Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/109 K.2024/1712

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/109 📋 K. 2024/1712 📅 31.10.2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2023
NUMARASI : EsasKarar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ...
[
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
YAZIM TARİHİ : 01/11/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında 24/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaklaşık 12 yıldan bu yana davalı kooperatifin üyesi olduğunu, halen üyelerin teslim edilen dairelerde kira sistemli olarak oturduklarını, davalı kooperatifçe 08.01.2021 tarihinde Konya ... Noterliğinin ... yevmiye nosu ile davacıya, 2008 yılı ile 2020 yılının Kasım ayı aidatı, gecikme cezası, kira bedeli ve kira bedeli gecikme cezası da dahil olmak üzere toplam 231.246,63 TL’nin ödenmesine ilişkin 1. İhtarname gönderildiğini, davalı kooperatifçe daha sonrasında 18.02.2021 tarihinde Konya ... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile davacıya 2008 yılı ile 2020 yılının Aralık ayı aidatı, gecikme cezası, kira bedeli ve
kira bedeli gecikme cezası da dahil olmak üzere toplam 234.747,25 TL’nin ödenmesine ilişkin 2. defa 1. ihtarname gönderildiğini, her iki ihtarname incelendiğinde 29.02.2008 tarihinden itibaren başlatılan borç hesabında fark gün sayıları ve istenen gecikme faizi miktarlarının hepsinin farklı olduğunun görüldüğünü, ayrıca 08.01.2021 tarihli ihtarda yönetim kurulu kararına değinilmediği halde, 18.02.2021 tarihli ihtarnamede 02.02.2021 tarihli 19 sayılı yönetim kurulu kararından bahsedildiğini, ihtarname ekinde bu kararın davacıya tebliğ edilmediğini, davacıya karşı farklı içerikte ve rakamlarda 2 ayrı ihtarname gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, ihraç işleminin iptalinin gerektiğini, 28.04.2021 tarih ve 22 sayılı kararı ile ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin kararı bildiren ihtarname çektiğini, davacıya bu kararın 05.05.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, kooperatif yönetim kurulunca alınan ortaklıktan çıkarılma kararının yasaya, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına ve eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, davalının açıkça eşitlik ilkesini ihlal ettiğini, davalı kooperatifin diğer üyelerin ödemedikleri aidatlar için diğer üyelerden gecikme faizi alınmaması şeklinde uygulama yaptığını, davalı tarafından hesaplama hatası yapıldığını beyan ederek davanın kabulü ile ... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulunun davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 28/04/2021 tarihli 22 sayılı kararının iptaline ve davacının kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın devraldığı hisseden kaynaklı olarak borç ve yükümlülüklerini yerine getirmesinin gerektiğini, davacı tarafın hissesini ......isimli şahıstan devraldığını, devir işlemi ile birlikte kooperatiften kaynaklanan bütün yükümlülükleri de devralmış olduğunu, Koop. K. m.14’e göre ortaklığın devralınması durumunda ortaklık mevkiin sağladığı hak ve borçların tümü
ile yeni malike intikal etmiş olacağını, dolayısıyla davacı tarafça her ne kadar davacının hisse devir tarihinden önceki borçlardan sorumlu tutulamayacağı iddia edilmekteyse de bütün hak ve borçları devralan davacının bu iddiasının dikkate alınmaması gerektiğini, ihtarnameden iki kere gönderilmesinin sebebinin eksikliğin giderilmesi (ilk gönderilen
ihtarnameye yönetim kurulu kararının eklenmesi eksikliği) amacına dayandığını, bunun ihraç kararına etkisinin bulunmadığını, davacı tarafın davalıya borcunun olduğu kesinleşmiş bir olgu olup, aksinin iddia edilmesinin yerinde olmadığını, Konya .. ATM’nin .... E sayılı dosyasında da davacının kooperatife borçlu olduğunun tespit edilip kesinleştiğini, kooperatifin eşitlik ilkesine uygun olarak işlemlerini gerçekleştirdiğini, yasal faiz uyarınca hukuka uygun işlem yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davalı kooperatif tarafından, davacının borçlarının ödenmemesine bağlı olarak davacıya ihtarname gönderildiği, ihtara rağmen üyelik borcunun ödenmemesi nedeniyle davacının kooperatiften ihracının gerçekleştiği, yapılan ihtarların usulüne uygun olmaması ve kooperatif üyesi davacı hakkında faiz uygulanmasının eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle yapılan ihraç işleminin iptaline yönelik mahkememizde tespit davası açıldığı, mahkememizce uzman bilirkişilerden rapor alındığı, alınan son rapora göre davacıya yapılan ihtarlardaki alacak tutarları ile davacının ödemesi gereken tutarlar arasında fark bulunmadığı, tebligatların usulüne uygun yapıldığı, 30.06.2017 tarihinde yapılan, Olağan Genel Kurul Kararı ile, aidatı zamanında ödemeyenlerden aylık %5 gecikme zammı alınacağına, yönelik karar verilmesinin, davacıdan faiz alınmasını haklı kıldığı, davalıdan faiz alınmasının eşitlik ilkesine aykırı olmadığı, yapılan açıklamalar muvacehesinde davacının borcunu ödememesi nedeniyle davalı kooperatiften ihracına yönelik karar verilmesinin, mevzuata ve kooperatif ana sözleşmesine bir aykırılığının bulunmaması nedeniyle; davacının, ihraç kararının iptaline yönelik davasının reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.."
davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaklaşık 14 yıldan bu yana davalı kooperatifin üyesi olduğunu, halen üyeler teslim edilen dairelerde kira sistemli olarak oturduğunu, 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun 7. sayfasında davalı kooperatifin ilk olarak 30.06.2017 tarihinde gecikme zammı alınması kararı aldığı bundan önceki yıllar ve dönemler için gecikme faizi alınması kararı bulunmadığını tespit ettiğini, kooperatifin 2017 yılı öncesi dönem için de herhangi bir karar olmamasına rağmen ihtarnamelerde gecikme faizi istendiği açıkça ifade edilmiş olup karar olmadığı halde müvekkilinden ihtarnameler yoluyla 2017 öncesi döneme ilişkin olarak gecikme faizi istenmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli ve denetime açık olmadığını, bilirkişinin ihtarnamelere konu ödemeler ve borçlar hakkında tablo hazırlamadığını önceki rapor ve ihtarnameleri dayanak gösterdiğini, bilirkişi, kooperatifin defter ve kayıtlarını inceleyip eşitlik ilkesine aykırılığı belirlemesi gerekirken, sadece kooperatifin verdiği belgeleri rapora ekleyip inceleme yapmadığını, bu eksiklikler nedeniyle raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği halde mahkemenin bu talebi reddettiğini, davalı kooperatif, yönetim kurulu kararını eklemeyerek müvekkiline iki ihtarname gönderdiğini, bu eksiklik nedeniyle ihraç kararı hatalı olduğunu iptal edilmesi gerektiğini, davalının açıkça eşitlik ilkesini ihlal ettiğini, davalının müvekkilinden herhangi bir ödeme alınmayacağına dair kararı olmasına rağmen ödeme talep etmesi ve ihraç işlemi yapmasının hatalı olduğunu, davalı tarafından hesaplama hatası yapıldığını, ihtarnamelerde faizin ayrıntıları belirtilmediğini, ihtarnamelerde yapılan ödemelerin gösterilmediğini, davalı iyiniyet kuralına ve kooperatif amacına aykırı şekilde davrandığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/2. maddesinde; ortaklıktan çıkartılmaya yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurulca karar verilebileceği, ana sözleşmede hüküm bulunması halinde, çıkartılanın genel kurul kararına itiraz hakkı saklı kalmak üzere bu hususta genel kurulca yönetim kurulunun da yetkilendirilebileceği, yönetim kurulunca verilen çıkarma kararının çıkartılan üyeye tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde itiraz davası açılabileceği düzenlenmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, buna göre bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği, her iki ihtarnamede de bildirilen borç miktarının aynı olup olmadığı, tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 15.HD 2021/653 E.- 2021/1007 K. Sayılı ilamı)
Somut olayda davalı kooperatif üyesi olan davacıya birinci ihtarname iki kez gönderilmiş ise de daha sonra ikinci ihtarname gönderildiği için bu durumun sonuca etkili olmadığı, birinci ihtarnamede toplam 234.747,25 TL borcun ödenmesinin istendiği ve ekinde borç dökümünün ayrıntılı olarak belirtildiği ve borç içinde 29/02/2008 tarihli aidatttan başlamak üzere yıllık %9 oranında gecikme faizinin de talep edildiği, ikinci ihtarnamede de aynı borç miktarının belirtildiği ve 28/04/2021 tarihli kararla davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, ihraç kararının davacıya 05/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacının daha önce de ihracına karar verildiği davacının ihraç kararının iptali için açtığı Konya..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında mahkemenin 22/02/2018 tarih, .... Esas-.... Karar sayılı kararı ile ihtarnamelerde yazılı borç miktarının gerçek borç miktarından yüksek olması ayrıca diğer üyelerin ödemedikleri aidatlar için diğer üyelere herhangi bir faiz uygulaması da yapılmaması karşısında eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle ihraç kararının iptaline karar verildiği kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davalı kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alındığı, davalı kooperatifin 30/06/2017 tarihli genel kurulunda süresinde ödenmeyen aidatlar için aylık %5 gecikme zammı alınmasına karar verildiği, daha öncesinde gecikme zammı alınmasına dair bir karar olmadığı, 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı kooperatif defterlerinde üyelerden gecikme nedeniyle faizi alındığına ilişkin ''faiz gelirleri'' hesabında bir kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır.
Daha önceki ihraçla ilgili Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 22/02/2018 tarih, .... Esas-.... Karar sayılı kararında da diğer üyelerin ödemedikleri aidatlar için diğer üyelere herhangi bir faiz uygulaması yapılmadığı vurgulanmıştır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesine göre ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dairesinde hak ve vecibelerde eşittirler. Yasada düzenlenen bu kural, aynı durumda olan ortaklar arasındaki eşitlik olarak anlaşılmalıdır. Somut olayda davacıdan ihtarnamelerle gecikme faizi de talep edildiği ancak gecikme faizinin davacı ile eşit durumdaki diğer ortaklara uygulanmadığı, bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından ihraç kararın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu sebeple davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği, arabulucu ücreti açısından eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, bu nedenle dava şartı olarak arabulucuya başvurulması gerekmemesine rağmen davacı tarafın başvurusu ile yapılan arabuluculuk faaliyeti sırasında yapılan ve kamu bütçesinden karşılanan arabulucu ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih .... Esas - .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 10,00 TL e-tebligat gideri olmak üzere toplam 748,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile; davalı .... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 28.04.2021 tarihli 22 sayılı kararının İPTALİNE, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun TESPİTİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 170,45‬ TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.389,05‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C)İlk derece mahkemesince yazılan 12/01/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
D))Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
E)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 31/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır