İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/786 K.2025/753
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/786 Esas
KARAR NO: 2025/753 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/371 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 10/03/2025 (Ara Karar Tarihi )
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
DAVA: Sözleşmenin İptali
TALEP: İhtiyati tedbir
KARAR TARİHİ: 02/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesi ile; HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca değişen durum ve koşullara göre tamamının davalı şirkete ait olduğunu, dava konusu ... A.Ş. Bünyesinde hizmet veren, faaliyette bulunan eğitim kurumlarının, yani ... Kampüsü ile ... Koleji ... Kampüslerinin, bu kampüsler içindeki okulların (anaokulu, ilkokul, ortaokul, anadolu lisesi vs) ve bu okullara ait Milli Eğitim Bakanlığı işletme ruhsatlarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/03/2025 tarih ve 2023/371 Esas sayılı Ara Kararında; "Dosyanın incelenmesinde davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edildiği, bu talebine ilişkin mahkememizin 02/06/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, mahkememiz ara kararının davacı vekili tarafından istinaf edildiği ve İstanbul BAM. 13. HD.'nin 28/09/2023 tarihli 2023/1539 E. 2023/1372 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmış olup, mahkememizce bu hususta daha önce karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek yerinde görülmüştür...."gerekçesi ile, ''İhtiyati tedbir talebinin, mahkememizce daha önce bu hususta karar verildiğinden YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbir taleplerinin esasının incelenerek kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir taleplerinin mahkemenin 02.06.2023 tarihli ara kararıyla reddedilmiş olması ve bu karara yönelik istinaf başvurumuzun reddedilmiş bulunmasının değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesine ve taleplerinin esasının incelenerek kabulü yönünde karar verilmesine hukuki engel teşkil etmeyeceğini, ihtiyati tedbir kararlarının dava sonuna kadar geçici hukuki koruma sağlamaya yönelik kararlar olduğunu, durum ve koşulların değişmesi durumunda yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceğini ve ihtiyati tedbire karar verilebileceğini veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarının da değiştirilebileceğini veya ortadan kaldırılabileceğini, bu nedenle mahkemenin dava açıldıktan sonra değişen durum ve koşullar sebebiyle ihtiyati tedbir taleplerinin esasını incelemesi ve ihtiyati tedbir talep etmekte haklı olduklarından taleplerinin kabulü yönünde karar vermesi gerektiğini, yasal hükümlere ve istinaf mahkemesinin gerekçelerine göre; değişen durum ve koşullar sebebiyle yeniden talep edilen ihtiyati tedbir hakkında, karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesinin mümkün olmadığını, Somut olayda değişen durum ve koşullara göre ihtiyati tedbir talep etmekte haklı olduklarını, HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati tedbir şartlarının tümünün gerçekleşmiş bulunduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Dava dilekçesinde; ... AŞ, ... Ltd. Şti. (yeni ünvanı ... Ltd. Şti.), ... Ltd. Şti. (yeni ünvanı ... Ltd. Şti) Şirketlerine ait hisselerin devriyle ilgili 01.06.2022 tarihli sulh ve ortaklık sözleşmesinin kesin hükümsüzlük (TBK m.27), aşırı yararlanma (TBK m.28), yanılma (TBK m.30 vd), aldatma (TBK m.36), korkutma (TBK m.37 vd) hukuki sebeplerine dayanılarak FESİH-İPTALİ istenildiğini, Davalı şirketin dava açıldıktan sonra davayı sonuçsuz bırakmak ve dava sonunda verilecek kararı etkisiz kılmak amacıyla dava konusu ... Ltd. Şti'ye (yeni ünvanı ile ... Ltd. Şti.'ye) ve ... AŞ'ye ait eğitim kurumlarını ruhsatlarıyla birlikte art niyetli olarak planlı ve hızlı bir şekilde elden çıkarmaya, şirketlerin içini boşaltmaya, aktif malvarlıklarını sıfırlamaya, malvarlıklarını kaçırmaya çalıştığını, davalı şirketin bir taraftan malları kaçırarak aktifi sıfırlarken, diğer taraftan SGK prim borcu, vergi borcu, işçi alacakları vs borçları ödemeyerek pasifi artırdığını, söz konusu şirket ve kurumları borç batağına sürüklediğini, dava konusu şirketlerden ... Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) bünyesinde hizmet veren; a.) ... Merkezi b.) ... Kurs Merkezic.) Halkalı / ... Merkezid.) ... Kurs Merkezi e.) ... Merkezi isimli 5 adet kurs merkezi bulunmakta iken dava açıldıktan sonra davalı işbu kurs merkezlerinin tamamının ruhsatlarıyla birlikte dava dışı üçüncü kişilere devredildiğini, söz konusu şirkete ait tüm malları kaçırarak şirketin içini tamamen boşalttığını, şu anda şirketin herhangi bir malvarlığının bulunmadığını, davalı söz konusu şirkete ait SGK prim borçları, vergi borçları, üçüncü kişi borçları, iş akdi sonlandırılan personelin alacakları vs hiç bir borcu ise ödemediğinden adı geçen ... Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.)'nin şu anda borç batağında olduğunu, bu şirket yönünden mallar tamamen kaçırılmış, ihtiyati tedbire konu olabilecek herhangi bir malvarlığının kalmadığını, amamen sıfırlanmış olduğunu ve bu şirketle ilgili herhangi bir ihtiyati tedbir taleplerinin bulunmadığını, Dava konusu şirketlerden ... A.Ş,'ye gelince; davalı şirketin elinde yalnızca bu şirket bünyesinde faaliyet gösteren ...Beylikdüzü Kampüsü ile ... Kampüsü'nün kaldığını, bu okulların davalının elinde kalan son malvarlığı olduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ... AŞ bünyesinde faaliyet yürüten eğitim kurumlarını (... Kampüsü ile ... Kampüsünü) ruhsatlarıyla birlikte satışa çıkardığını, satış işlemlerini davalı şirket adına ...'nun yürüttüğünü ve teklifler topladığını, alınan duyumlara ve edinilen bilgilere göre ... sahibi ...'in ... Kolejleri Merkez Yapılanması (...) ve Sınav Eğitim Kurumları Genel Merkezi ile görüşmeler yaptığını ve adı geçenler tarafından teklifler sunduğunu, satış için pazarlıklar yaptığını, söz konusu okulların da satılıp elden çıkarılmasının an meselesi olduğunu, bu durumun tüm özel okullar camiasında bilindiğini, müvekkil davacının söz konusu okulların 01.06.2022 tarihli protokol öncesinde genel müdürlüğünü yapmış olduğunu, teklif veren veya vermeyi düşünen bir kısım kişilerin müvekkil davacıyı telefonla arayarak söz konusu okullarla ilgili bilgi sorduklarını, bu okulların başkalarına satılıp devredilmesi durumunda davalının son mal varlığını da elinden çıkarmış olacağını, bu aşamadan sonra verilecek davanın kabulüne dair kararın hiç bir surette infaz kabiliyeti ve davacıya herhangi bir yararının olmayacağını, davayı kazanmış olsa dahi müvekkil davacının eline söz konusu şirketlerin borçlarından başka hiçbir şeyin geçmeyeceğini, müvekkilin haklarının derhal ve ivedilikle korunması için, davalı şirkete ait olan ve dava konusu ... Kurumları AŞ bünyesinde hizmet veren ... Beylikdüzü Kampüsü ile ... Kampüslerinin, bu kampüsler içindeki anaokulu, ilkokul, orta okul ve anadolu liselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati tedbir şartlarınıntamamen gerçekleşmiş olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen karar verilmesine yer olmadığı kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talepleriinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İhtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesi gerektiğini, somut olaydaki durum ve koşulların ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesini gerektirdiğini, ihtiyati tedbir kararının hangi hallerde teminatsız verilebileceğinin 6100 sayılı HMK'nın 392/1 maddesinde belirtildiğini, bu hallerden birisinin de durum ve koşulların gerektirmesi olduğunu, somut olayda durum ve koşulların ihtiyati tedbir kararının teminat alınmaksızın verilmesini gerektirdiğini, yine somut olayda davanın mahiyeti, davalının ilk ortaklık ilişkisinin başladığı 16.07.2021 tarihinden itibaren dava konusu şirketlerin tamamını bedelsiz veya çok cüzi bir bedelle ele geçirebilmek amacıyla planlı ve art niyetli tutum ve davranışlar sergilemesi, bu kapsamda ilk ortaklık ilişkisinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi, 10.000.000 TL hisse devir bedelinin yalnızca 500.000 TL'lik kısmını ödeyip kalan 9.500.000 TL'lik kısmını ödememesi, davacı ortağın