Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/924 K.2024/1006

🏛️ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/924 📋 K. 2024/1006 📅 02.05.2024

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/924
KARAR NO: 2024/1006
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMES: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2023
ESAS NO: 2022/1288
KARAR NO: 2023/861
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/05/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/10/2023 tarih ve 2022/1288 E - 2023/861 K kararına karşı süresi içinde davacı / davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacının kooperatif üyeliğini ... 7.Noterliğinin ... Tarih ve ... Y.nolu hisse devir sözleşmesi ile ... isimli üyeden devir aldığını, devir aldıktan sonra davacının üye olarak üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, davacının ... tarihinde Davalı Kooperatif Başkanlığının çıkarmış olduğu konut kesin maliyet bedeli olan 136.450,00-TL bedeli ödeyerek davalı kooperatif üyeliğinden ayrılmış olduğunu, davalı kooperatife hiçbir borcu kalmadığını, davalı kooperatifçe de 20.04.2015 tarihli İbraname ve üyelikten ayrılma belgesi düzenlenerek davacıya verildiğini, davalı tarafından da davacıya ibra edilmiş olduğunu, davalı Kooperatif Başkanlığı tarafından ... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacıdan alacak talebinde bulunulmuş olduğunu,davacı tarafından bu haksız ve yersiz alacak talebine itirazda bulunulmuş ve takibin durdurulmuş olduğunu,1163 sayılı Kooperatifler Kanuna eklenen Geçici 11. Maddeye gereği davacıdan para talep edilmesi mümkün olmadığını10/6/2022-7410/2 md. İle Kanun’a eklenen Geçici madde 11’in dikkate alınması gerektiğinı, bu Kanun hükmü olaya uygulandığında aranan tüm şartların mevcut olduğunu, davacının da tüm borcunu ödemiş olduğu için kendisinden ilave ödemeler istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının öncelikle huzurdaki davayı geçici 11. Maddenin birinci fıkrasına dayanarak genel bir menfi tespit davası mı yoksa aynı maddenin 2. Fıkrasına dayanarak açılan menfi tespit davası mı olduğu yönünde açıklama yapması gerekmekte olduğunu, davacının kendisine yönelik borçlandırıcı bir işlem tesis edilmeden açmış olduğu menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, 7410 sayılı Çevre Kanunun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa eklenen geçici 11. Madde ile yeni bir düzenleme yapılmış olduğunu, bu düzenleme ile Kooperatif Kanunun temeli olan eşitlik ilkesi yok sayılmış ve kooperatiflerin tüm finansal düzeni bozulmuş olup dairesini teslim alamayan kooperatif ortakları ise dairelerini alamayacak duruma gelmiş olduğunu, Yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması olarak belirlendiğini, davalı kooperatifin bu şartlardan ikisine uymadığını, bunlardan birincisi etap halinde inşaat yapılmamış olup tüm inşaatlar tek etaptan ibaret olduğunu, ilgili maddenin burada izah edilemeyen bir çok açıdan Anayasaya aykırı olup davalı kooperatif yönünden uygulama alanı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ile 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" karar vermiştir. Davanın dayanağı olan Kooperatifler Kanunu'nun geçici 11. maddesinin iptaline karar verildiğinden, eldeki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. Maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331.maddesinde;" Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder."hükmü mevcuttur. Davanın dayanağı olan Kooperatifler Kanunu'nun geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle davanın konusuz kalmasında davanın her iki tarafına da kusur izafe edilebilecek bir durum söz konusu olamayacağından gerçekleşmişse her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacağından Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen ana ilke ve TMK’nın 4. Maddesi gözetilerek her bir tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakmasına ve tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Verilen karar Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasındaki açık hüküm uyarınca Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararları geriye yürümez hükmüne açıkça aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları kurucu nitelikte olduğunu, İptal kararları karar tarihi veya iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanması tarihinden itibaren etki göstermesi ve geçmişe etki etmemesinden bu kararların tespit edici değil kurucu nitelikte olduğu açık olduğunu, Anayasa Mahkemesi bir kanunu iptal etmiş olsa bile bu karar tarihine kadar hukuka uygunluk kazandığını, Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararlarının genel nitelikleri kesin olması,bağlayıcı olması ve geriye yürümemesi olup, Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının,“kazanılmış hakları”ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi olduğunu, iş bu davada yerel mahkemece müvekkilin yasa ile kazanmış olduğu hakkı engellendiğini, Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edildiğini, böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlandığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesinin istisnalarını ise; kamu düzeni, kamu yararı, genel ahlâk kuralları ile kazanılmış hak ilkesi oluşturduğunu, davaya konu olay bu istisnalar arasında değildir,Anayasa mahkemesinin iptal kararının geriye yürütülmesi demek, tam tersi müvekkilin kazanmış olduğu hakkın elinden alınması anlamına geldiğini, davaya konu olayda zaten müvekkilim borcunu ödemiştir, tapusunu almıştır, davalı kooperatifçe üyeliği sonlandırıldığını, tüm bunları kooperatif talep ettiğini, o dönem diğer üyeler aidat öderken müvekkilim borcun tamamını kredi çekerek tek seferde ödediğini, kazanmış olduğu hakkı olduğunu, bu nedenle anayasa mahkemesinin iptal kararının işbu davamızda geriye yürütülerek davanın konusuz kaldığı yönündeki mahkeme kararını kabul etmenin mümkün olmadığını, işbu hatalı kararın kaldırılması gerektiğini, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2023 tarih ve 2022/1288 E.- 2023/861K. Sayılı ilamı usule yasaya, anayasaya, yargı kararlarına açıkça aykırı bir karar olup işbu kararın kaldırılarak davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, Davacının ... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeni ile 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesi gereğince davalı kooperatife borcu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davanın hukuki sebebi ve konusu olan 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesinin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih 2022/126 E - 2023/29 K sayılı kararı ile iptaline karara verildiğinden bahisle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/10/2023 tarih ve 2022/1288 E - 2023/861 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024