İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/973 K.2024/1810
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/973
KARAR NO: 2024/1810
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2024
NUMARASI: 2023/618 E. - 2024/300 K.
DAVANIN KONUSU: Tasfiye memuru atanması
Taraflar arasındaki tasfiye memuru atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/142 Esas sayılı dosyasından açılan rücuan alacak davasında, dava dışı şirketin sicilden resen terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine şirketin ihyasına yönelik açtığı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/340 Esas, 2019/892 Karar sayılı kararıyla dava dışı şirketin ihyasına karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında verilen kararını istinaf incelemesi sırasında, ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmadığından dolayı mahkeme kararının kaldırıldığını, bu kez Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/170 Esas sayılı dosyası ile yargılamaya başlandığını, bu dosyada, ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması için yetki ve süre verildiğini ileri sürerek, dava dışı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; huzurdaki davanın ihya (ek tasfiye) kapsamında bulunmayıp dava konusu tüzel kişiliğe haiz şirkete tasfiye memuru atanması hakkında olduğunu, hâl böyleyken işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, aksi kabul edilse dahi müvekkilinin kanun ve yönetmelikler uyarınca usulüne uygun şekilde işlem yaptığını, müvekkilinin yasal hasım olduğunu ve aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davacı vekili, 30.11.2023 tarihli dilekçesinde; açılmış bulunan dava dosyasının takibinden, Hukuk Müşavirliğinin 20.11.2023 tarihli, ... sayılı talimatı uyarınca ön inceleme duruşmasından önce vazgeçtiğini, kurumu aleyhine hüküm kurulmamasını, aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava dosyasının 28/12/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve üç ay içinde yenilenmediği anlaşılmakla dosya re'sen ele alınıp incelendiğinde; Mahkememizce yapılan kontrolde mahkememizin 28/12/2023 tarihli celsesine davacı tarafın mazeret sunmaksızın katılmamış olduğu, aynı celsede HMK M.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve süresi içerisinde taraflarca yenileneme talebinde bulunulmamış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. ... (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmeyen işbu dava re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasına göre "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama giderleri davacı üzerine bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. "gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca 29/03/2024 tarihi itibari ile davanın açılmamış sayılmasına, esas defterindeki kaydın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davanın, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne tasfiye memuru atanmasına yönelik olduğunu, bu tür davalarda, İstanbul Ticaret Odasının, yasal hasım konumunu haiz olduğunu, davalı konumunda bulunmadığını, nitekim İstanbul Ticaret Odası vekilinin de, 12.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde yasal hasım olduğunu kabul ettiğini, mahkeme tarafından müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden haksız ve hukuka aykırı olması sebebi ile kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili; daha önce ihyasına karar verilmiş olan dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiş, 30.11.2023 tarihli dilekçesi ile dava dosyasını takipten vazgeçtiklerini belirtmiş, mahkemece, dosyanın 28.12.2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilirken, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Dosya kapsamının incelenmesinde; davacının, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/142 Esas sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açtığı, bu davanın yargılaması sırasında da, dava dışı şirketin resen sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacı tarafından d şirketin ihyası için dava açıldığı, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/340 Esas, 2019/892 Karar sayılı kararıyla dava dışı şirketin anılan dava dosyasının taraf teşkili ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, ancak tasfiye memuru atanmasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu arada Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinde verilen kararın, Bursa BAM 11.Hukuk Dairesince dava dışı şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği belirtilerek kaldırılması üzerine Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/170 Esas sayılı dosyası ile yargılamaya başlandığı ve mahkemece davacıya, dava dışı şirkete tasfiye memuru atanması için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği, bunun üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava, dava dışı şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkin olup davacı tarafça 30.11.2023 tarihli dilekçede de belirtildiği gibi takip edilmemiş, 28.12.2023 tarihli duruşmaya katılınmamış, bu nedenle 28.12.2023 tarihinde dosya işlemden kaldırılmış ve üç aylık yasal süre içinde yenilenmediğinden mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dava bir ihya davası olmadığı gibi davalı da yasal hasım değildir. Davacı davasını davalı ... Sicil Müdürlüğüne yöneltmiş, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden mahkemece HMK'nın 331/3maddesi uyarınca davalı lehine yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Ancak ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 30.04.2024 tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7. maddesi uyarınca, anlaşmazlık, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar feragat, davanın konusuz kalması, kabul, sulh veya her hangi bir sebeple giderilirse bu Tarife hükümlerine göre hükmedilecek ücretlerin yarısına hükmedilir. Somut olayda, ön inceleme duruşması 28.12.2023 tarihinde olup davacı vekili 30.11.2023 tarihli dilekçesi ile dava dosyasını takip etmeyeceklerini belirtmiş, bu nedenle 28.12.2023 tarihli duruşmada bulunmamış, mahkemece bu duruşmada dosyanın HMK'nın 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Üç aylık sürede yenilenmeyen davanın da 29.03.2024 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup bu durumda ve esasında anlaşmazlık ön inceleme duruşması öncesinde davacı vekilinin davayı takip etmeyecekleri beyanıyla sonuçlanmış olmaktadır. Mahkemenin hükmü tespit niteliğindedir. Bu nedenle mahkemece, o tarihteki maktu vekalet ücreti olan 17.900,00 TL'nin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Zira davacı vekili, hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüş olup "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmek üzere kaldırılarak davalı lehine 8.950,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesnie, bu doğrultuda; 1-HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca 29/03/2024 tarihi itibari ile davanın açılmamış sayılmasına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinden resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'nin 7. maddesi uyarınca yarı oranında hesaplanan 8.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davacı harçtan muaf olduğundan ve harç yatırmadığından bu konuda karar verilemesine yer olmadığına, b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderinin, kararımızın mahiyetine göre, takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 8-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.