İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1854 K.2025/1732
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1854
KARAR NO : 2025/1732
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/07/2025
NUMARASI: 2025/333 Esas - 2025/678 Karar
DAVANIN KONUSU: Şirkete Kayyım Atanması
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, fer'i müdahil tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %10 oranında, kardeşi olan...'ün %10 oranında, vefat eden babaları ...'ün ise %80 oranında hissedar olduğunu, babaları ...'ün aynı zamanda şirketin tek yetkili müdürü olduğunu, babalarının ölümünden sonra şirket ortaklarının iki kardeş olarak bir araya gelip şirket yöneticisi seçemediklerini, bu bağlamda şirketin organsız kalması nedeniyle TMK'nın 427/4. maddesi gereğince şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Feri müdahil..., sunmuş olduğu beyan dilekçesi ve duruşma sırasındaki beyanında özetle; kardeşi olan davacının İtalya'da yaşadığını, şirketle ilgilenmediğini, bu nedenlerle bir araya gelip yönetici seçemediklerini, mahkemece her iki ortağın yönetici olarak atanmasına veya şirket muhasebecisi olan...ın yönetici olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacının ortağı olduğu davalı şirketin münferit yetkilisi olan ...'ün vefat etmiş olması ve şirket ortaklarının yönetici seçememeleri nedeniyle şirketin organsız kaldığı, tarafların tayin edilecek kayyım hususunda anlaşamamaları nedeniyle mahkememizce resen mali müşavir İpek ...'ın atanmasına ve böylece TMK.427/4.maddesi gereğince organ eksikliğinin giderilmesine (YARGITAY 11. HD. 2022/1527 Esas 2023/4874 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere) karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak .." gerekçesiyle, sabit görülen davanın kabulüne, davalı İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...5 sicil numarasında kayıtlı ... Turizm ve Tekstil San. ve Tic. Şti.'ne TMK'nın 427. maddesi gereğince yeni yönetici seçilene kadar yönetim kayyım olarak mali müşavir İpek ...'ın atanmasına, kayyımın emek ve mesaisine karşılık kendisine aylık 20.000,00 TL ücret takdirine, altı aylık yönetim kayyımlığı ücretinin mahkeme veznesine depo edilmesi için davacı vekiline dört haftalık süre verilmesine, ücret yatırıldığında kayyımın göreve başlamasına, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, fer'i müdahil tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Fer'i müdahil, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın babalarının ölümünden sonra şirket ortaklarının bir araya gelerek şirket yöneticisi seçemediklerini bu bağlamda şirketin organsız kalması nedeniyle TMK'nın 427/4. maddesi gereğince şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava ettiğini, asli müdahale talebinde bulunulduğunu ancak mahkeme tarafından feri müdahil olarak davaya kabul edildiğini, davanın kabulü ile yönetim kayyımı olarak mali müşavir İpek ...'ın atanmasına karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava ile ilgili iddiaların asli müdahale dilekçesinde dile getirildiğini, mahkemenin 09.05.2025 tarihli ara kararı ile davaya katılmasına yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu, ara karardan rücu edilerek asli müdahil olarak davanın kabulünü talep ettiğini, feri müdahil olarak kabulü halinde bağımsız hareket etmeyi sağlayan bir hak olmadığını, karşı tarafla birlikte hareket etmesinin mecbur bırakıldığını, feri müdahil olmasının davaya hiçbir katkısının olmayacağını, davanın şirketin münferit yetkilisi olan ...'ün vefat etmiş olması ve şirket ortaklarının yönetici seçememeleri nedeniyle şirketin organsız kaldığı, tarafların tayin edilecek kayyım hususunda anlaşamamaları nedeniyle gerekçe belirtildiğini, öncelikle davacının şirkete müdür atanması ile ilgili herhangi bir talebinin olmadığını, ayrıca müdür atanmasına engel teşkil eden bir durumunda olmadığını, davacının davayı tarafların menfaatlerine uygun olarak ikame etmediğini, kendisinin İtalya'da yaşıyor olmasına rağmen bahse konu şirkette müdürlük yaptığının sabit olduğunu, şahsının ve davacının birlikte veya ayrı ayrı uygun gördükleri kişilerin bila ücret mukabilinde önerildiği sabit iken ve davanın reddine karar vermek yerine davacıyı ödüllendirerek şirkete yıllarca sürebileceği olasılık dahilinde olacak her ay 20.000,00 TL yük getirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ön inceleme duruşmasında feri müdahilin söz aldığı öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ...'