Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/322 K.2024/754
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/322
KARAR NO : 2024/754
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022
NUMARASI : 2022/180 Esas - 2022/407
Karar
DAVACI : EUREKO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : YILDIZ SUNTA MDF ORMAN ÜRÜNLERİ SANAYİ TESİSLERİ İTHALAT İHRACAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 03/12/2020
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 06/05/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/233 Esas sayılı dosyası ile ikame edilen konkordato davasında, konkordato komiserliği heyeti tebligatı kararı uyarınca; müvekkili tarafından bildirilmiş olan 34.115,21 Euro alacağın şirket yetkilisince borcun bulunmadığını bildirmesi nedeniyle alacağın çekişmeli hale geldiğini, davalı şirket yetkilileri ve konkordato komiserleri tarafından tutulan tutanakta, davalının müvekkiline geçici mühlet tarihi olan 24.12.2019 tarihi itibariyle borçlarının 0,00 EURO olduğunun belirtildiğini, alacağın çekişmeli hale gelmesi nedeniyle işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin davalıdan alacağı olduğunu, müvekkili nezdinde ... numaralı ticari risk sigorta poliçesi ile 17.01.2019-17.01.2020 vade tarihli, davalı lehine ticari risk sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğunu, risk ortadan kalktığından, işbu poliçenin 24.12.2019 tarihinde kısmen iptal edildiğini, poliçenin kısmen iptaline kadar olan sürede; 19.01.2017-25.12.2019 tarihleri arası Euro cari hesap dökümünde de görüleceği üzere müvekkilinin davalıdan 34.115,21 Euro poliçe prim alacağının bulunduğunun tespit edildiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 34.115,21 Euro alacağın tespit edilmesine, alacak kaydının yapılması ve müvekkil şirketin konkordato ve oy nisabına kabulüne, İİK 308/b uyarınca işbu çekişmeli hale gelen alacağa isabet eden payın (34.115,21 Euro) karar kesinleşmesine kadar borçlu tarafından Mahkeme’ce belirlenen bankaya yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK 285 vd devamı maddelerinde düzenlenen konkordato kurumunda çekişmeli alacakların hangi usule takip edileceğinin açıkça düzenlendiğini, buna göre kanunun 308/b maddesinde alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açabileceğinin hükme bağlandığını, davacının alacağı çekişmeli olan alacaklar kategorisinde yer aldığından öncelikle Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/233 Esas sayılı dosyasında tasdik kararı verilmesinin beklenmesi akabinde ise 1 ay içinde dava açması gerektiğini, davacının taleplerinin usulden reddi gerektiğini, konkordato komiserleri tarafından İİK 300 maddesi gereği müvekkilinin alacaklar hakkında beyana davet edildiğini, müvekkilinin kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde Eureko Sigorta A.Ş. isimli bir şirkete borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, akabinde yapılan araştırmada müvekkili kayıtlarında Eureko Sigorta A.Ş. nin alacağının Garanti Sigorta A.Ş. olarak takip edildiğini, alacağın sehven çekişmeli hale getirildiğinin tespit edildiğini, bu konuda Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/233 Esas sayılı dosyasına gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen sürenin kesin süre olmadığı, çekişmeli alacakların dava açmak için işbu süreyi beklemesinin zaruri olmadığını, huzurdaki İİK 308/b. maddesi uyarınca ikame edilen davanın, taraflarınca 03.12.2020 tarihinde açıldığını, davalı tarafından bahse konu alacağın, davalı tarafça, sehven çekişmeli hale getirildiğine ve davacı şirketin 34.115,21 Euro alacağının varlığının sabit olduğunun kabulüne yönelik beyan dilekçesinin 22.12.2020 tarihinde dosyaya sunulduğunu, BAM kararında, konkordato tasdik kararının verilip verilmediği hususunun araştırılmasına karar verildiğini, ekte sunmuş oldukları Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/233 E. sayılı kararından anlaşılacağı üzere, davalı/konkordato talep eden şirket "davadan feragat" etmesi sebebiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla, davanın konusuz kalmış olduğunu, davalı tarafın, davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davalı aleyhine yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarih, 2022/180 Esas - 2022/407 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK 308/b maddesine dayalı açılmış çekişmeli alacak istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince; davalı şirketin Mahkemenin 2019/233 Esas sayılı dosyası ile talepte bulunduğu konkordato isteminin henüz karara bağlanmadığı, İİK 