Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/368 K.2024/716

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/368 📋 K. 2024/716 📅 17.04.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/368 - 2024/716
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/368
KARAR NO : 2024/716
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/01/2020
NUMARASI : 2019/33 E. - 2020/2 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen 10/02/2022 tarih ve 2020/797 Esas 2022/144 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2024 tarih ve 2022/4088 Esas 2024/297 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "... " ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimaline neden olacak derecede benzer nitelikteki “..."” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu gibi dava konusu marka kapsamında 5. sınıfın 2. alt grubunda ve 30. sınıfta yer alan mallar ile 35. Sınıf hizmetlerin müvekkili markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğunu, SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların anılan mal ve hizmetler yönünden gerçekleştiğini, davalı gerçek kişinin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, 2018-M-9861 sayılı YİDK kararının 5. sınıfın 2. alt grubunda ve 30. sınıfta yer alan mallar ile 35. sınıf hizmetler yönünden kısmen iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin davacının itirazına dayanak markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı / aynı tür / benzer olduğu ancak tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili, tarafların markalarının asli unsurunun aynı ibareden oluştuğunu bu nedenle benzer bulunduklarını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarının içine sızarak müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, taraf markalarının tescil kapsamlarının aynı olduğunun tespitine rağmen ilk derece mahkemesinin markaların benzer bulunmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, mahkemece iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını, davalı gerçek kişinin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, yerel mahkemenin verdiği kararın daha önce ... markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına da aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Dairemize ait 10/02/2022 tarih ve 2020/797 Esas 2022/144 sayılı karar ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 30 ve 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davanın kısmen kabulüne, dava konusu marka tescil edilmediğinden, marka hükümsüzlüğüne ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 16/01/2024 TARİH VE 2022/4088 ESAS 2024/297 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalı ... vekilinin temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin, ticari hayatta uyuşmazlık konusu gıda ürünleri bakımından yaygın ve yoğun şekilde kullanılan ve bu kullanımlar neticesinde ayırt ediciliği zayıflamış bir ibare olduğu, taraf markalarında her ne kadar "..." ibaresi ortak unsur olarak yer alsa da markaların tüketicinin hatırında daha çok kalacak olan başlangıç kısımlarının farklı olduğu, başvuru markasında "..." ibaresi öne çıkarılmadığı gibi başvuru markasının mesnet markalarda bulunmayan kelime ve şekil unsurları içerdiği, bu hale göre ve özellikle de taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu ve sonraki markanın yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede farklılaştırılmasının mümkün olduğu gözetildiğinde taraf marka işaretleri arasında işletmesel bağlantılandırma ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesi bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle Dairemizce YİDK kararının iptali istemli dava yönünden tesis edilen kararının davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, "..." ibaresinden oluşan dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, temyiz edenin sıfatı ve bozma ilamının kapsamı gözetildiğinde marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava hakkında Dairemizce tesis edilen hüküm kesinleştiğinden, Dairemizin önceki kararı doğrultusunda dava konusu marka tescil edilmediğinden marka hükümsüzlüğüne ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE,
2-Dava konusu marka tescil edilmediğinden marka hükümsüzlüğüne ilişkin talep hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 172,50-TL tebligat ve posta gideri, 397,80-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan 570,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
7-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,
Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...'ün yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 17/04/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.