ın ve kendisinin kayyım olarak atanmasının uygun olarak düşündüğü hususlarına yer verildiğini, kendisinin seçenekler sunmuş olmasına karşı mahkemenin bu şekilde karar vermiş olmasının kabul edilmesinin mümkün olmayacağını ve ayrıca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere feri müdahilin HMK'nın 328. maddesi gereğince vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, vekalet ücretine karar verilerek davacı tarafın ödüllendirildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; kendisinin asli müdahale talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasını, davanın reddine, aksi hâlinde talepleri doğrultusunda miras hisselerinin tescili ve şirkete müdür atanması için olağanüstü ortaklar kurulu toplantısına dair temsil kayyımı tayinine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, istinaf talebini değerlendirdiği 02.09.2025 tarihli ek kararı ile; "...Her ne kadar Feri müdahil..., istinaf dilekçesini asli müdahil olarak sunmuş ise de; mahkememizce 09/05/2025 tarihli ara karar ve 02/07/2025 tarihli oturumda asli müdahillik talebinin davanın konusu itibariyle reddine karar verilip feri müdahil olarak dosyaya kabul edildiği, iş bu karara yönelik istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, 02/07/2025 tarihli gerekçeli kararın başlık kısmında da feri müdahil olarak taraf sıfatı yazılan feri müdahil...'ün asli müdahil olmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğu anlaşıldı.HMK 66.md gereğince feri müdahilin lehine katıldığı tarafla birlikte hareket edebileceği, mahkememiz dosyasında davalı tarafın istinaf talebinin bulunmadığı anlaşıldı.Feri müdahil...'ün 26/08/2025 tarihli dilekçesinin HMK 66.md gereğince davalı tarafın istinaf talebi bulunmadığından..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Feri müdahil 02.09.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından HMK'nın 66. maddesi gereğince istinaf talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, asli müdahil olarak davanın kabulünü talep ettiğini, HMK'nın 65. maddesindeki düzenleme kapsamında yapmış olduğu başvurunun mahkemece hatalı değerlendirildiğini, kanundaki kısmen ya da tamamen hak iddia eden 3.kişi şeklindeki tanımın şirketin %50 yani yarı hissedarına bu hakkı verdiği dikkate alınmadan feri müdahilliğe karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, HMK'nın 66. maddesinde feri müdahilliğin düzenlendiğini ve üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar feri müdahil olarak davada yer alabileceği şeklinde ifadelerin yer aldığını, bila ücret şirket yönetiminin mümkün olmasına karşın her ay 20.000,00 TL maaş alarak şahsına ekonomik yük getirildiğini, davacı vekiline ücret ödemesine dair karar verildiğini, feri müdahillik kararı ile bağımsız hareket etmesinin engellendiğini iddia ederek, asli müdahale talebinde bulunan asli müdahil davacı olarak davaya kabulüne, kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, limited şirketinin organsız kalması nedeniyle TMK'nın 427/4.maddesi gereğince şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, fer'i müdahil tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı şirketin üç hissedarlı bir şirket olduğu, hissedarlardan ...'ün şirketin %80 hissesine sahip olduğu, davacı ve müdahil...'ün ayrı ayrı %10'ar hisseye sahip oldukları, şirketi temsilen ...'ün müdür olarak tayin edildiği, münferiden yetkili şirket müdürü ...'ün 12.03.2021 tarihinde vefat ettiği, mirasçı olarak davacı ve feri müdahilin kaldığı, davacı tarafça şirketin organsız kaldığı gerekçesiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, kayyım atanmasına yönelik açılan davada, şirket ortağının asli müdahil olarak yer alıp alamayacağı, mahkemenin feri müdahillik kararı ile istinaf başvurusunun ret kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.İstinaf eden... dosyaya ibraz etmiş olduğu 08.05.2025 tarihli dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkeme tarafından davacının asli müdahale talebi kabul edilmeyerek 09.05.2025 tarihli ara kararı ile...'