Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/705 K.2024/615

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/705 📋 K. 2024/615 📅 08.05.2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 20 Esas 2024/ Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/705
KARAR NO : 2024/615
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2022 (Ek Karar)
NUMARASI : 2010/579 Esas 2011/134 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Limited Şirket Pay Devrinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 28/09/2010
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024
Taraflar arasındaki limited şirket pay devrinin tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükümdeki eksikliğin tamamlanmasına yönelik talebin reddine ilişkin ek kararın davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken, ortaklar kurulu kararı ile payını gerçek kişi davalılara devrettiği halde hisse devrinin ticaret siciline tescil ettirilmediğini belirterek, pay devrinin hükmen tespiti ile bu devrin Ankara Ticaret Sicil'ine tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; toplanan delillere göre, davacıya ait, davalı şirketteki payın, gerçek kişi davalılara imzası noterden tasdikli devir senedi ile devredildiği, bu devrin şirket ortaklar kurulu kararı ile benimsendiği ve pay defterine işlendiği anlaşılmakla davanın kabulüne, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi"ndeki, davacı ...'ye ait 51 payın, 5 payının ...'e, 46 pavının ...'e devredildiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacı vekili 27/11/2021 tarihli dilekçesi ile; Mahkemece verilen 24/03/2011 tarihli kararda, davanın kabul edilerek müvekkilinin hisselerinin davalılara devredildiğine dair tespit hükmü kurulduğunu, ancak dava dilekçesinde talep etmelerine rağmen kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil ve ilanına dair hüküm oluşturulmadığını beyanla HMK 305 ve 305/A maddeleri kapsamında hükümdeki eksikliğin tamamlanması ile kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirip tescili ve ilanına dair ek karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 07/03/2022 tarihli ek karar ile HMK'nun 304, 305 ve 306.maddeleri gereğince davacının talebi hüküm fıkrasına kararın tescil ve ilanına dair ekleme yapılmasını gerektirdiğinden HMK 305/2. maddenin de somut olayda uygulama yeri olmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Dava dilekçesinde ticaret sicil gazetesinde verilen kararın tescil ve ilanı istenmesine rağmen bu yönde karar verilmediğini, bu yönde hükmün infazında ve icrasında tereddüte neden olduğunu, hisse devrinin 3.kişiler nezdinde hüküm ifade edebilmesi için TTK'nun 36.maddesi gereğince sicil gazetesinde ilan edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen usul ekonomisinin ve adil yargılanma haklarının mahkemece göz ardı edildiğini, HMK'nun 305 ve 305/a.maddesi gereğince hükmün tamamlanması gerekirken talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; limited şirket pay devrinin tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Talep, hükmün tashihi, tavzihi ya da hükmün tamamlanması istemine ilişkindir.
HMK 304 maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmüne yer verilmiştir.
HMK 305 maddesinde " (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.
HMK 305/A maddesinde "(1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Davacı yanca HMK'nun 305 ve 305/a.maddeleri gereğince Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/579 Esas 2011/134 Karar sayılı dosyasında verilen limited şirket hisse devrinin tespitine ilişkin karar yönünden tespit kararının ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına yönelik hüküm kurulmadığından ek karar verilmesi talep edilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere söz konusu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin denetiminden geçerek kesinleştiği, HMK'nun 304.maddesinde açık yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesine ilişkin düzenleme yapıldığı, davacı yanın talebi dikkate alındığında HMK'nun 304.maddesinin uygulanma olasılığının bulunmadığı, HMK'nun 305/a. maddesinde ise kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ek karar verilmesinin taraflarca talep edilmesi halinde ek karar verilebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda kararın davacı vekiline 09/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 1 aylık sürenin geçirildiği, ayrıca davacının talebi açıkça verilen kararın tescil ve ilanına dair tamamlama hükmüne yönelik olup, HMK'nun 305.maddesindeki düzenleme dikkate alındığında söz konusu maddenin de somut olaya uygulanması söz konusu olamayacağından talebin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ek kararı usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.