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak davasının tasdik kararı verilmesi halinde kararın ilanı tarihinden itibaren 1 ay içinde açılması gerektiği, işbu davanın erken açıldığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, dairemizin 2021/840 esas 2022/502 karar sayılı ilamı ile; “…Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; duruşma açılmadan karar verilmesi adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup yukarıda açıklanan tüm düzenlemelere ve içtihatlara aykırıdır. Hal böyle olunca; mahkemece, duruşma açılıp tarafların iddia ve savunmada bulunmalarına imkan sağlanarak tüm deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, duruşma yapılmadan ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
…
O halde yerel mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca, mahkemenin eldeki dava sırasında; 2019/233 Esas sayılı dosyada konkordato tasdik kararı verip vermediği araştırılarak, verilmiş ise yukarıda açıklandığı üzere genel hükümlere göre davanın esası hakkında karar verilmesi, aksi halde ise incelenen gerekçeli kararda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Bu nedenle istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan değerlendirmeye göre; davacının istinaf başvurusunun kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiştir…” gerekçeleriyle anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararından sonra duruşma açılarak ve kaldırma kararındaki 2019/233 Esas sayılı dosya akıbeti de araştırılarak davanın usulden reddine karar verildiği karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
İİK'nın 308/b. maddesinde, "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler, bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklindedir.
İİK'nın 308/c. maddesinde "Konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir." hükmü düzenlenmiştir.
Konkordato sürecinde bir alacağı çekişmeli hale getirme yetkisi borçluya aittir. Borçlunun bilançosunda kayıtlı olmayan veya bilançoda bildirilenden farklı miktarda kaydolunması talep edilen bir alacak bildirimi alan komiser, alacağı kaydetmeden önce borçlunun bu alacaklar hakkındaki görüşlerini alır. Komiser, dosya kapsamında bildirilen alacakları kaydetmek ve denetlemekle görevlidir. Borçlunun kabul ettiği alacak kaydı talebi doğrudan konkordato nisabına dahil olacak ve bu konuda komiserin denetim dışında müdahalesi olamayacaktır. Borçlunun itirazına uğrayan alacaklar ise çekişmeli hale gelecektir. Çekişmeli hale gelen alacak ile ilgili konkordato komiseri konkordato tasdik talebini inceleyen mahkemeye çekişmeli alacak ile ilgili dayanak belgeleri, borçlu itirazını içeren sebepleri ve delilleri sunmalı, mahkeme çekişmeli alacaklara ilişkin incelemesini basit yargılama usulüne göre ve yaklaşık ispat ölçütünün gerçekleşmesi halinde çekişmeli alacağın nisaba dahil edilmesine karar verecektir.
İİK'nın 308/b-1. maddesi uyarınca açılan bu dava alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde, konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacaktır.
Diğer yönden; HMK'nın 115. maddesine göre "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez."
Somut olayda; davalı şirketin Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/233 Esas 2021/649 karar sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu, davacının, davalı şirketin konkordato istemi henüz karara bağlanmadan 03/12/2020 tarihinde İİK 308/b maddesine dayalı olarak işbu çekişmeli alacak davasını açtığı, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/233 Esas 2021/649 karar sayılı dosyasının incelenmesinde davalı şirketin konkordato talebinden feragat ettiği ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinin, anılan kararın 06/12/2021 tarihinde kesinleştiğinin tespit edildiği, çekişmeli alacak davasının tasdik kararı verilmesi halinde kararın ilanı tarihinden itibaren 1 ay içinde açılması gerektiği, davalı şirketin konkordato talebinden feragat ettiği, konkordato dosyasında tasdik kararı verilmediği, bu nedenle işbu davanın erken açıldığı, anılan hususun dava şartı niteliğinde olduğu, dava şartlarının her aşamada re’sen inceleneceği, dava şartlarının davanın esasının incelenmesine engel olduğu, bu nedenlerle dava şartı eksikliği olan hallerde esasın incelenemeyeceği, davanın konusuz kalması halinin esasa ilişkin olduğu bu nedenlerle mahkemece öncelikle dava şartlarının incelenerek karar verilmesinin yerinde olduğu, neticeten davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında; tarafların adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*