yönetim yetkisine ortaklık sözleşmesine ve hukuka aykırı şekilde müdahale ederek davacı ortağı yönetim işlerinde etkisiz ve işlevsiz kılması, davacı ile iletişim kurmaktan, çözüm amaçlı e-maillerine cevap vermekten ve sorunları çözmekten sürekli kaçınması, yönetim işlerini kilitlemesi, davacı ortağı ortak şirketler adına herhangi bir iş yapamaz ve tasarrufta bulunamaz hale getirmesi, çalışan personele kötü davranarak, mobbing uygulayarak, ortaklık sözleşmesine aykırı talimatlar vererek, maaşlarını ödemeyerek, ödenmesini engelleyerek, bir kısım personeli de haksız ve hukuka aykırı şekilde işten çıkararak ortak şirketlerin işleyişini ve çalışma düzenini bozması, organik bağ içinde olduğu ...'ya ait ..., ... ve ... şirketleri aracılığı ile tarafların %50'şer ortak oldukları ... AŞ, ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. (... Ltd. Şti) aleyhine gerçek bir ticarete dayanmayan ve ürün teslimi olmayan fiktif faturalar düzenlettirmesi, bu faturaları şirket kayıtlarına işleyerek ve faturalara itiraz edilmesini engelleyerek ortak şirketler aleyhine icra takibi yapılmasını sağlaması, ve yine icra takiplerine itiraz etmeyerek ve itiraz edilmesini engelleyerek takiplerin kesinleşmesini ve ortak şirketlere ait okullarda hukuki ve fiili hacizler yapılmasını sağlaması, ortak şirketlerin ticari faaliyetini engellemesi, çalışamaz ve iş yapamaz hale getirmesi, mali durumlarını kötüleştirmesi, ödemeler dengesini bozması, borca batık hale gelmesini sağlaması, davacıyı mali ve ekonomik yönlerden bitirerek, aile düzenini ve psikolojisini bozarak, çok zor durumda ve çaresiz bırakarak kendi hazırladığı ve dayattığı dava konusu 01.06.2022 tarihli sözleşmeyi imzalamaya mecbur bırakması, davacıyı 01.06.2022 tarihli sözleşmeyi imzalamaya mecbur bırakan ortam ve şartların bizatihi davalı tarafın art niyetli, planlı, haksız ve hukuka aykırı tutum ve davranışlarıyla, eylem ve işlemleriyle oluşturulmuş olması dikkate alındığında somut olayda teminat alınmamasını gerektiren durum ve koşulların oluştuğunun görüleceğini, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının teminat alınmaksızın verilmesi gerektiğini, her ne kadar müvekkil davacının adli yardım talebi reddedilmiş olsa dahi müvekkil davacının adli yardıma muhtaç bir durumda olduğunu, mali ve ekonomik durumu itibariyle teminat bedeli ödeyecek durumda olmadığını, bu hususun da dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararının teminatsız verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, sözleşmenin iptali ve muarazanın men’i, bu taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmaması halinde ise sözleşmeden doğan zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya iadesi istemi ile açılan davada dava konusu ... A.Ş. Bünyesinde hizmet veren, faaliyette bulunan eğitim kurumlarının, yani ... Koleji Beylikdüzü Kampüsü ile ... Kampüslerinin, bu kampüsler içindeki okulların (anaokulu, ilkokul, ortaokul, anadolu lisesi vs) ve bu okullara ait Milli Eğitim Bakanlığı işletme ruhsatlarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin, mahkemece daha önce bu hususta karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesi ile de ihtiyati tedbir talep ettiği, ilk derece mahkemesi 02/06/2023 tarih ve 2023/371 Esas sayılı ara kararı ile; ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacı tarafın istinaf başvurusunun dairemizce incelendiği, dairemizin 28/09/2023 tarih ve 2023/1539 Esas- 2023/1372 Karar Sayılı kararımız ile;''.... Bu hali ile, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabileceği,'' gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, dairemiz karar tarihinden sonra davacı tarafça yeniden ihtiyati tedbir talep edildiği, değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesinde yasal bir engel olmadığı, talep tarihindeki delil durumuna göre mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, mahkemece, yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilip karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/371 Esas ve (Derdest Dava Dosyası) 10/03/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.