İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/543 K.2024/472
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/543
KARAR NO: 2024/472
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/559
KARAR NO: 2020/901
KARAR TARİHİ: 23/12/2020
DAVA: Kooperatif (Genel Kurulun Yenilenmesi Talepli)
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 19/06/2019 tarihinde yapıldığını, müvekkillerinin katıldığını ve iptalini istedikleri maddelere muhalefet şerhi koyduklarını, toplantı tutanağının 5.maddesinde yönetim kurulunun çalışma raporunu, denetim kurulunun raporunu, bilanço ve gelir gider hesaplarının oy çokluğu ile kabulüne, yine toplantı tutanağının 6.maddesinde yönetim ve denetim kurulunun oy birliği ile ibrasına karar verildiğini, 7.maddesinde 2019-2020 bütçesinin onaylanmasına, kooperatifin süresinin 5 yıl daha uzatılmasına karar verildiğini, alınan bu kararların ana sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu,yönetim kurulunun eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, üyelerin çoğuna tapuları verilmesine rağmen tasfiye edilmeyerek kooperatifi ticarethane gibi işlettiklerini, KK 24.maddesine göre yıllık çalışma raporu, bilanço ve denetçilerin raporunu toplantı tarihinden 15 gün önce kooperatif merkezinde ortakların tetkikine hazır tutmaları gerekmekte iken bu kanuni sorumluluğun yerine getirilmediğini, ortaklardan alınan paraların nereye gittiğinin üyelerin bilgisine sunulmadığını, bu şekilde eksik ve ayrıntılı hazırlanmayan bütçenin onaylanmasının yönetim kurulunun ibrası etkisi doğurmayacağını, bilançonun kabulü ve ibra kararının yerinde olmadığını, kendi bloklarına harcama yapılmamasına rağmen toplu giderlerden sorumlu tutulduklarını, denetim kurulunun ibra edilmemiş olmasına rağmen oybirliği ile ibra edildiğinin yazıldığını, oylamanın sağlıklı yapılmadığını, bütçenin onaylanmasına müvekkillerinin itiraz etmiş olmasına rağmen oybirliği ile kabul edildiği ve yetki verildiğinin yazıldığını, gider bütçesinin fahiş hesaplar içerdiğini, müvekkillerinin kullanımında olan blokun kendi yönetimi olmasına rağmen aidat toplanmak istendiğini, kendi blok yönetimlerinin tüm hizmetleri sağlandığını, kooperatiften destek almadıklarını, aidat istenmesinin hukuki dayanağının olmadığını, kooperatif süresinin 5 yıl uzatılmasına itiraz edildiği halde oybirliği ile kabul edildiğinin yazıldığını, kooperatif tasfiye edilmeyerek haksız kazanç elde edildiğini belirterek 19/06/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5,6,7, ve 8 no’lu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile ; davacıların iptalini talep ettikleri kararlara ilişkin usulüne uygun muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, kararların oybirliği ile alındığını, davacıların muhalefet şerhi olduğunu belirttikleri yazı metninin önceden hazırlanarak oylamadan önce peşinen verildiğini, muhalefet şerhlerinin geçerli olmadığını, davacılar tarafından teminat yatırılması gerektiğini, genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacıların iddiasının aksine yıllık çalışma raporu, bilanço ve denetçilerin raporlarının üyelerin bilgisine sunulduğunu, kooperatif ortaklarından aidat alınmasının eşitlik ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu, davacıların müvekkil kooperatif ortağı olmaları ve ortak alanları fiilen kullanıyor olmaları nedeniyle ortak giderlere katılma yükümlülüğünün bulunduğunu, kooperatifin faal ve amacına ulaşmamış olması nedeniyle süresinin uzatılmasının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, genel kurulda alınan 7 ve 8 no'lu kararlara ilişkin ret oyu verildiği ve geçerli bir muhalefet şerhinin bulunduğu hususu ispat edilemediğinden bu kararlara yönelik iptal isteminin reddine, 5 ve 6 no'lu kararların iptaline yönelik talepleri bakımından, davacıların kararlara ret oyu verip, maddelere ilişkin usulüne uygun muhalefet şerhleri bulunduğundan bu maddelerin iptalini talep edebilecekleri sonucuna ulaşılmakla birlikte alınan kararların kanun, ana sözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmekle bu maddelere yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilince dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava, kooperatif genel kurulca alınan 5,6,7 ve 8 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde, davacılar vekilince davacıların her biri tarafından genel kurul kararının iptali istenildiği halde dava açılırken tek başvuru harcı ile maktu harç yatırıldığı, diğer davacı için harç yatırıldığına dair dosyada delil ya da belgeye rastlanamadığı anlaşılmıştır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2012 tarih 2011/4841 Esas 2012/2972 Karar, 14/11/2019 tarih 2016/7539 Esas 2019/4737 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği gibi genel kurul kararı aleyhine açılan her bir davanın birbirinden bağımsız olduğu, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, her bir davacının dava dilekçesinin ayrı ayrı harçlandırılması gerektiği ifade edilmiştir.Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı gözetilerek mahkemece; dava konusu edildiği halde harcı yatırılmayan diğer davacılar için de harcı tamamlamak üzere davacılar vekiline Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç tamamlanmadığında harcı yatırılmayan davacılar ile ilgili dava dosyasının tefriki ile işlemden kaldırılması, yenilenmemesi halinde bu talebe yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, harcın ikmal edilmesi halinde; her bir davacı için oluşacak uygun sonuç dairesinde ihracın iptali istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, harcı yatırılmayan diğer davacılar hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle harç eksikliği konusunda işlem yapmadan davaya devam edip delilleri esastan değerlendiren ilk derece mahkemesi kararı hatalı olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelemeden kararın kaldırılmasına, dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2019/559 E., 2020/901 K. sayılı ve 23/12/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacılara İADESİNE, 5-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/04/2024