ün davalı şirket ortağı olması koşuluyla HMK'nın 66/1. maddesi kapsamında maktu harcı yatırmak suretiyle davalı yanında feri müdahil olarak davaya katılmasına karar verilmiştir. Uğur ... 29.05.2025 tarihli dilekçesiyle ara karardan rücu edilmesini talep ederek talebinin asli müdahillik sıfatı olduğunu, feri müdahilliğin kabulü halinde harç yatırmasına gerek olmadığını, asli müdahil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 02.07.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; mahkemece...'ün asli müdahillik talebinin, davanın konusu itibariyle reddine karar verilmiştirHMK'nın 65.maddesinde, asli müdahale başlığı ile; "(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır." ifadelerine yer verilmiştir. Aynı Yasa'nın 66. maddesinde ise feri müdahale başlığı ile; "(1) Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir." düzenlemesi mevcuttur. Asli müdahale talep eden kişinin iki kişi arasında belli bir şey veya hak üzerinde dava devam ederken bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek aynı mahkemede ve aynı dava dosyasında bir dava açarsa buna asli müdahale denilmektedir. Somut davada, asli müdahale talep eden Uğur ... dava konusu limited şirketin temsilciliği ile ilgili olarak hak sahibi olduğuna yönelik herhangi bir iddiada bulunmamıştır. Davanın niteliği dikkate alındığında, asli müdahale talebinin kabulü yerinde olmayacaktır. Bu anlamda feri müdahillik yönünde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Feri müdahil, tek başına kanun yoluna başvuramaz. Feri müdahilinde yer aldığı davada hüküm, taraflar hakkında verilir (HMK m. 69) Mahkeme tarafından, yasal düzenleme kapsamında feri müdahil aleyhine hüküm tesis edilmemiş, yargılama giderlerine karar verilmemiştir. Bu nedenle, feri müdahilin istinaf başvuru hakkının bulunmadığı sabit ise de; feri müdahilin istinaf başvurusu hakkında ilk derece mahkemesinin ek karar vermesi hukuken mümkün değildir. Zira, istinaf başvurusuyla ilgili olarak karar vereme yetkisi, ilk derece mahkemesine, HMK'nın 344 ve 346.maddelerinde sınırlı olarak yetki verilmiştir. Bu maddeler kapsamından kalmayan konularda ilk derece mahkemesinin ek kararla istinaf başvurusunu reddetme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair ek kararı yok hükmünde olup kaldırılması ve istinaf başvurusunun Dairemizce değerlendirilmesi gerekmiştir.Fer'i müdahilin hukuki durumu HMK'nın 68. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 69/1. maddesinde belirtildiği üzere, hüküm taraflar hakkında verileceğinden, bu hükmü istinaf etme yetkisi de doğal olarak sadece asıl (lehine müdahale edilen) tarafa aittir. Lehine müdahale edilen taraf istinaf yoluna başvurursa feri müdahil de lehine katıldığı tarafla birlikte istinaf yoluna başvurabilir (m.68/1). Söz konusu maddede, müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği ifade edilmiştir.Somut davada, davalı yanında fer'i müdahil olarak yer alan... aleyhine bir hüküm tesis edilmediği gibi yanında yer aldığı davalı tarafça hüküm istinaf edilmemiştir. Davalı yanında fer'i müdahil olarak yer alan Fer'i müdahilin tek başına kararı istinaf hakkı bulunmamakla birlikte, ilk derece mahkemesinin bu konuda denetim yetkisi bulunmadığından, feri müdahilin istinaf başvurusunun reddine dair 10.09.2024 tarihli ek kararın kaldırılarak, istinaf başvurusu hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, feri müdahilin tek başına kararı istinaf etme hakkı bulunmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
İlk derece mahkemesince feri müdahilin istinaf başvurusunun reddine dair verilen 02.09.2025 tarihli ek kararın kaldırılarak, istinaf başvurusu hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Fer'i müdahilin caiz olmayan istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi gereğince usulden reddine,2-Fer'i müdahil tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; fer'i müdahil tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde ve karar kesinleştikten sonra, ilk derece mahkemesince fer'i müdahile iadesine,3-Fer'i müdahil tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara ve fer'i müdahil vekiline tebliğine,5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi. 06.11.2025
KANUN YOLU : HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraflara ve feri müdahile tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.