İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/2145 K.2024/676

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/2145 📋 K. 2024/676 📅 07.05.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2145
KARAR NO: 2024/676
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2021
NUMARASI: 2021/559 Esas - 2021/871 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Asıl davada davacı ... vekili; davalı şirketin 2019 yılına ilişkin ertelenen 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 4 no’lu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 5 no’lu, kar payı dağıtılmamasına ilişkin 6 no’lu, yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddelerde yazılı izinlerin verilmesine ilişkin 7 no’lu kararların iptalini talep ettiklerini, 2019 yılı hesaplarını inceleyen ...’nin raporundaki bilgilerin bir önceki rapora uyuşmadığını, 2018 yılı raporları dışındaki raporların hukuken geçerli olamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın da bir önceki kararın geçersizliği nedeniyle iptalinin gerektiğini, 6102 sayılı TTK ile kâr dağıtımının zorunlu hale geldiğini, kâr payı hakkının ortağın temel mali hakkı olduğunu, kâr payı dağıtımı koşullarının gerçekleştiğini, TTK m.395 ve 396 gereğince verilen izinlerin de iptalinin gerektiğini belirterek davanın kabulü ile toplantıda 4, 5, 6 ve 7 no'lu gündem maddesi ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ... vekili; genel kurula ait davetin 15/12/2020 günü tebliğ edildiğini, 17/12/2020 gününde bağımsız denetim raporunun hazır olmadığının bildirildiğini, dökümanların fotokopi olarak ve imzasız alındığını, birinci toplantının eksik genel kurul evrakı ile yapılması için hissedarların oybirliği ile kabulünün mevcut olmadığını, bu sebeple 30/12/2020 tarihli toplantının yok hükmünde olduğunu, ikinci toplantının 31/03/2021 tarihinde gerçekleştirildiğini, birinci genel kurulda bazı maddelerin müzakeresinin ertelendiğini, bu sebeplerle 30/12/2020 tarihli toplantının yok hükmünün 30/03/2020 günü bitimi ile kesinleştiği için birinci toplantının yok hükmünde sayılarak iptal edilmesi ve birinci toplantıda görüşülen gündem maddelerinin tekrar görüşülmesi amaçlı genel kurul toplantısı yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, 2019 yılı bağımsız denetim raporlarında yer alan finansal tablolardaki 2018 yılı rakamlarının bir önceki sene genel kurulda verilen 2018 yılı rakamlarından farklı olması sebebiyle 2019 yılı raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek 30/12/2020 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, 31/03/2021 tarihli toplantıda gündemin 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. no'lu maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili; müvekkili şirketin muhtemel zararlarına karşılık davacının teminat göstermesinin gerektiğini, davadaki taleplerin net olmadığını, genel kurul kararının iptali davası açılması için gereken karara muhalif kalma koşulunun yerine getirilmediğini, davacının iptalini istediğini genel kurul kararlarında muhalefet şerhinin bulunmadığını, yalnızca kararlar aleyhine oy kullandığını, 6 no’lu kararda ise henüz öneri aşamasında bulunan genel kurul kararına peşin muhalefetinin tutanağa geçtiğini, davanın bu sebeple reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise Bakırköy 4.ATM’nin 2020/148 esasına kayıtlı olarak ... tarafından açılan şirketin feshi davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısının toplantıya çağrısının usul ve yasaya uygun yapıldığını, kararların iptalini gerektiren bir sebebin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; asıl dava bakımından TTK'nun 446.maddesi gereğince toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu hususun ayrıca zapta geçirilmesi gerektiğinden, oylama öncesi yapılan görüşmeler esnasında sunulan öneriye karşı olunduğunun belirtilmiş olmasının ve söz konusu karara karşı red oyu kullanılmasının alınan karara karşı muhalif olunduğu anlamına gelmediği, somut olayda 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacının alınan kararlara karşı red oyu vermesine rağmen, toplantı tutanağında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığı, birleşen davada davacının toplantının eksik genel kurul evrakı ile yapılmış olması nedeniyle 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitini ve 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,6,7 ve 8.maddelerin iptalini talep ettiği, 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağının tetkikinde, bağımsız denetim raporlarının bulunmadığı belirtilerek gündem maddelerinin görüşülmesinin TTK 420 gereğince ertelenmesine karar verildiği, TTK'nun bilgi alma ve inceleme başlıklı 437.maddesinde, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağının düzenleme altına alındığı, TTK'nun 437. maddesinin emredici nitelikte olmakla birlikte bu gerekler yerine getirilmeksizin alınan kararların iptal edilebilir nitelikte olduğu, çünkü bu hükümlerin pay sahiplerinin bilanço, kar, zarar hesabı ve ibra ile ilgili müzakerelere hazırlıklı gidebilmelerine yarayan, yani halihazır pay sahiplerinin çıkarlarının korunmasını öngören nispi emredici nitelikte hükümler olduğu, davacı tarafça genel kurulun yok hükmünde olduğu tespiti talep edilmiş ise de, kararların yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir hususun söz konusu olmadığı, iptal edilebilir nitelikte işbu kararların iptali yönünden ise 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu, birleşen dosyada, 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelerin iptali talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacının alınan kararlara karşı red oyu vermesine rağmen, toplantı tutanağında oylamadan sonra muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle 31/03/2021 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; mahkemece ticaret sicil müdürlüğüne yazılan yazının cevabının beklenmediğini, 30/12/2020 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitinin talep edildiğini, talebin herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadan her zaman ileri sürülebileceğini, 31/03/2021 tarihli toplantının 30/12/2020 tarihli toplantıya bağlı olması nedeniyle bu toplantının da yok hükmünde olduğunu, mahkemece gerekçeli kararda 31/12/2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağında bağımsız denetim raporlarının bulunmadığını belirterek butlan halini tespit ettiğini, TTK'nın 437. maddesinin emredici nitelikte olduğunu, bu durumda 30/12/2020 tarihli genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunu, ayrıca şirketin birbirinden farklı değerde iki raporunun oluşunun bu iki rapordan hangisine itibar edileceği sorununu doğurduğunu, iki rapordan birinin sahte olduğu tespit edilmeden yeniden düzenlenmiş mali tablolar ibaresi bulunduğu nazara alınarak değişikliğin genel kurulda oylanmış olup olmadığı tespit edilmeden finansal tabloların müzakeresinin mümkün olmadığını, olağan genel kurul toplantısı yönünden 2019 yılı bağımsız denetim raporunun hukuki dayanaktan yoksun olup olmadığı ve buna bağlı olarak gündemin 3, 4, 5, 6, 7 maddelerinin iptali gerekip gerekmediğinin dikkate alınmamasının doğru olmadığını, ayrıca müvekkilinin muhalefet şerhlerinin mahkemenin gözünden kaçtığını, raporların geçersizliği nedeniyle şirketin net karının yeniden hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava, davalı şirketin erteleme sonrasında yapılan 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6 ve 7. no'lu gündem maddesi ile alınan kararların iptali, birleşen dava ise 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. no'lu gündem maddesi alınan kararların iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Gündemin 2 no'lu maddesi ile faaliyet raporunun onaylanmasına, 4 no'lu kararla finansal tabloların onaylanmasına, 5 no'lu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 6 no'lu kâr dağıtımı yapılmamasına, 7 no'lu yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri gereğince izin verilmesine dair karar alınmıştır. Toplantının 3. maddesi özel denetçi raporunun okunması ile ilgili olup herhangi bir karar alınmamıştır. 8 no'lu maddesi ise kapanış ile ilgilidir. Mahkemece, asıl ve birleşen davada 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebinin davacıların muhalefet ileri sürmemeleri nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısının yokluğunun tespiti talebi bakımından ise birleşen dosya davacının ileri sürdüğü olguların iptale tabi hususlar olup 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olması, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle 30/12/2020 tarihli toplantı bakımından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen davada 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında davacılar tarafından muhalefet ileri sürülmediği gerekçesiyle iptal isteminin reddine karar verilmiş ise de toplantı tutanağının incelenmesinde toplantı tutanağının davacılar tarafından "muhalefet şerhi verenler" açıklaması ile imzalandığı görülmektedir. Davacıların genel kurul toplantı tutanağının son sayfasında bu ifade ile muhalefet iradesini beyan ettikleri açık olup, muhalefetlerini geçerli bir şekilde ileri sürmüşlerdir. Davacıların 31/03/2021 tarihli toplantı tutanağında geçerli muhalefet şerhleri bulunduğundan, asıl ve birleşen davada 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ilişkin talep yönünden esasa girilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemi ile ilgili muhalefette bulunma şartı gerçekleştiğinden asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sair istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 Tarih 2021/559 Esas - 2021/871 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Yatırılan 118,6‬0-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2024