok mahkeme kararında benzer durumlarda zayi belgesi verildiğini, Bu nedenle yargılamanın iadesi talebinin reddine dair 13.12.2023 tarih ve 2023/166 Esas - 2023/574 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına ve yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile zayi belgesi verilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, HMK'nın 374 vd. maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından hasımsız şekilde zayi belgesi talepli dava açılarak, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde yıkılan Antakya şubesindeki defter ve belgelerin zayi olduğu, yıkıntı nedeniyle belgelerin kurtarılamadığı ve hangi belgelerin zayi olduğuna ilişkin tespit yapılamadığı gerekçesiyle, tüm belgelerin zayi olduğunun tespiti talep edilmiştir. Mahkemece, zayi olan belgelerin somutlaştırılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf başvurusu dairemizce incelenerek reddedilmiştir. Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 02.03.2017 tarih ve 2017/53-2822 E. K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere, HMK'nın 374.maddesi uyarınca yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarında veya yanlışlıklarından dolayı, maddi anlamda kesinleşen hükmün ortadan kaldırılmasına ve daha önce kesin hükme bağlanan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Maddi anlamda, kesin hüküm gücü bulunmayan kararlara karşı, (örneğin; çekişmesiz yargıda verilen son kararlar) yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz. Yargılamanın iadesinin talep edilemeyeceği kararlar maddi anlamda kesin hüküm gücüne sahip olmayan kararlardır. Buna göre, kendilerine karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulamayacak kararlar arasında çekişmesiz yargıda bulunan kararlarda bulunmaktadır (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuk Dersi Kitabı, Yetkin Yayınları 2017 sayfa: 577). Çekişmesiz yargı kararları, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden bu kararlara karşı yargılamanın yoluna gidilemez (Prof. Dr. Ejder Yılmaz Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Değiştirilmiş ikinci baskı, Yetkin Yayınları sayfa:1586). Öğretideki bu görüşler ve anılan Yargıtay kararı ışığında, HMK'nın 382/1.e.1 maddesine göre çekişmesiz yargı işi olan zayi belgesi verilmesi talebine karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulamayacağı sonucuna varılmıştır. Bir an için aksi düşünülse bile, davacı HMK'nın 375/1.ç maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebinde bulunmuştur. Anılan maddede, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması yargılamanın iadesi sebebi sayılmıştır. İlk derece mahkemesince belirlendiği üzere, davacının HMK'nın 375.maddesinde sayılan yargılamanın iadesi nedenlerini yerine getirmediği, talep dilekçesinde, hangi belgelerin zayi olduğunun belirtilerek somutlaştırılmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin, yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesine ilişkin talep hakkında ilk derece mahkemesince verilen ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.03.2024